MAKALELER

Yaşasın Tiyatro - İzmir Devlet Tiyatrosu

2006.11.20 00:00
| | |
1702

Sizce Nasıl?
TRT'nin ilklerinden biri olan ve 41. sanat yılını kutlayan,özellikle ‘’Kurtlar Vadisi’’ çılgınlığındaki ‘’Halo’’ karakteriyle herkesin tanıdığı...

 

DÜNYANIN EN BAŞARILI YAZARLARI, AYNI SAHNEDE BULUŞTU: "YAŞASIN TİYATRO".

Geçmişin tozlu sayfalarına yolculuk.
 
TRT'nin ilklerinden biri olan ve 41. sanat yılını kutlayan,özellikle ‘’Kurtlar Vadisi’’ çılgınlığındaki ‘’Halo’’ karakteriyle herkesin tanıdığı büyük usta Sönmez Atasoy; rejisörlük, yönetmenlik, oyunculuğun yanı sıra, Haliç Üniversitesi'nde öğretim görevlisi. Bu oyunda ise bir yazar olarak çıkıyor karşımıza.Nihayet herkesin görmesi gereken bir oyun derlemiş/yazmış. İzmir devlet tiyatrosu repertuara alarak seyirciye taşımış. Atasoy eksikliği görüp,Dünyanın en başarılı yazarlarını izleyiciye tanıtıyor,izleyiciyle tanıştırıyor. Shakspeare,Moliere,Çehov, Aristotales gibi dünyaca başarılı yazarların oyunlarından kesitler sunuyor. Konusu ise; iki gencin tiyatro müzesinde kapalı kalmasıyla başlar. Müzedeki heykellerin,müzenin kapanmasının ardından, oyunlar oynayarak eğlenen ve müzede kapalı kalan iki gencinde katılımıyla, başlangıcından günümüze tiyatronun serüveni eğlenceli bir biçimde gözler önüne seriyor.
 
Oyunu oluşturan parça seçimleri bence yanlış. Seyirciyi sıktı (…) Komedisi bol oyun seçimleri, ağırlıklı olmalıydı. Hem seyirciyi sıkmazdı, hem de sıkılmadan izlenen oyun da istenen vurgu daha iyi anlaşılırdı. Anlatılmak istenen ana fikre daha kolay ulaşılırdı.Birde Türk yazarın oyununa çok az zaman tanındı. Üstelik orta oyun seçimi yapıldı. Oyunu dinlendiren ve komedi olan tek parça buydu.
 
Hangi oyun parçaları seçilebilirdi?

Sönmez Atasoy’un sadece bu yazarları oyuna almasının yanı sıra Brecht ve Stanlavskiden birer parça oynanabilirdi.Atasoy’un seçiminde bu yazarların komedi unsuru içeren oyunlardan, Molier’in en bilinen oyunu olan Cimrideki harpagon alınabilir,Çehov’un yine çok güldüren Bir Evlenme Teklifi seçimi yapılabilirdi.Seyirciyi bu parçalarla dinlendirilebilirdi. Diğer taraftan, yönetmen orijinal metinden seçimde yapmış olabilir.
 
Yönetmenin yorumu ve oyunculuk.

Öğrencilerin ‘’kıskanma’’ sahnesindeki oyunculuklarını pek beğendiğimi söyleyemem. Hele hele oyundaki heykellerden birinin adama kur yapması,bayan öğrencinin de sevgilisine tepkisi görülmeye değer(!) Havada kalmış bir sahne. Özellikle kullandıkları müzik aletlerinden çıkan müziğin, müzik odasından verildiği o kadar netti ki. Gerçekliği bertaraf eden bu biçemin yerine, müziğe göre hareketleri playback yapsalardı daha inandırıcı olurdu.Çünkü heykeller – çalabilir misin? Dediklerinde, öğrenciler çalmaya başlıyor,müzik odasından verilince bırakıyorlar. Bu müzik bitene kadar devam ettirilmeli.
 
Genel olarak oyunculuklar başarılı. Oyunda;Doğan Yağcı, Aylin Kumbaracıoğlu, Ali Ulvi Hünkar, Şuayip Ünsal, Cemalettin Çekmece, Esra Akbudak, Şenda Kabay, Harika Lafçıoğlu, Müge Sarışın,Şerif Bozkurt rol alıyor. Yeni oyuna hazırlanırlarken yapılan konuşmalar,kostüm değişimleri,geçişler çok rahat ve yerinde. Bunun yanı sıra, her parçada oyunun gerektirdiği duyguyu yakalayarak oynamaları çok zor. Normal şartlarda bir oyun ve konusu vardır. Oyuncular o ruh hali ve duyguya göre oynarlar. Oyunu bir bütün değil, olması gerektiği gibi parçalar halinde, her oyun değişiminde oyunun gerektirdiği o duyguyu yakalayarak vermeleri çok zor olmasına rağmen gayet başarılılar.
 
Yönetmen Rüçhan Gürel çok başarılı. Oyuncularla ve sahne arkasındaki teknik ekiple uyumu muhteşem. Piyano iyi düşünülmüş. Her şey çok iyi sahneye taşınmış. Oyunculukların bu kadar muhteşem olması oyunu sıkmayacak anlamına gelmez. Bazı oyunlar vardır ki, metin oyunculuğun önüne geçer,tıpkı bu oyunda olduğu gibi.
 
Dekor Tasarımında Murat Gülmez, görsel bir şölen yapmış.

Işıklar açıldığında gerçek bir müzeyle karşı karşıyayız. Soldaki büyük kostüm asacakları ve kostümler. Havada asılı duran beyaz kostümler ve yansıtılan eşsiz ışığın getirdiği görsellik. Sahnenin tam ortasında sahne ve öndeki beyaz perde-ki sonradan oynanan parçalar için yansıma olarak kullanılması,bunu aynı zamanda kapı olarak kullanması, Dekorun oyuna katkısını gözler önüne seriyor. Sahnenin önündeki duvarlara asılı duran,dünyanın en başarılı yazarların ışıklı resimleri,daha salona girerken bir müzeye giriyormuş havası sağlıyor. Ayrıca konuşturulması ve sağdaki piyano, yerlerin uyumu o kadar muhteşem ki sahne dolu olmasına rağmen oyuncuları boğmamış, Kapatmamış. Aksine oyuna renk katan,oyunun dili gibi,sahneye anlam katan bir bütün olarak, göz kamaştırıcı!
 
Kostüm tasarımında Günnur Orhon, D.T. arşivinde ne bulmuşsa getirmiş.

Oyunun en çok alkışı hak eden bir başka ismi ise, kostüm tasarımında Günnur Orhon. Yaklaşık on farklı parçanın, 1 oyunda toplanmasıyla, en büyük görev haliyle Günnur Orhon’a düşmüş. Her oyunda genelde kostüm aynıdır. Ama bu oyunda oyun içerisindeki on farklı parçaya, kostüm ayarlamak hakikaten çok zor. Üstelik bu oyunlar, çığır açan oyunlar ise inanın bu daha da zorlaşıyor. Bir Shakespeare,Moliere oyununu hemen hemen herkes bilir. Kostüm uyumu sağlanmazsa oyun inandırıcılığını kaybeder. Üzerine düşen bu ağır yükü o kadar iyi taşımış ki,bu tasarımıyla harikalar yaratmış.
 
Müzikleri Cumhur Bakışgan’a ait olan bu oyunda, pek iş düştüğünü söyleyemeyiz. Ama parça seçimleri iyi. Bazı oyun parçalarına eşlik etmesi, oyunu azda olsa dinlendirmiş.Oyunda sadece ‘‘kral odipus’’ sahnesindeki dansın dışında pek dans göremesem de, Meltem Yorulmaz’ın bu sahnedeki performansı başarılı.Göz yormayan nitelikte. Eskrim çalıştırıcılığı ise Metin Tapan’a ait. Sadece bir sahnede gördüğümüz bu düello basit hareketler içeriyor. Hafif kalmış.
 
Işık tasarımıyla oyuna hayat veren Zeki kayar’ın oyun içindeki oyunu!

Bu usta oyuna hayat veren,muhteşem yorumunu seyirciye altın tepside sunmuş. Oyunun her parçasında, uyumlu bir slayt sunumuyla seyirciyi o yıllara götürüyor. Oyunu anlatır nitelikte! Her oyunda dekor değişmesi (kısa sürdüğünden) mümkün olmadığı için, her oyun parçası için farklı yansımalarla harika bir iş yapmış. Özellikle balkon sahnesi muhteşem.Zeki kayar bu oyunda mantığı zorlayan bir iş çıkartmış. Sadece bu sunumuyla adeta, başlı başına bir oyun haline getirmiş.
 
İzmir Devlet Tiyatrosu; dünyaca ünlü bu ustalara olan vefa borcunu ödüyor. Dünyanın en başarılı yazarlarının oyunlarını, hayatları boyunca belki de hiç izlemeyen,tanımayan kişilerle tanıştırıyor. Sönmez Atasoy’un rehber niteliğindeki bu metni izlenmeye değer!
 
İyi seyirler. 

Anahtar Kelimeler: yaşasın tiyatro, izmirdt, izmir devlet tiyatrosu, sönmez atasoy, rüçhan gürel



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir