MAKALELER

Sessizsiniz

2020.04.20 00:00
| | |
6805

Atina’da bulunan Helix sokak tiyatrosunun davetlisi olarak Türkiye’yi temsilen üst üste iki sene Yunanistan’a davet edildik.

Atina’da bulunan Helix sokak tiyatrosunun davetlisi olarak Türkiye’yi temsilen üst üste iki sene Yunanistan’a davet edildik.

Dünyanın birçok noktasından gelen sokak kumpanyaları birbirinden güzel ve değişik oyunlar sergiledi.

Bizler de ana ekseni Sintagma meydanına açılan Ermou caddesi olmak üzere Canlı heykel gösterileri ile festivale renk kattık.

Öyle ilginç paylaşımlar yaşandı ki özellikle Yunan halkının önem verdiği ve bizdeki Efe kavramına yakın olan Evzun askeri canlandırmam çok hoşlarına gitti.

Festival için gündüz belli saatlerde gösteriler yapıp akşam saatlerinde de güzel oyunlar izliyorduk festival koordinatörü Katerina akşam için değişik bir deneysel oyun olduğunu ve izlemek isteyip istemediğimizi sordu.

Ekiple konuşup onay verdikten sonra mihmandarımızın gelişi ile arabaya binip oyun alanına gittik.

Eski bir konağın bahçesinde sergilenen oyun hoş hoşuma gitti. Ve alt hikayelerini merak edip yönetmen ile çevirmen aracılığı ile sohbet ettik.

Oyunda yerlerde yatan genç erkekler vardı ve üzerleri örtülerle kapatılmış sadece yüzleri açık bırakılmıştı.

Başlarında bulunan ve dönem kostümü giymiş kadınlar her yanda bulunan mumların ışığında çok kısık seslerle anlamı belirsiz konuşmalar ve dualar ediyorlardı.

Derinden etkilendim ve yaratım sürecinin derinliklerinde sırtımdaki küfeye attım.

O dönem için bu ve benzer bir deneysel oyunu İzmir sınırları içinde sergilemek için uygun şartların oluşmasını bekledim.

İzmir Tiyatro Günleri kapsamında birkaç yıl sonra festivalin hazırlık komitesine kadına ve çocuklara yönelik şiddet ve çocuk gelinler hakkında deneysel bir oyun hazırlamak istediğimi ilettim.

Ayrıntılar konusunda çokta fazla bilgi vermeden oyunu programa beş gün için dahil ettiler.

Benden ne istediğimi sorduklarında şehrin en kalabalık caddesindeki çocuk parkını istediğimi söyledim.

Ayrıca iyi bir ses sistemi ve ışıklandırma gerekiyordu.

Sokak Sanatları Atölyesinin genç ve çocuklardan oluşan alt ekibini atölye çalışması için etkinlik tarihinden uzun bir süre önce eğitime aldık.

Önce herhangi bir travma yaşamamaları adına çocuk oyuncuları konu hakkında bilgilendirip durum konusunda net bir çalışma gerçekleştirdik.

Oyunun alt hikayesi aslında parkta oyunlar oynaması gereken çocukların zorla ve istemsiz bir şekilde evlendirilmesi ve hayallerinin ve hayatlarının ellerinden alınması üzerine kuruldu.

Şiddetin aile içinde büyüdüğü ve bulaşıcı bir hastalık olduğu da betimlendi.

Akşam insanların en yoğun olduğu saatlerde oyunu sergilemek için hazırlık yaptık.

Hazırlık sürecinde kostümlerin ve aksesuarların tamamlanması için birçok yer dolaştık.

Mezar kazan damat ve önünde bulunan gelin için gerekli mezar malzemelerini almaya gittiğimde satıcı Allah rahmet eylesin ağabey kim vefat etti diye sorunca ‘İnsanlık’ cevabıma saf saf bakışını hiç unutamam.

Oyun için güzel bir ses kaydı hazırlanması gerekiyordu.

Bu sorunu yaşamış ve birinci elden yaşadıklarını paylaşmış bireylerin seslerinden ve ülkede bulunan istatistiklerden güzel bir kolaj yaptık.

Oyunun tamamında tek kelime konuşma olmamasına karar verdik.

Kıbrıs Şehitleri Caddesinde bulunan insanları parka yönlendirebilmek için iki arkadaşımızı Anlatıcı olarak belirledik.

Parkın girişine yere bıraktığımızı kan dolu testinin içine çıplak ayakları ile basıyor ve yanlarında ellerini tutarak getirdikleri izleyiciyle birlikte küçük oyun alanlarını tek tek dolaşıyorlardı.

Özellikle erkek izleyicileri hedef almaları gerektiği konusunda önceden uyarılan arkadaşlar donuk bakışlar ve yüzlerinde bulunan mor el işaretleri ile oldukça görsel bir sunum yapıyorlardı.

Ağaca üst üste sandalyelerin üzerine oturtulmuş iki çocuk gelin ellerindeki oyuncaklarını oynuyor.

Bellerinde bağlı olması gereken ve bekareti sembolize eden kırmızı kuşakları bir kelepçe gibi ellerine bağladığımız için insanlara kurtarın bizi manasında ellerini uzatıyorlardı.

Ağaçta bulunan gelinin duvağından uzanan tül aşağıya sarkıyor ve ucu biraz ilerde yerde kazılmış mezarın içine sarkıyordu.

Elinde kazma kürek ile önündeki gelinin mezarını kazan damat beyin kıyafetini mor el izleri süslüyordu.

Mezarının başında beyaz gelinliği ve mor elleri ile gözleri kırmızı kuşağıyla bağlı olan kız çocuğu iç çekerek ağlıyordu.

Biraz ilerde ağaca hazırladığımız salıncakta sallanan çocuk gelin suçlar bakışlarla insanların onu sallamasını istiyordu.

Hemen onun yanına park alanında ikisi de çocuk olan gelin damat oyuncakları ile mutsuz bir şekilde oyunlar oynuyorlardı.

Demir bir kafesin içine sokulmuş bir başka çocuk gelin oyuncak bebek arabasıyla oynuyordu.

Parkın bir köşesinde bulunan ağaca boyunlarından iplerle asılan onlarca porselen bebek rüzgarla birlikte sallanıyor ve insanları derin bir şekilde etkiliyordu.

Girişte sol tarafta oluşturduğumuz kavga edilen bir evi tasvir eden alanda adam kadına kadın çocuğuna çocukta elindeki oyuncak ayıya şiddet uyguluyordu.

İlk gece yaklaşık bir buçuk saat süren performans esnasında birçok kişi kendine hâkim olamayarak göz yaşlarına boğuldu.

Süreç içinde kanlı ayak izlerinden oluşan bir yol herkesin derinden yaralanmasını sağladı.

Oyunun açık önermesi bakın bütün bunlar bu ülkede gerçekleşiyor ve siz bile bile ‘SESSİZSİNİZ’

Beş gün boyunca binlerce insana ulaşan oyun birçok televizyon kanalına haber olarak çıktı.

Hem yerel hem de ulusal gazeteler haberlerinde oyuna yer verdi.

Festival komitesi tarafından özel tebrik alan oyun deneysel manada bir oyunun ve performansın ne kadar etkili olabileceğini gösterdi.

Sonraki süreçte birçok kadın derneği ve siyasi kurum oyunu tüm Türkiye genelinde oynayabilmek adına girişimlerde bulundu fakat şimdiye kadar olumlu bir geri dönüş olmadı.

Atina’da başlayan ve İzmir’de büyüyen hayallerin genele yayılıp sessiz kalınmaması gerektiği konusunda bir farkındalık yaratması umuduyla.

 

 Oyunun profesyonel çekimi...

Anahtar Kelimeler: atina, sokak tiyatrosu



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir