MAKALELER

Resimli Osmanlı Tarihi - Konya Devlet Tiyatrosu

2009.03.26 00:00
| | |
2986

Sizce Nasıl?
Resimli Osmanlı Tarihi. Yazar oyunda göstermeci bir üslupla Osmanlı devletinin bir dönemini,siyasal gelişmeleri,anayasa macerasını hem komik hem de ironik olarak ele almış...

     Murat ATAK'tan Şahane Bir Yorum Daha: Resimli Osmanlı Tarihi...
 
    Türk tiyatrosunun ustalarından olan aynı zamanda tiyatro yazarlığından hiç geri kalmayacak kadar usta bir tarihçi olan Turgut Özakman tarafından 80li yılların başında kaleme alınmış bir oyun Resimli Osmanlı Tarihi. Yazar oyunda göstermeci bir üslupla Osmanlı devletinin bir dönemini,siyasal gelişmeleri,anayasa macerasını hem komik hem de ironik olarak ele almış.Yazarın ustalığı ve hem toplumun hem de siyasetçilerin ders almazlığı sayesinde oyun hem geçmişi hem yazıldığı dönemi hem de bugünü neredeyse birebir anlatmış.Ders verme kaygısına düşmeden,büyük laflar edip popülist tavırlar sergilemeden en yalın hali ve en çarpıcı şekliyle nereden gelip nasıl hiçbir yere gitmediğimizi göstermiş yazar.
 
    Böylesine usta bir kalemin elinden çıkmış olan oyun bir başka ustaya emanet edilmiş sahnelenmek üzere.Yönetmen Murat Atak tüm bilgisini,yeteneğini,hayal gücünü kullanmış ve yüz akı bir iş çıkarmış.Oyunda yeterince açık bir şekilde belirtilmiş olan öğeler yönetmenin ustalığı ve duyarlılığı sayesinde seyircinin gözüne sokulmadan gösterilmiş hatta çoğu zaman hissettirilmiş.Kalabalık bir kadroya sahip,sık sık sahne değişimlerinin yaşandığı bir oyunda herhangi bir karmaşaya yer vermeden coşkulu,temposu hiç düşmeyen ama aynı zamanda da seyirciyi yormayan bir hava yakalanmış.Bu tarz oyunlarda açık biçim tercih edilip de seyirciyi oyuna katmak adına sahnenin büyüsünü bozan,ne seyircinin ne de oyuncunun durması gereken yeri bilemeyen yönetmenden sonra Murat Atak'ın bu rejisi pek çok yönetmene ders olabilecek nitelikte.Birçok oyunda anlatıcı oyunun dışında kalıp seyircinin havaya girmesine engel olurken yönetmenin doğru tavrı sayesinde Resimli Osmanlı Tarihi'nde anlatıcı hem seyirciyle hem de oyuncuyla bütünleşip yerinde değerlendirmeler yaparak sahneyle salon arasında bir köprü oluşturdu.
 
    Dekoruyla,ışığıyla,kostümüyle oyundaki her şey birbirini bütünler nitelikteydi.Oyunun başarısındaki en büyük paylardan biri kuşkusuz dekor tasarımcısı Behlüldane Tor'a ait.Kısıtlı sahne imkanlarını tasarladığı dekor sayesinde öylesine derinleştirmiş ki hem oyuncu hem de yönetmen açısından kolay bulunmaz bir konfor elde etmiş.Dekorun hem dönemi yansıtması hem de hızlı bir şekilde sahne değişimine imkan vermesi açısından Behlükdane Tor'un oyunu ne kadar doğru değerlendirdiği anlaşılıyor.Yine pek sık rastlanmayacak bir şekilde dekor ve ışık birbirlerine öyle destek olmuşlar ki tek bir hayal gücünün ürünü izlenimi uyandırdılar.Şükrü Kırımoğlu'nun ışık tasarımı en çok dekorun işine yaramış,ikisi birleştiğinde sahneyi inanılmaz derinlikte göstermeyi başarmışlar.
 
    Oyunun başrollerinde Alpay Ulusoy ve Şebnem Büyükkalkan var.Her iki oyuncu da deneyimlerinden faydalanıp kendilerini oyunun içine bırakmışlar ve büyük bir uyum yakalamışlar.Alpay Ulusoy daha önce Kaçsam Bırakıp,Tahta Çanaklar,Atinalı Timon gibi başarılı oyunlarda önemli roller üstlenmiş ve hepsinin altından başarıyla kalkmış bir oyuncu.Herkese nasip olmayacak bir sahne ışığına sahip ve hiç oynamıyormuş,zaten kendisi oymuş gibi seyirciyi inandırabilen bir oyuncu.Karakterler arasında herhangi bir benzerlik olmamasına rağmen bu oyundaki rahatlığı ve doğallığı bana Kaçsam Bırakıp isimli oyunda canlandırdığı aşık tiyatrocuyu anımsattı.
 
    Şebnem Büyükkalkan oyunun ilk sahnesindeki hayattan bezmiş,kocasıyla anlaşamayan,sevimsiz kadından güzel,iyi huylu,ideal eş durumuna öyle bir geçiş yaptı ki bu duruma hayran kalmamak mümkün değil.Oyuncu bugüne kadar rol aldığı oyunların hepsinde yükselen bir başarı grafiği gösterdi ve artık her rolün altından kalkabilecek yetenekte olduğunu ispatladı.Kendisini birçok oyunda izleme fırsatı buldum ve ilk çıkışını da Şahane Düğün isimli oyunla yaptığını düşünüyorum.Geçtiğimiz yıl sahnelenmeye başlayan Kuvay-ı Milliye Kadınları ve son olarak da Resimli Osmanlı Tarihi ile tüm yeteneğini sergilemiş,birbirinden çok farklı karakterleri ustaca canlandırdığını göstermiştir.
 
    Kalabalık kadronun içerisinde oyunun ruhunu bozan,sahnede emanet duran herhangi bir oyuncu bulmak mümkün değil.Buna karşın o kalabalık kadronun içinden sıyrılıp varlığını hissettiren oyunculardan da bahsetmemek mümkün değil.
 
    Ahmet Çökmez oyun boyunca bitmeyen enerjisiyle oradan oraya koşturdu,yerlerde yuvarlandı,havaya fırladı,düştü,kalktı ve her ne yaparsa yapsın seyirci gözünü ondan ayıramadı.Çok çabuk tipleme haline gelebilecek,sulandırılabilecek durumlarda bile kolaya kaçmadı ve basitleşmeden de güldürülebileceğinin örneğini gösterdi.Midas'ın Kulakları isimli oyunda çocukların nasıl avucunun içine aldıysa bu oyunda da büyük seyircileri aynı şekilde etkilemeyi başardı.Oyuncu tek başına bir oyunu alıp götürebilecek bir yeteneğe sahip.
 
    Dans ederken,şarkı söylerken hatta selam verirken bile Ebru Gülerarslan'ın işini ne kadar sevdiği ve ne kadar ciddiye aldığı belliydi.Oyun boyunca kendini harap etti en iyisini yapabilmek için.Bazı rollerin oyuncuları şanslıdır,metin onları sahnede istemeseniz bile ayırt etmenizi sağlar.Fakat metnin desteği olmadan,büyük oynamadan,rol çalmadan sahnede varlığını hissettirmek Ebru Gülerarslan'ın başarısıydı kuşkusuz.
 
    Alpay Aksum hem genci hem yaşlıyı bir elbise gibi giyip sahneye çıktı ve her ikisinde de seyirciyi inandırdı.Hem beden dili hem de ses tonu ve vurgulamalarıyla karakterle bütünleşmeyi başardı.Aynı sahne üzerinde bir oyun içinde birden çok kişi oldu ve karakterlerin herhangi birinde ne diğer karakterden ne de kendinden bir iz yoktu.
 
    Her şeyiyle çok emek verilmiş ve çok iyi bir sonuç elde edilmiş olan Resimli Osmanlı Tarihi tüm bunların karşılığını çok iyi bir şekilde alıyor.Geçtiğimiz yıl İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri'nden en iyi yapım,en iyi yönetmen ve en iyi erkek oyuncu ödüllerini alan oyun seyircinin de büyük ilgisiyle karşılaşıyor.İkinci sezonunda hiçbir temsiline bilet bulmak mümkün değil.Konya seyircisi hem Resimli Osmanlı Tarihi'ne hem de diğer oyunlara olan ilgisi sayesinde Konya'ya tek tiyatronun,tek sahnenin yetmediğini gösteriyor.Tüm bunlar birleştiğinde de hem Konya seyircisi hem de Resimli Osmanlı Tarihi övgüyü fazlasıyla hak ediyor.


 

Anahtar Kelimeler: resimli osmanlı tarihi, konyadt, konya devlet tiyatrosu



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir