MAKALELER

Süper İyi Günler - Tiyatro Kare

2019.04.04 00:00
| | |
2247

Sizce Nasıl?
Tiyatro Kare Türkiye Tiyatrosu'nda farklı konsepte çalışmalara imza atan, özellikle sosyal sorumluluk çatısı altında yürüttüğü çalışmalarla...

Süper İyi Günler: “Ve Bir Otizmli Dünyayı Değiştirir!” 

Tiyatro Kare Türkiye Tiyatrosu'nda farklı konsepte çalışmalara imza atan, özellikle sosyal sorumluluk çatısı altında yürüttüğü çalışmalarla yıllardır toplumsal alanda bazı olguları medyada ön planda tutan bir tiyatro grubu. Mark Haddon'un çok satan romanı “Süper İyi Günler’’ oyununu seyircisiyle buluşturan topluluk, dünya edebiyatının en çok sevilen genç kahramanlarından birine dönüşen 16 yaşındaki otizmli Christopher Boone’un hikayesini tiyatromuzun çokta şahit olmadığı teknikle sahneliyor. Koreografi ve teknolojinin harmanlanarak üç boyutlu animasyonlar eşliğinde tamamı 80 metrekare LED ekranlardan oluşan özel dekorla oynanan ve Tohum Otizm Vakfı işbirliği ile büyük bir farkındalık projesi olarak hayata geçirilen oyunda; Emir Özden, Ayça Erturan, Korel Cezayirli, Didem İnselel, İbrahim Can Sayan, Şebnem Şeviktürk, Onur Kırat, Uğur Can Arıkan, Cem Arslan, Sevcan Aydın, Beste Koçak ve Celile Toyon görev alıyor. 

Asperger Sendromu insanların en çok bildiği otizm çeşidi. Rain Man, Forrest Gumb.. gibi filmlerle insanlarda farkındalık oluşturan sinema dünyası, teatral alanda bu farkındalığı ‘Süper İyi Günler’ ile yaşadı ve yaşıyor. Londra West End ve New York Broadway başta olmak üzere dünya çapında "The Curious Incident of the Dog in the Night-Time" adıyla 3 milyondan fazla seyirciyle buluşan oyun, "Tony ve Oliver gibi dünyanın en önemli ödüllerinde başta “En İyi Oyun” olmak üzere birçok ödüle layık görüldü. Metnin kalitesi bir yerde dursun, oyundaki gerçek hayat öyküsünün içine girdiğimiz zaman, matematik dâhisi bir çocuğun aile bunalımıyla geçen ergenlik evreleri beynimize ok gibi saplanıyor. Otizmli olduğu için kısmen de olsa annesi tarafından terk edilmiş, babasının gayretiyle hayata tutunmaya çalışan Boone, öğretmenin ilgi ve alakası; anne babasının son anda çocuklarına sahip çıkma telaşı ile hayallerinin peşinden inatla gidiyor. Siz genç adamın umudunu izlerken bir yandan kendinizi onunla beraber renkli dünyanın güzellikleri içinde buluyorsunuz. Babasının kıskançlık duygusu yüzünden bir köpeği katletmesi, annesinin Londra’da yeni eşiyle gününü gün etmesi ve mahallelinin Boone’a sahip çıkan hareketleri içinde oyun kendi kulvarını oluşturuyor. Tüm bunların bileşenlerini genç karakter Boone’ un beyninin içine girerek algılıyoruz. 

Yönetmen Nedim Saban’ ın teknolojiyle beraber oluşturduğu muhteşem sahne atmosferi ayakta alkışı hak ediyor. Sahnede hiçbir dekor unsuru kullanmadan, üç boyutlu dünyanın içinde sizleri adım adım İngiltere’ nin şehirlerine taşıyan Saban, karakterin her anını bizlere net olarak göstermiş. Bazen akıl sınırlarını zorlayan bu teknik, şimdiye dek Türkiye sahnelerinin görmediği bir durum. Ama teatral alanda sözüm ona ödül verenler hayatları boyunca bu tarz yapıyla karşılaşmadıkları için, sahnede olup biteni anlamakta güçlük çektiler. Mesela bu oyunun aynısını yabancı bir tiyatro topluluğundan izleseler öve öve bitiremezler. Kerem Çetinel ve Tufan Dağtekin ikilisi teatral alanda yıla damga vuran sahne, ışık, animasyon tasarımı gerçekleştirmiş. Yönetmen oyunundaki karakterleri canlandıracak isimleri çok doğru seçmiş. Boone rolünde Emir Özden, asperger sendromu gencin tüm ruh halini sahneye eksiksiz yansıtıyor. Oyun onun üzerinden yürürken, siz oturduğunuz koltukta yüreğinizdeki ışığın canlandığına şahitsiniz. Genç oyuncunun performansına baktığımızda, rolünün psikolojik yapısına çok iyi hazırlandığını anlıyoruz. Ayça Erturan ve Koral Cezayirli ikilisinin anne-baba rolü ise, otizmli ya da engelli çocuk sahibi ailelerin genelini resmetmiş. Her iki oyuncu, oyundaki olayların gidişatına göre konumlarını çok iyi seçip, Boone karakterinin var olma duygusunun öne çıkışında etkin rol alıyor. Umarsız bir anne ve ilgisiz bir baba… Ya da kendi hayatlarını bencilce yaşayan iki ayrı insan… Didem İnselel konunun anlatıcı unsuru, ayrıca mihenk taşı! Boone’ un matematik alanında dünyada yarattığı çığır, öğretmen karakterindeki İnselel ile ayrı bir büyü kazanıyor. Usta oyuncu Celile Toyon ise sahnede Boone’ un komşusu rolünde, otizmli çocuğa kol kanat geren karakter duruşunu ustalıkla sergilemiş. 

Tiyatro Kare ‘Süper İyi Günler’ oyununda şimdiye dek alışık olmadığımız sahne tekniklerini bir çatı altında başarılı biçimde buluşurdu. 2019 Ocak ayından bu yana gösterimlerine devam eden bu çarpıcı gösteriyi mutlaka ajandanıza not edin! 

yasam.kaya@gmail.com 

 

Anahtar Kelimeler: Süper İyi Günler, tiyatro kare, nedim saban, yaşam kaya, emir özden, ayça erturan, koral cezayirli, didem inselel



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir