MAKALELER

Açıl Kafam Açıl - İstanbul Devlet Tiyatrosu

2012.08.13 00:00
| | |
31879

Refik Erduran (1928), 1957 yılında sahnelenen “Deli”den sonra belli başlı tiyatrolarımızda kırktan fazla oyunu sahnelenmiş bir yazarımız.

İÇ İÇE GEÇMİŞ YORUMLAR DİZİSİ: “AÇIL KAFAM AÇIL”

Refik Erduran (1928), 1957 yılında sahnelenen “Deli”den sonra belli başlı tiyatrolarımızda kırktan fazla oyunu sahnelenmiş bir yazarımız. Yurtiçinde ve yurtdışında “çok” ödüllü bir yazarımız. Talat Sait Halman’ın virtüöz diye nitelendirdiği bir yazarımız olduğu gibi, Anatoli Ivanov (1928-1999)’un Piscator ve Brecht ile kıyasladığı bir yazarımız. Tiyatro camiamızda “en önemliler” arasında adı anılan bir yazarımız. Oyunlarında günün gerçeklerini inandırıcı ve düşündürücü dramatik durumlar içinde sahneye yansıtan bir yazarımız. Eserlerinde, kişinin iç dünyasına yönelik ruhsal sorunları irdeleyen, geçmişin izinde insanların ortak gerçeğini arayan bir yazarımız. 

21 OYUNCU VE 6 ORKESTRA ÜYESİYLE İŞLENEN OYUN
Refik Erduran’ın 1998-1999 sezonunda Fikret Tartan rejisiyle İzmir Devlet Tiyatrosu’nda perde açan “Açıl Kafam Açıl” başlıklı yapıtı, Zafer Kayaokay’ın yönetimiyle Mart 2012’nin ikinci yarısında İstanbul Devlet Tiyatrosu’nca da sahneye taşındı. İyi yürekli serseri Abidin’in işlettiği it, kopuk, fahişe barınağı küçük otelde geçen; Abidin’in yıllardır görmediği kızı Zülüf’ün annesinin “muteber” işadamı kocasının soyadını alabilmesi için babasından “icazet” almaya gelmesiyle gelişen oyunu Karaokay 21 oyuncu ve 6 orkestra üyesiyle işlemiş. Abidin, kızına üç gün yanında kalmasını koşul olarak öne sürecek, kızına göstereceği gerçekler izleyici olarak bizlerin de gözlerini fal taşı gibi büyütecektir.    


 
ENVER BAŞAR’IN IŞIK TASARIMI ANLAMAYI KOLAYLAŞTIRICI ÖZELLİKLER TAŞIMAKTA.

İnsanlarımızın son yüzyılda yaşadıklarının/yaşayamadıkların/yaşayamayacaklarının bir anlamda özeti olan bu 2 perdelik ve 2 saat 15 dakikalık müzikli oyunun bestelerini Can Atilla yapmış. Can Atilla’nın müziğiyle çağrıştırdığı sevinç, acı, kaygı, arzu, doyum, doluluk gibi çeşitli ruh durumları başarılı. Özellikle “Ne toprağı çapala, ne buğday ek, ne mısır/İşini bilen için dünyada arpa hazır” diye başlayan şarkı pek etkili. Koreograf Yeşim Alıç’ın dans düzeniyse nedendir bilemem pek sönük. En somut örnek olarak gösterebilirim “Açıl susam açıl, ışık mahpus kalmasın/Açıl kafam açıl, havada pus kalmasın”da ses ve müziği iyi çözümleyememiş, dolayısıyla yorumlayamamış. Dansı, sanki özdeksel (madde) değilmiş gibi, uzamsal bir partisyon biçiminde görselleştirememiş. Enver Başar’ın ışık tasarımı anlamayı kolaylaştırıcı özellikler taşımakta. Enver Başar’ın ışık düzeni olguların az çok usçul olarak anlaşılmasını, izlenmesindeki kolaylık yaratma sorumluluğunu başarıyla üstlenmiş. Melikcan Zaman yönetiminde ve Yasemin Tanrısever (Piyano), Fuat Can başkır (Trombon), Mehmet Sezer (Trompet), Burak Sevinç (kanun), Umut Sel (Kontbas), Göksun Doğan (Klarnet) oluşan orkestraysa gayet iyi. 

SERPİL TEZCAN’IN “AÇIK KAFAM AÇIL”DAKİ GÖREVİ NEDİR?
Savaş Çevirel’in dekor tasarımı sanki depodan çıkarılmış, bu oyuna uyarlanmak istenmiş de uyarlanamamış gibi. Başka başka oyunların dekorlarından mı toplanmış ne! Serpil Tezcan’ın giysileri, oyuncunun bedeni ve onu çevreleyen her şeyin üzerinden taşıyor. Benim bildiğim, müzikal bir devinimin gücüne ve bütünlüğüne sahip olmak zorunda olan, özel olarak ayarlanmış bir ritme göre üç boyutlu bir uzam içerisinde devinir. Böylece giysi bir kılık değiştirme olmaktan çıkar, dramatik eylemin temel öğesi olur. Eee! Sonra oyuncunun bedenindeki çirkin bir bölgeyi örtmek, göstermemek giysi tasarımcısının görevi değil midir? O halde Serpil Tezcan’ın “Açıl Kafam Açıl”daki görevi nedir?

KAYAOKAY, ZORUNLU YORUMLAR DİZİSİNİ BİRBİRİYLE KARIŞTIRMIŞ
Zafer Kayaokay, yazılı metni sahne için hazırlarken metin konusundaki yorumu bana öyle geliyor ki bitirememiş, sahnesel yeniden yazılışı savsaklamış. Dramatik metnin içine “yedirilmiş” olan, hatta metnin bütünleyen ve zorunlu bir parçası durumuna gelen yorumlar dizisini birbiriyle karıştırmış. Metinde ne varsa hiç ayıklamazsızın hepsini anlatayım derken, konuyu çorba yapmış. 

OYUNDA 21 OYUNCU ROL ALMAKTA
Diğer taraftan, oyunda 21 İstanbul Devlet Tiyatrosu oyuncusu 63 karaktere can vermekte. Oyuncu kadrosu Fuat Çimen, Gökalp Kulan, Ömer Hüsnü Turat, İmer Özgün, Dilek Demir, Aydın Şentürk, Işıl Keskin, Berkay Tulumbacı, Özden Dindar, Cihan Korkmaz, Onur Kocabaş, İpek Şen, Berk Sezenler, Ömer İvedi, Ezel Salık, Ümit Bülent Dinçer, Ali Murat Altunmeşe, Berkan Bulut, Atakan Yarımdünya, Gizem Genç, Eylül Ezgi Yılmaz’dan oluşmakta. 

İçlerinden sadece Dilek Demir, Manolya karakterinde “eh” kıvamında göze geliyor. 

Dile getirmek benim için çok acı, ama geride kalanların al birini…

Anahtar Kelimeler: Açıl Kafam Açıl, istanbul devlet tiyatrosu



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir