MAKALELER

Tiyatro Artı - 80'lerde Labunya Olmak

2014.03.06 00:00
| | |
2253

Sizce Nasıl?
Tiyatro Artı, İstanbul’da ilk oyunlarını sergilemeye başladığında alışılagelmiş algıların dışına çıkmayı başaran grup olarak tiyatro dünyasında bir adım öne çıktı.


Mekan Artı’da Seksenlerin Lubunya’ları!
 
 Tiyatro Artı, İstanbul’da ilk oyunlarını sergilemeye başladığında alışılagelmiş algıların dışına çıkmayı başaran grup olarak tiyatro dünyasında bir adım öne çıktı. Ufuk Tan Altunkaya’ nın Genel Sanat Yönetiminde, Avrupa normlarında, gerçek anlamda, ‘Çağdaş Tiyatro’ tekniklerini birer birer deneyen grup, seyircisini bazen Galata’ nın sokaklarında bir tiyatro yolculuğuna; bazen de tek seyircilik oyunlarla bilinmez dünyaların gizemli odalarına sürükledi. Yaptıkları tüm işlerde öylesine derin kurgular sundular ki, Mekan Artı’ nın kuruluşundan günümüze ‘aykırı’ duruşlarından asla taviz verilmedi. Türkiye’ nin gerçek gündeminden kopmadan, 1970’li yıllardan başlayarak 1980 askeri faşizmine uzanan ve neredeyse günümüze kadar paylaşılmamış bir sırrı gün ışığına çıkaran ‘80’lerde Lubunya Olmak’, 4 transseksüel insanın başından geçen gerçeklere ışık tutuyor. 
Dünyanın kuruluşundan günümüze kadar, insanları iki tür cinsel betimlemeyle ayıran fikirsel algı, ‘eş cinsel’ kavramına karşı egoist bir tutumdan kaynaklı nefretle bakmıştır. Freud, insanın doğası gereği hem cinsine, cinsel olarak tutkuyla bağlanabileceğini, bunun insanın yaradılışından gelen bir tercih olduğunu vurgular. Yani kimine göre ‘hastalık’ ya da ‘sapkınlık’ olarak adlandırılan ‘eş cinsellik’ aslında bilimsel olarak insanın doğuşundan itibaren kendi tercihidir. Yani toplumun geneline göre ‘normal’ diye adlandırılan ‘karşı cinse ilgi duyma’ olgusu, aslında tamamen zıt bir şekilde de olabilir. İşte Ufuk Tan Altunkaya, ‘Seksenlerde Lubunya Olmak’ oyununda, İstanbul’da ‘Lubunya’ olarak yaşamını sürdüren dört insanın gerçeğini sahneye taşıyor. 

İzmir’de faaliyet gösteren Siyah Pembe Üçgen Derneği’nin 2012 yılında yayınladığı aynı adlı kitaptan uyarlanan oyunda, Ayşe Gülerman, Burcu Şeyben, Elit Çam, Neşem Akhan görev almış. 

Gösteri bir pavyon ortamında seyirciye sunuluyor. Herkes kendi masasına geçip, karşısına geçen Lubunyaların hayatlarına ortak oluyor. Sahnede 70’lerin 80’lerin popüler şarkıları var. Söylenen şarkılar karakterlerin kendi hayat dramlarına uygun vurgularla çok güzel oluşturulmuş. Seyirci eğlenirken acının derin yolcuklarına kadar uzanıyor. Öyle kolay değil hani, İstanbul’a gelip ‘lubunya’ olarak yaşama devam etmek. İnsanların acımasız yüzü sahnedeki dört kişinin üstüne inerken, trajedilerin aslında hemen yanımızda ceriyan eden olaylar olduğunu anlıyoruz. Erkek egemen toplum fikri 1980 askeri darbesiyle iyice kontrolden çıkıyor. Sürgün edilen Transseksüel insanlar, kaybolan hayatların içinde kendisine yer bulmaya çalışanlar, konu boyunca yaşanıyor yaşanıyor yaşanıyor…. 

Ufuk Tan Altunkaya, oyununu kurgulayıp yönetirken, sahneye çıkan oyuncuların hayat öykülerini tek bir noktada birleştirmeyi başarıyor: Acı! Mutluluğun içinde bile gizlenmiş bir acı mevcut. Yaşamın tüm olumsuzları bir yana, insan olarak hayatta kalmaya çalışan dört insanın çaresizliği insanı derinden sarsıyor. Renkli şarkıların ışığında gizlenmiş öylesine derin acılar… Yönetmenin anlatmak istediğiyle kurguladığı birebir örtüşmüş. Türkiye’ nin yakın tarihinde yaşadıklarına ayna tutan Altunkaya, ekibin enerjisini konunun farklılığıyla birleştirmiş. Tek tek oyuncuların sahneye gelişi iyi bir fikir. Sahnedeki her hayata oyuncularla beraber ortak olan seyircilerin tepkisi karşılıklı gerçekleşmiş. Oyundaki Ayşe Gülerman, Burcu Şeyben, Elit Çam, Neşem Akhan dörtlüsünün performansına hayran kaldım. Söylenilen şarkılarda, anlatılan konularda oyuncuların üstün performansı göze çarpıyor. Adana’dan gelen bir çocuk, fakir bir ailenin yaşattığı travma, aile içi şiddetin getirdikleri, tercihler, işkenceler, mutluluklar… Gösterinin ana temasını şekillendirmiş. 
Tiyatro Artı, renkli-cümbüşlü bir oyun sunarken, hayatımızın ne denli renksiz karelerden oluştuğunu göstermiş bizlere. Toplumdaki her insanın ‘yaşam hakkının korunması’ ve ‘tek tip cinsel dayatma’ fikri ‘Seksenlerde Lubunya Olmak’ oyununda kıyasıya eleştiriliyor. Bu başarılı gösteriyi kaçırmayın. 

Mekan Artı :

 Telefon: 0 212 224 57 56
www.mekanarti.com
Üftade Sokak Numara 31 Harbiye-İstanbul


Yaşam Kaya / yasam.kaya@gmail.com 

 

Anahtar Kelimeler: 80 lerde Lubunya Olmak, mekan artı, tiyatro artı



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir