MAKALELER

Zorunlu Hedefler - Ankara Devlet Tiyatrosu

2011.05.24 00:00
| | |
3301

Geçtiğimiz haftalarda Ankara Devlet Tiyatrosu’ndan telefon aldım. Ankara DT’ nin oyunu “ Zorunlu Hedefler” İstanbul turnesine geliyormuş...


Ankara'da Kadınlar Çığır Açıyor (Ankara Devlet Tiyatrosu / Zorunlu Hedefler)

   Geçtiğimiz haftalarda Ankara Devlet Tiyatrosu’ndan telefon aldım. Ankara DT’ nin oyunu “ Zorunlu Hedefler” İstanbul turnesine geliyormuş. 2 yıl gibi bir süredir Devlet Tiyatroları’nın Ankara Bölge Oyunlarını izleme şansım olmamıştı. Uzun süredir hiç bu kadar sevinmemiştim. Hemen atladım arabaya oyuna gitmek için… Oyun İstanbul DT Beykoz Feridun Karakaya Sahnesi’nde. Sahne yeni açılmış, ama gelin görün ki sahneyi bulmak neredeyse imkansız. F. Karakaya Sahnesi sanki İstanbul’da kimseler oyun izlemesin diye yapılmış. Üstüne üstelik iç dizaynı sinema salonlarını aratmıyor. AKM’ nin tadilatı ne kadar sürer bilmem, ama bildiğim bir gerçek var; İstanbul Devlet Tiyatrosu gelecek sezon, geçtiğimiz sezonun seyircilerini mumla arayacak! 
 
    Vakanüvist Tarih

    Efendim, “Zorunlu Hedefler” Bosna olaylarına dayalı bir oyun… Hani Sevgili Soner Yalçın’ ın şu aralar dizisini de yaptığı gündemde bir konu… Fakat her nedense gündeme gelen konu: Kan, vahşet, kötü Sırplar, Kasap Miloseviç… ABD’ nin Yugoslavya denilen Sosyalist ülkeyi yıkarken yarattığı “ırk savaşları” hiç mi hiç gündeme gelmiyor ya da doğru tanımlarsak getirilmek istenmiyor. Durup dururken bir savaş çıkmış ve Bosna halkı zulm görmüş. Yitip giden bir devlet kimselerin umurunda değil. Sanki Tito’nun Sosyalist Yugoslavya’sı tarihte yer almamış. Koca ülkede tek Bosnalılar zulm görmüş! Gerçek tarihi görmek isteyenlere hemen şunu anlatmak istiyorum. Miloseviç, Hollanda’da Lahey Savaş Suçları Mahkemesi’nde yargılanırken, Bosnalı kadınlara tecavüz eden ve onları katleden grupların Nato örgütlü silahlı birlikler olduğunu üstüne basa basa söylemişti. Peki bunları kim dinledi? Elbette hiç kimse! Sovyetler Birliği’ nin yıkılmasından sonra tek süper güç kalan ABD, dünyada kendisine karşı hiçbir rejime tahamül edemediği için, Yugoslavya’ yı medya silahı ve yarattığı insanlık dışı olaylarla yıktı/yok etti! 
 
    Bosna’ nın Dramı    

    ABD’ nin, Yugoslavya’yı parçalara bölmek için giriştiği çabadan en çok Bosnalılar zarar gördü. Aslında Yugoslavya’da yaşayan Sırplar, Makedonlar, Kosavalılar, Bosnalılar…vs her çeşit millet bu yıkımdan kendisine bir pay almıştır. Ama Bosnalıların özellikle de Bosnalı kadınların gördüğü acıyı 2. Dünya Savaşı’ndan sonra hiçbir toplum görmemiştir. Emperyalist güçler, savaşta kendilerini haklı duruma getirmek için Bosnalı kadınlara insanlık dışı işkenceler yapıp, neredeyse bu kadınların tamamına da tecavüz etmişlerdir. Bu insanlık suçunu da Sosyalist Devlet Başkanı Miloseviç’in üstüne atmışlardır. Sadece güçlülerin var olduğu dünya sistemi, yine zavallı insanları öldürerek siyaset yapmaya devam etmiştir. Yakında Irak’ta işkence edilerek tecavüz edilen kadınlara da uzaylıların saldırdığını söylerler!... 
 
    Zorunlu Hedefler Konu 

    Yugoslavya / NATO Savaşı’ndan sonra bir takım işkencelere maruz kalan; bir takım askerler tarafından tecavüze uğrayan Bosnalı kadınlar, ABD’ nin toplama kampında tutulurlar. Bu kadınların her birinin ayrı ayrı yaşam öyküsü vardır. Ama yaşam öykülerini anlatacak devletleri yoktur. Ülkeleri yerle bir edilmiştir. Biri maceracı araştırmacı birisi de yüksek liberal öğretilerle yetişen Psikiyatr iki kadına emanet edilen kadınların dramı, Amerikalı Feminist Yazar Eve Ensler’in kaleminden son derece basit anlatılmış. Ensler, “Vajina Monologları” yazabilecek kültürel değere sahip yaklaşımından kaynaklı, yaşamı boyunca okumadığı toplumu/sistemi dışarıdan kafasına göre uydurduğu olaylarla yazmaya kalkmış. Savaşı da konuyu da eline yüzüne bulaştırmış. Ensler bir ara Irak savaşı karşıtı söylemleri ile geldiği İstanbul’da “feminizm” nutukları atıp ülkesine gerisin geri dönmüştü. Yaşamda durduğunuz nokta, yazdığınız edebi eserin niteliğini belirler. Eve Ensler’in yüksek kapitalist öğretilerle geçen hayatı, bu konuyu yazmak için yeterli değil/olamaz da! 
 
    Harun Özer, eseri olduğu gibi sahneye aktarmış. Oyuncuların üstün yetenekleri yönetenin oyundan başarıyla çıkmasına neden olmuş. Fakat Yöneten Harun Özer, yakın tarihi özümseyememiş. Olayların baştan sona ABD tarafından yönlendirildiğini düşünürsek, konunun belli kısımlarına müdahalede bulunup, tarihi nesnel aktarabilirdi. Sayın Özer genel anlamda başarılı. 
 
    Hakan Dündar’ın Dekor Tasarımı çok kötü. Hatta konuyla uzaktan yakından ilgisi yok. Bizlere gösterilen dekor yapısı, bir apartmanın ön kısmının yıkılmış haline benziyor. Hiç böyle bir sığınma kampı olabilir mi? İki katlı, merdivenli, tüllü…vs Fatma Görgü’ nün Giysi Tasarımı gayet iyi. Savaşı, dönemi çok iyi anlatmış. 
 
   Ve Oyuncular 

    Gülçin Yaşaroğlu, Pelin Dikmenoğlu, Ayşe Atak, Nesrin Üstkanat, Berrin Öney Meliha Savaş, Nilgün Çorağan, Çağdaş Serter, Zeynep Dizer, Simru Sürmeli oyunda başarılılar. Gülçin Yaşaroğlu ve Pelin Dikmenoğlu’ nun rollerine adaptasyon sorunu yaşadığı kanaatindeyim. Meliha Savaş ekip içinde ön plana çıkan isim. Bu sene aldığı tiyatro ödülü de bunu kanıtlıyor. Nilgün Çorağan, Zeynep Dizer ve Simru Sürmeli ekip içinde daha dinamik ve daha başarılılar. Bosnalı kadınların savaş acılarını –sadece feminist bakış açısıyla- güzel aktarıyorlar. 
 
    Ankara Devlet Tiyatrosu’ nun “Zorunlu Hedefler” oyunu, bu sezon içinde Ankara sahnelerine renk katmış. Yazarın dünya görüşünün alt yapısı sağlam olmadığı için, yakın tarih bizlere basite idirgenerek anlatılmış. Yugoslavya’ nın parçalanarak Bosna’da yok edilen insanların öyküsü, tarihe nesnel gözle bakan bir yazarın kaleminden oyunlaşmalı. 

Anahtar Kelimeler: ankara devlet tiyatrosu, zorunlu hedefler



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir