MAKALELER

Vanya Dayı - Tiyatro Studyosu

2009.10.05 00:00
| | |
3487

Sizce Nasıl?
Tiyatro Stüdyosu, 20. yılında Türkiye Tiyatrosu'na damga vurmaya devam ediyor. Anton Çehov' un dünyaca ünlü oyunu “Vanya Dayı” yı...

    Tiyatro Stüdyosu'ndan Büyüleyici Bir Vanya Dayı!
 
    Tiyatro Stüdyosu, 20. yılında Türkiye Tiyatrosu'na damga vurmaya devam ediyor. Anton Çehov' un dünyaca ünlü oyunu “Vanya Dayı” yı sahnelere taşıyan grup, Ahmet Leventoğlu' nun eşsiz yönetim anlayışıyla mükemmel bir işe imza atıyor. Ülke tiyatrosuna birbirinden seçkin eserlerle destek veren Leventoğlu, hem çeviri hem de yönetim alanında sağladığı yenilikçi anlayışı bizlere titizlikle gösteriyor. Ataol Behramoğlu' nun Türkçe'ye kazandırdığı “Vanya Dayı” Rus sosyalist devrimi öncesi ahlaki çöküntüye girmiş toplum yapısını analiz ediyor. Türkiye'deki yozlaşmış ahlak yapısına dek uzanan bir öykü ile karşı karşıyayız!
 
    Anton Çehov, dönemi itibariyle Rusya topraklarında yaşayan toplumların analizlerini gerçekçi bakış açısıyla ele alan bir yazar. Çehov'un eserlerinde kendi içinde yaşadığı çatışmalardan tutun da edebi alanda ters düştüğü yazarlara varana dek yaşamının bütün izlerini görebiliriz. Martı, Üç Kız Kardeş, Vişne Bahçesi söylediklerimizin önemli birer örneğidir. Basit bir aile çatışması gibi görünen Vanya Dayı oyunu, aslında genel anlamda bir kültürün içine düştüğü çaresizliği resmeder. Ayrıca diğer oyunlarında da basit kurgulanmış öykülerin altından çok fazla metafor çıkar. Kadına duyulan yasak aşk, insanların bireysel dünyaları içinde düştükleri çaresizlikler, Aile içinde oluşan hırs ya da nefret, düzene duyulan başkaldırının küçük ayrıntısıdır. Vanya Dayı'da İvan Petroviç Voynitski - Vanya' nın kardeşinin eski kocasının eşine duyduğu aşk ya da Aleksandr Vladimiroviç Serebryakov'un üst düzey sanat anlayışı… gibi Çehov eserlerinde genel olarak burjuvaların yaşantılarını anlatır. Vanya Dayı bunlardan biridir. 1889 yılında yazılmış olan oyun Lenin'in de favori oyunlarından birisi olmayı başarmıştır.
 
    Konuda karşılıksız aşklar, boşa geçirilmiş hayatlar, gerçekleşmeyen hayaller, hayal kırıkları anlatılır. Yalnızlık içindeki insanların isyanıdır bu oyun. Oyundaki karakterlere günümüzde de rastlarız. Konu bir senfoniye bir mevsim dönümüne benzetilir. Halkı aşağılayan burjuva takımının bedbaht hayatları hiçte olumlu bir özellik taşımamaktadır. Köylü, işçi sınıfının yükseldiği Rus topraklarında Vanya Dayı burjuvazinin son çırpınışıdır.
 
Üç Saat Boyunca İnsanı Düşündüren Öykü!
 
    Oyunu sahneye uyarlayan Ahmet Leventoğlu, konunun özüne hiç dokunmayarak büyük bir risk almış. Uzun uzadıya süren psikolojik analizler ilerken, insanın oyundan kopması an meselesi. Fakat yönetmen öyküye nasıl bir yön vermiş, tam olarak çözemedim, o durağan konu aktıkça akıyor. İnsanı sahneye çekiyor. İzleyici sahneye pür dikkat çakılıp kalıyor. İnce ayrıntılara önem gösteren yönetim anlayışının başarısını görüyoruz. Konunun müziklerini o dönem halk ezgilerine benzeştirerek yapan Çiğdem Erken' in yönetmene katkısı çok büyük. Mükemmel müzikleri insanları Vanya Dayı' nın rüzgarları arasına alıp götürüyor. Duygusal ve çatışmalı müzikler var sahnede. Olağanüstü gayreti her tınıda hissediyorsunuz. Efter Tunç'un sahne ve kostüm tasarımı değişken sahneler içinde yerli yerinde olmuş. Kemal Yiğitcan' ın ışık tasarımındaki uğraşını da yazmadan geçmemek gerekli.
 
    İvan Petroviç Voynitski - Vanya rolünde Mehmet Ali Kaptanlar yalnızlık çeken karakterini güzel analiz etmiş. Köy burjuvazisinin zavallı hali o' nun hareketlerinde şekillenmiş. Mihail Lvoviç Astrov'da Emrah Elçiboğa, Mehmet Ali Kaptanlar gibi kendi dünyasında, toplumdan kopuk bir döngüyü başarıyla anlatmış. Köylüleri aşağılayan, yaşadığı çevrede kendisini bir gömlek üstte sanan doktor karakteri Elçiboğa' nın keskin ifadelerinde anlamlaşıyor. Yelena Andreyevna (Ezgi Bakışkan) ile yaşadıkları aşk, toplumsal çürümüşlüğün en büyük göstergesi. Ezgi Bakışkan, muhteşem güzelliğe sahip Yelena Andreyevna'ya yüzüyle öyle güzel ifadeler katıyor ki, konunun merkezinde bulunduğunu her yönden kanıtlıyor. Sahnedeki başarısı oyunun önünü açıyor. Sofya Aleksandrovna - Sonya'da Defne Gürmen Üstün içine kapanık, yaşamının şartlarına boyun eğen genç kıza yerinde tepkiler vermiş. İyi bir performans ortaya koyuyor. Aleksandr Vladimiroviç Serebryakov karakterine hayat veren Metin Beyen, üst düzey aristokrat edebi anlayışın muhteşem yansıması! Mariya Vasilyevna Voynitskaya (Gülsen Tuncer), İlya İlyiç Telyegin (Vural Buldu), Marina (Serda Kondeler Aktuna) ekip içinde başarılarıyla öne çıkan isimler!
 
    Tiyatro Stüdyosu, Anton Çehov'un Vanya Dayı oyunundan yola çıkarak, günümüz Türkiye'sine göndermeler yapıyor. Halktan kopmuş sanat dünyası, insanları aşağılayarak üst tabaka oluşturan elit kesim, halkın gerçek sorunundan uzaklaşmış zengin insanlar söylediklerimizin önemli bir örneği. Sezonun iddialı yapımlarından birisi olan Vanya Dayı oyununu mutlaka izleyin…

Anahtar Kelimeler: Vanya Dayı, Tiyatro Studyosu



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir