MAKALELER

Joko'nun Doğum Günü - Yolcu Tiyatro

2016.12.02 00:00
| | |
531

Sizce Nasıl?
Çok parası olsa da insanın olmasa da ne fark eder ki onur duygusu yoksa?


Çok parası olsa da insanın olmasa da ne fark eder ki onur duygusu yoksa? Güçlüler kendilerini güçsüzlere taşıtırsa, üstelik bir de çok para verirse, belki taşır güçsüzler güçlüleri sırtında. Ya da hepsi bir kenara, insan insanı taşımalı mıdır sırtında?*

''Dünya benim hayal ettiğim gibi olsaydı, şimdikinden daha iyi bir yer olmazdı.''
1938 doğumlu Polonya göçmeni Yahudi bir aileden gelen Topor'un çocukluk yılları Nazilerden kaçmakla geçer. Neyse ki kaçmak onun için çok da kötü bir şey değildir: ''Bir zorunluluk anında, resmi bir meselede, sıkıntılı bir ortamda birisinin 'Hadi kaçalım artık' demesi kadar güzel bir şey yoktur.'' der ve savaşın sona ermesiyle Paris'e geri döner.

 

Paris Güzel Sanatlar Okulu'nda okurken yaptığı çizimler başlıca sanat ve mizah dergilerinde yayımlanır. Düzenli olarak çizmeye, bir kara mizah dergisi olan ''Hara-Kiri''de başlar. Mizahı absürd, korkunç, afallatıcı, putkırıcıdır; çizimlerinde Polonya kökenini vurgulayan bir estetik anlayışı öne çıkar. Putkırıcı yönü çok eleştirilir; bu eleştirilere yanıtı her zaman aynıdır: ''Beni bir serseri, edepsiz, sapkın olarak görüyorlar çünkü onları şaşırtan şeyler çiziyorum. Oysa çizdiklerim onların da aklından geçen şeyler.''**

Sanatın birçok türünde eserler verir. Hem sinema hem tiyatro için dekorlar yapar. Yazdığı ilk roman (Kiracı), Roman Polanski tarafından filme çekilir. Takma adlarla birçok yerde yazılar yazar. Çizimler yapar. (Oyunları ve çizimleri kitaplaşır. Birçok ödül alır.)

Ocak 2008’de Galeri Nev’de düzenlenen ve tamamı özgün baskılardan oluşan ‘Panik’ sergisi, yalnızca Topor’un Türkiye’de açılan ilk kişisel sergisi değil, aynı zamanda sanatçının ölümününün ardından düzenlenen ilk retrospektif sergi olma özelliğini de taşır.

Roland Topor sanat tarihine saçmalığın, korkunçluğun ve cinselliğin gerçeküstücü ustası olarak geçer.

Topor ile tanışmam “Masanın Altında” oyunuyla oldu. Oyunu okuyup bitirdiğimde şaşkınlığımı ve yazarın bakış açısına karşı imrenme duygumu bu oyun nerede bahsedilse hâlâ hissederim. Yalnızlaşan bireyi, sınıf farkını, yaşamak için kiralanan masa altını, kadın-erkek ilişkisini... 

 

Şimdiyse Yolcu Tiyatro sayesinde yağmur altındaki İstanbul kentinde Joko'nun Yıldönümü (Joko's Anniversary, 1969) adlı romandan 1989 yılında romanını oyunlaştıran Topor ile sahnede karşı karşıyayım. İçselleştirdiğim bir yazarın oyununu izlemenin heyecanıyla oturuyorum koltuğuma. Yönetmenliğini Ersin Umut Güler’in yaptığı oyun, devinimli bir dans ile başlıyor. 

Su deposunda çalışan Joko ve arkadaşları...
Aristokrat, Kadın ve Bilim İnsanı...
Görünmeyen bir baba, anne ve kız kardeş...


Hepimiz sabah uyanır belki de kahvaltı bile yapamadan işin yolunu tutarız.
Burnumuzda eve götüreceğimiz ekmeğin kokusunu duyumsarız.
Sonra insanlarla karşılaşırız; insan, insana ne yapar?

 

Joko’nun sıradan bir günü. Annesinin kendisini işi için uyarmasıyla güne başlar, yola koyulur fakat yolda sırtına biri atlar ve ona gideceği yere kadar kendisini sırtında götürmesini söyler. İnsan onuruna bu davranışın yakışmadığını söyleyen Joko, sırtına atılan bu insandan kurtulur ama daha sonra başka birinin iğne batıracağı tehdidiyle karşı karşıya kalır. 

Bu durumu yaşayan sadece Joko değildir. Su deposunda çalışan arkadaşları da bu durumla karşılaşmış ancak Joko gibi durumu sorgulamamış, aldıkları altınların ve taşıdıkları kadının güzelliğinden etkilenmişlerdir. 

İlerleyen günlerde bu durum artık bir “İnsan Onuru” olmaktan çıkar ve genelgeçer bir hal alır. Joko da kısa sorgulamasının ardından arkadaşlarına uyum gösterir ve Joko’nun süreci de o andan sonra başlar. 

Güçlü-güçsüz; ezen-ezilen; kullanan-kullandıran; itaat ve direncin, satın alabilenlerle satılmışların, sorgulamadan yaşayan bilinçsizlerin iç içe geçtiği bir anlatı... Böyle bir anlatının içinde mutlu bir son beklemek tabii ki yersiz!

Mapping teknolojisiyle gerçekleşen oyunda görseller oyuncularla birlikte yürüyor, duruyor, değişiyor. Kullanılan birkaç dekor da oldukça portatif. Yolcu Tiyatro’nun farklı sahnelerde oynadığı düşünüldüğünde bu seçim hem her sahne için oynamaya elverişli hem de Topor’un kendine has illüstrasyonuna uygun nitelikte düşünülmüş.
İki perde olan oyunda oyunculardan nasıl bahsedeceğimi bilmiyorum. Her biri öylesine hakim ki bedenine; çarpıcı olan bir oyunu hem görsel hem hissel bir keyifle yansıtıp daha da etkileyici hale getirmişler. 


Ersin Umut Güler’in rejisinden oyuncuların sahiciliğine; sahne tasarımından ışık ve kostüm tasarımcılarına, gişeden sahne kapısında duran arkadaşa kadar her birinin emeğine sağlık. 

Bu sezon yeni başlayan bu oyunu izlemenizi öneririm.

İyi seyirler...

Not: Yolcu Tiyatro, yasaklanan 4. Amed Tiyatro Festivali için oynayacağını duyurdu: “Yasaklanan, baskı altında tutulan, saldırıya uğrayan tüm sanatsal etkinlikler ve zor şartlarda sanat yapmaya çalışıp bedel ödeyen tüm sanatçılar için, seyircilerimizi salonları doldurmaya, hayatı ve sanatı savunmaya davet ediyoruz.”

 

Tarih: 3 Aralık Cumartesi / 4 Aralık Pazar
Yer: Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi / Ortaköy Afife Jale Sahnesi
Saat: 20:30 / 18:30

 

Bu ayki diğer oyun tarihleri ise:
11 Aralık Pazar 18:30 Ortaköy Afife Jale Sahnesi
24 Aralık Cumartesi 20:30 Sahne Pulcherie
27 Aralık Salı 20:30 Ortaköy Afife Jale Sahnesi
29 Aralık Perşembe 20:30 Caddebostan kültür Merkezi (CKM) Büyük Salon
Biletler: Biletix’te ve Kültür Merkezi Gişelerinde.
Rezervasyon: 0507 706 81 21

 

Yazan: Roland Topor
Yöneten: Ersin Umut Güler
Çeviri: Mine G. Kırıkkanat
Hareket Tasarımı : Selçuk Göldere
Production Desing, Sound Desing, Animasyon Post Production: Tufan Dağtekin
Kostüm Tasarımı: Makbule Mercan
Işık Tasarım: Alev Topal
Sahne İllüstrasyonları: Can Badur
Oyun Fotoğrafları: Orhan Cem Çetin / Saygın Serdaroğlu

 

Kaynaklar:
*Joko’nun Doğum Günü metninden
**http://www.rob389.com/pp/tr/238997
https://tr.wikipedia.org/wiki/Roland_Topor
Gerçekedebiyat.com (Cenk Gündoğdu)

Anahtar Kelimeler: yolcu tiyatro, Joko nun Doğum Günü



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

Görüş Bildir