MAKALELER

Tiyatro sanatçısı topluma ihanet edemez!…

2003.01.13 00:00
| | |
1301

Tiyatro sezonun bitmesinin hemen ardından tüm gruplar gelecek sezon için neler yapılması gerektiği ile ilgili hummalı bir çalışmaya girdiler.

 

    Son dönem televizyon kültürünün toplumunun neredeyse tamamını sarması, görsel sanatlar adına büyük bir facia olarak karşımızda duruyor. Dizi meraklısı oyuncu adayları ya da oyuncular daha fazla para kazanma hırsının etkisi ile ne yaptıklarının farkında değiller. Öyle ki dizi sektörü sol’dan yana tavır koyan tiyatro sanatçılarını da derinden etkilemiş. Kişisel çıkarları uğruna biraz daha para kazanmak bu tip sanatçılar için sıradan bir durum olmuş. Alttan yetişecek yeni kuşak oyuncular, kendilerine örnek aldıkları isimlerin izinde giderlerse, insan sahnelerin geleceğini düşünmek dahi istemiyor.
 
    Abd menşeli dizilerin konularını çalarak Türkiye’ye yutturmaya kalkan senaristler, toplumun kültürel ve ahlaki özellikleri ile dalga geçerken; ünlü tiyatro sanatçıları bu küçümsemelere alet oluyorlar. Örnek vermek gerekirse karşımızda çok fazla seçenek duruyor. According To The Jim adlı Abd dizisi Cuma’ya Kalsa ismiyle toplumun karşısına geçince, Haluk Bilginer gibi tiyatro duayeni bir isim bu dizi için biçilmiş kaftan oluyor. Türkiye’deki insanların yaşadığı hayat mücadelesinden kopuk konular, birbirinden ünlü tiyatro sanatçıların iştahını kabartıyor. Love and Mariage adlı Abd dizisi Türkiye’ye 'Türk Malı' ismiyle getirilerek insanlara yoz bir kültürün başka bir unsuru sunuluyor. Toplumsal çürümeye neden olan dizilerde oynayan tiyatro sanatçılarını saymaya kalksak sayfalar yetersiz kalır.
 
    Toplumun yüzde yetmişinin açlık sınırının altında yaşadığı bir ülkede, tiyatro sanatçılarının biraz daha para kazanma hırsı bomboş kafalara sahip insanların çoğalmasına sebep oluyor. Ülkedeki belirli azınlık kesim dışında kimsenin refah bir hayat sürmediğini düşünürsek; para sıkıntısı yüzünden bu tip dizilerde rol alıyoruz, söyleminin ne derece sahte olduğunu anlarız.
 
    Sanatçının toplumsal sorumluluğu son dönem tiyatro hayatında silinmiş gözüküyor. Türkiye’de yaşayan insanların ortak bir kadere sahip olduğunu öncelikle sanatçıların algılaması gerek. İktidarın istediği şekilde suya sabuna dokunmayan konularla insanları televizyona hapseden sanatçıları anlamak imkansız! Anadolu coğrafyasında açlıkla, din yobazlığıyla, milliyetçi unsurların kışkırtmasıyla mücadele eden insanlara alternatif bakış açıları sunmayan; Abd kültürünün dayatması bir takım dizilerle insanların beynini yıkayan burjuva medyası, tiyatro sanatçılarını kullanarak amacına ulaşabiliyor. Buna alet olan tüm sanatçılar, toplumun karanlık güçlere teslim oluşuna büyük katkılar sunmaktalar.
 
    Tiyatro sahneleri günden güne sol’dan kopuk sanatçılarla dolarken bu duruma inat tiyatro yapmaya devam edenler var. Genco Erkal burjuva medyası ile hiçbir bağ kurmadan sol kültürün gelişmesi adına perde açmaya inatla devam ediyor. Ferhan Şensoy da sahnesinde her zaman sol kültürü barındıran ender sanatçılardan. Ankara Sanat Tiyatrosu, İzmir Yeni Kapı Tiyatrosu… gibi gruplar sol kültürden oyunları topluma sunuyorlar. Popüler kültür dayatmalarına inat ülkede tiyatro yapan gruplar ve isimler var. Televizyonların zehir saçan dizilerinde rol alan tiyatro sanatçılarının ‘sanatçı’ vasfı taşımadıklarını anlıyoruz. İçinden geçtiğimiz karanlık günler görülmesin diye topluma dayatılan oyunlara alet olanlar durup düşünmeli ve şunu akıllarından çıkarmamalılar: Tiyatro sanatçısının topluma inahet etmeye hakkı olamaz!

Anahtar Kelimeler: tiyatro



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir