MAKALELER

Parmaksız Salih Oyunu Metin İncelemesi

2016.01.04 00:00
| | |
1340

Sizce Nasıl?
NFK’in oyunlarının en çok bilinenlerden biride “Parmaksız Salih” namı diğer Haddehaneli Salih’tir. Usta yazar,

 

NECİP FAZIL KISAKÜREK’İN “PARMAKSIZ SALİH” OYUNU METNİ İNCELEMESİ
     

    NFK’in oyunlarının en çok bilinenlerden biride “Parmaksız Salih” namı diğer Haddehaneli Salih’tir. Usta yazar, bu kimliğinin dışında bir düşünür(mütefekkir) olarak da anılır. Onu bu merhaleye ulaştıran evrede yaptığı sorgulamalar ve daldığı düşünce deryaları vardır. O düşünce âlemine daldığı dönemler ise ona içinden çıkılamayan bir acı haline gelmiştir. Öyle ıstırap bir durum haline gelmiştir ki daha çocukluğunda başladığı sorgulamaları gece gündüz düşünmekten kurtulamaz. Bu durumu kendi kaleminden hayatını anlattığı otobiyografik “Kafa Kağıdı”[1] ve “O Ve Ben”[2] eserlerinde uzun uzun anlatır. Bu eserlerinde bu düşünce durumundan kurtulmak için arayışta olduğunu, kadını acizlik olarak görüp ilgisini çekmediğini, içki ise ona hiç cazip gelmediğini, ancak kumar oynarken dünyayı düşünmediğini söyler. Bu durumu ise 20’li yaşlarında keşfeder. Kısa bir dönem oynar ve zararını iliklerine kadar hissedince yine 20’li yaşlarda bir daha elini sürmemek üzere bırakmaya karar verir ve bırakır. Daha sonrasında kumarın zararlarını en iyi bilen biri olarak bunun kati surette bir oyun olmasına karar verir. Ve “Parmaksız Salih” oyununu yazar. 

    Bu oyun için kendi kaleminden yine içinden geçenleri yazdığı bir önsöz vardır. Onunda en can alıcı kısmı ;  “…..Namı diğer Parmaksız Salih , benim altıncı tiyatro eserimdir. Şehir tiyatrolarında temsil edilen oyunlarımın da dördüncüsüdür. Eserimi, kumar hakkında bu zamana kadar yazılmış birçok eserle mukayese etmeden söylüyorum: Dünyada (Dostyevski) den itibaren, bu mevzuda yazılmış nice piyes ve roman okudum. Fakat hiç birinin, kumar ejderhasını tam yakalayıp sımsıkı çevreleyebilmiş olduğuna inanamadım. Aman, sakın “İşte buna ben muvaffak oldum!” dediğimi sanmayınız! Demek istediğim şu ki, bir türlü yazılamayan, dibine ulaşılamayan ve daima satıhlarında dolaşılan bu cehennem ikliminin, bu aciz eserimle ben de derinliğine dalamamış bulunuyorum ama dalınması gereken bir derinliği olduğunu ve o mıntıkanın bakir kaldığını haber vermek cesaretini gösterebiliyorum.”[3] Şeklindedir. Bu ölçüde ve niyette yazdığı oyunu metin üzerinden içten dışa inceleyeceğiz. 

    Oyun öz olarak “kaybetmek”  teması içeriyor. Oyunda hem kumar olarak, hem ailevi ilişkiler olarak, hem de arkadaşlık dostluk olarak bütün sosyolojik ilişkiler kaybetmek üzerine kurulmuş. Hatta küçük yaşlarda annesi ölünce oğlunu emanet ettiği, yaşlı kadıncağızın bile izini kaybediyorlar. Bu da yazar tarafından çok dikkatli okunduğunda ortaya çıkarılabilecek bir şifrelemedir. Kısaca kumarın olduğu her ortamda kaybedilen para değil, para hariç her şey kaybedilmeye adaydır deniliyor. 
    Bizlere önerme olarak çok farklı bir dilden “Kumarda asla kazanan yoktur” temasını değişik bir dramatik çatışma ile sunuyor. Bu da yine oyunun hem okumada hem de sahnelemedeki estetik hazzı artıran taraf oluyor. Bir oyun yazarı olarak kurduğu olağanüstü dramatik çatışma zinciri ile hem okuyanı, sahnelendiğinde de izleyeni şaşırtacak ve etkileyecek bir an üretmeye sebebiyet veriyor.  Kendi söylediği gibi bu zamana kadar kumar üzerine yazılmış olabilir. Hatta temaları da aynı olabilir ama biçim olarak çok farklı bir yöntem kullanmış. Bu da onu diğer kumar temalı oyunlardan ayıran temel özellik oluyor.

    Oyunun aksiyon planı şu şekildedir. Bir adam birini arar, aradığı kişiyi bulur ve ölür. Yalnız bu aksiyon planı üzerine öyle bir olay örgüsü kurmuştur ki, bu zincire kendimizi kaptırdığımızda sonuna nasıl geldiğimizi bile fark etmiyoruz. O derece akıcı bir dil ve olaylar dizisi ile oluşturulmuş bir metindir. Cumhuriyet Tarihi Türk Tiyatrosu çağdaş metinleri üzerinde o dönem yazılmış, büyük bir deha ürünü muadili yok denecek kadar azdır. Bu özelliği sayesinde NFK’in şehir Tiyatrolarında oynanan oyunlarından birisidir. Ama istediği ruhu oyuncularda ve rejide bulamayınca kendisinin sahneden kaldırdığı oyundur. 

     Parmaksız Salih ünlü bir kumarbazdır. Parmaksız lakabını sağ başparmağı kesik olduğu için alır. Çok iyi zar tutan ve bununla servet kazanmış birisidir. Bir gün parmağında bir rahatsızlık çıkar. Sonra bu rahatsızlık kangrene çevirir. Daha sonra parmağı kesilir ve kazandıklarını bir bir kaybetmeye başlar. Karısı vefa ettikten sonra oğlunu komşusuna emanet eder. Mısıra kumar oynamaya gider.  Oradayken kumardan kazandığı 12500 lira toplu parayı oğlu için yaşlı komşusuna gönderir. Kadıncağızda Salih mısırdayken taşınmak zorunda kalır. Daha sonra vefatına yakın Yusuf’u 12500 lirasıyla birlikte başka bir aileye emanet eder. O ailede Yusuf’u okutur. Yusuf avukat olur. 

    Kangren olan parmağını kestirdikten sonra kazandıklarını bir bir kaybetmeye başlayan Salih oğlunu aramaya koyulur. Ama emanet ettiği yaşlı kadın taşınmış, kapı duvardır. Komşuları da sadece taşındığından başka bilgiye sahip değildir. Küçük bir kumarhane açmış, artık parmağından ötürü zar tutamıyor, sadece oyun oynatıyordur. Daimi müşterilere sahiptir. Bir akşam kumar yerinde masalar kurulmuş, oyunlar oynanmaktadır. Bir hile şüphesi söz konusudur masada. Oyuncular arasında bir hile var polemiği dolaşmaktadır. Kumarhane sahibi olarak Salih olaya müdahale eder. Şüphelenilen oyuncuyu ayağa kaldırır. Kollarını sıvamasını ister. Kart olup olmadığını kontrol edecektir. Sonra kollarını sıvadığında 4 tane yan yana ızgara yanığı görür. Bu ne diye sorduğunda. Küçükken ütü ile yandığını söyler. Hemen adını sorar. Adının Yusuf olduğunu ve 27 yaşında olduğunu öğrenir. Bütün bu bilgiler birebir oğlunun bilgileri ile örtüşmektedir. Aradığı oğlu karşısındadır. Gayri ihtiyarı istemsizce bir tokat atar. Kumarhane sahibi olmasına karşın kumara en karşı kişidir. O işi zorunluluktan öte yapmaktadır. Millet hile yaptığından ötürü vurduğunu zanneder ama sonra çok kaybediyorsun bir daha oynama der. Yusuf buna bir kumarhane sahibinin haddine olmadığını hatırlatır. Etraftakiler hayretler içerisinde ne olup bittiğini anlamadan izlemektedirler.

    Bir gece Yusuf bir hırsız gibi sessizce antikacı ile birlikte gizlice evine girer. Karısı çocuğu uyumaktadır. Sessizce salonda ki antika halıyı rehin olarak 3000 liraya antikacıya bırakıp, yarın o parayı geri getirip halıyı alacağını söyler. Anlaşırlar. Sonra birden aklına bir şey daha gelir. Antikacıya 50 lira daha vermesini söyler. Antikacı ikiletmeden ekstra borç olarak verir. Antikacı çıkar o esnada Macide uyanmıştır. Yusuf bir kart not yazıp 50 lirayla kartı bırakıp evden çıkacakken Macide belirir. Tartışmaya başlarlar. Her şeyin düzeleceğini son olduğunu söyler. Macide ona Saniye hanımın satış veraset davasından gelecek kadına ait olan 30 000 lirayı tahsil edip etmediğini sorar oda yarın tahsil edeceğini söyler. Yusuf kapıyı açık bırakarak çıkmıştır. Açık bıraktığı kapıdan kapıyı çalmadan Salih girer. Macide korkar kim olduğunu sorar. Oda korkulacak bir şeyin olmadığını Yusuf’un kayıp babası olduğunu bu durum karşısında yardımcı olmak istediğini söyler. O esnada kapı çalar. Kumar Yusuf’un kumardan ve gerçek hayattan arkadaşları aile dostları fabrikatör Ali gelir. Yusuf’un koşa koşa kumara gittiğini bir sürü borcu olduğunu üniversitede onun aşkına karşılık vermeyen Macide’ye artık inat etmemesini, Yusuf’un borçlarını ödeyecek açık çeki Macide ye vermesi karşılında onun olmasını teklif eder. Macide’den sert tepki alır çıkar. Sonra tekrar saklandığı yerden Salih çıkar. Çocuk odasında ki avizenin çocuklar için tehlikeli olacağını hatırlattıktan sonra Yusuf için yapacağı şeylerin olduğunu söyleyerek “benden sakın bahsetme şimdilik ” diyerek oda çıkar.

     Kumarhanede kumar masaları kurulmuştur. Yusuf, Fabrikatör Ali aynı masada kumar oynamaktadır. Kısa bir süre içerisinde antikacıdan aldığı parayı kaybeder. Sonra birden kendini tutamayıp cebinden bir zarf çıkarır. Çıldırmış rest üstüne rest çekerek bilincini kaybetmişçesine bütün iddiaları yükseltir. Dakikalar içinde satış vekâleti davasından dolayı karşı taraftan Saniye Hanım adına kazandığı, Saniye hanımın 30 000 lirasını da kaybeder. Birden kendine gelir. Olan olmuştur. Dakikalar içerinde bütün para kül olmuştur. Onca borcun içerisinde bu onun bitişi, sonun sonu demektir. Bütün bu olanlar üzerine bitik bir şekilde kumarhaneden çıkar. Salih olayları öğrenip Yusuf’un arkasından çıkar. Yusuf’tan önce eve gelir. Olan biteni Macide’ye anlatır. Macide yıkılır. Ama bunları düzeltebilecek bir planı olduğunu da söyler. Ama planın ne olduğunu söylemez. Yusuf bitkin bir şekilde eve gelir. Evde Salih’le karşılaşınca “burada da mı peşimdesin? Benden ne istiyorsun? Artık peşimi bırak! “ gibi söylemlerde bulunur. O da bırakacağını son söylemek istedikleri olduğunu söyler. Hala Yusuf onun kim olduğunu, bir kumarhane sahibinin müşterisi peşinde neden bu kadar durduğu sorusuna cevap bulamamaktadır. Salih oyun içerisinde tek varlığının düzenli yatırdığı hayat sigortası olduğundan bahseder. Tek güvencesinin dayanağının hep o olduğundan bahseder. Salonda iki dakika onu beklemelerini söyler. Daha sonrasında çocuk odasındaki yüzlerce kiloluk avizenin tehlikesinden daha önceki sahnelerde bahseder. Çocuğu yani torununu oradan alıp yatak odasına yatırıp, çocuk odasında ki avizeyi bağlı olduğu yerden gevşeterek, aşağı doğru asılmak suretiyle başından aşağı düşmesini sağlar. Ağır yaralanır. Amaç ölümü doğrultusunda özel hayat sigortasının yakınına vereceği tazminattır. Varis olarak 27 yaşında oğlum avukat Yusuf yazdırmıştır. Büyük gürültü üzerine öbür odaya yönelirler ve kanlar içerisinde Salih’i görürler. Salih ise Yusuf’tan özür dileyip helallik ister. Özel hayat sigortasından ihtiyaçları olan parayı alabileceklerini son sözü olarak dudaklarından dökülür.

    Aksiyonu ateşleyen olay Kumarhane de hile kontrolü için Salih’in Yusuf’u ayağa kaldırdığı esnada yolundaki dört tane bitişik ızgara yanığını görmesidir. Perdeleri isimlendirmek gerekirse; 1. Perde hırs, 2. Perde arayış, 3. Perde umut, 4. Perdeye de hüsran diyebiliriz. Verdiğimiz bu perde isimleri ile birlikte oyun, haram helal çatışması, alt ve üst çatışması, yaşam ve ölüm çatışması, umut ve çaresizlik çatışması, yalan ve gerçek çatışması, kabullenme ve reddetme çatışması, varlık ve yokluk çatışmaları içeriyor. Bunlara ilave olarak da bireysel düzlemde oyun “bizlere Kumar insanı bitirir”, toplumsal düzlemde “yapılan yatırımlar bir gün geri döner”, evrensel düzlemde ise “Kazanç ne kadar cazip gelirse gelsin, gerçek kazanç yaşamaktır” diyor. 

    Oyunun sosyometrik haritası bizlere Haddehaneli Parmaksız Salih’in başrol olduğu sonucunu veriyor. Oyunda herkes ile iletişim halinde olan o dur. Onun sonrasında ise oğlu Yusuf gelmektedir. Yusuf üzerinden “Kumar oynayan ve hayatını kumardan kazanan bir adamın oğlu ne kadar temiz ve okumuş olursa olsun. Bir şekilde geldiği geni buluyor” şeklinde mesaj içeren bir alt metin çıkartılıyor. 

    Yusuf karakteri, Parmaksız Salih’in tekrarı olarak okumuş hali gibi çıkıyor karşımıza. Yıllar önce eğitimi ve mesleği olmadığından veya olup daha kolay para kazanma hırsından hayatını kumardan kazanmış Salih’in oğlu, okumuş, babasının gönderdiği parayla kendisinin emanet edildiği aile tarafından meslek sahibi edinilerek avukat çıkarılmıştır. Ama onunda hep içinde bir kumar tutkusu vardır. Hatta oyun içerisinde Salih bir replikte bunu dile getirir. “Benim soyumdan benim genimden, çokta şaşırmamak lazım” der. Bütün Yusuf’un düşünceleri Salih’in gençliğinde de ondan geçmiştir. Oda hep “bu sefer kazanayım, bir daha oynamayacağım” şeklinde kendi kendine söylenimler de bulunmuştur. Ama ortada bir parmaksız Salih profili duruyor. Tam o yola girmeye meyilli olan birde okumuş avukat olmuş, büyük davalar alan Avukat Yusuf profili. Yani Salih karakterinin sadece okumuş versiyonu ve gençliğinin tekrarıdır. 

    Yusuf karakteri, biyolojik olarak 27 yaşında ve kolunda dört tane bitişik ızgara yanığı taşır. Sosyolojik olarak avukat ve deniz kenarında biz köşkte oturmaktadır. Psikolojik özellik olarak ise oyunda kumar bağımlısı, ani düşünmeden karar veren, hırslı ve saf bir karakter olarak bizlere sunuluyor. Yusuf oyunun birincil kişilerinden olup, bu rol  “Kumar oynayan ve hayatını kumardan kazanan bir adamın oğlu ne kadar temiz ve okumuş olursa olsun. Bir şekilde geldiği geni buluyor” şeklinde mesaj içeren bir işleve sahiptir. Aşırı derece kumar oynama ve kaybetmek istemesine rağmen potansiyel kaybetmeye yönelimlidir. Kazanıp borçlarını kapattığında bırakacağını belirtmesine karşın hiç kazanamaması en büyük engelidir. Sonuç olarak ise babasını bulması sayesinde, kumarda kaybetmesine rağmen borçlarından babası vasıtasıyla kurtulması ama bu sefer babasını kaybeder.

  Oyunda 3 tane sembol kullanılmaktadır. Yusuf’un kolunda ki “yanık”; Yıllarca kumardan dolayı babalık yapamadığı oğlunu yanık sayesinde kumar masasında bulması, oğlunu zaten uzakta aramamasını kumar masasına bakması gerektiğini sembolize eder. Hayat sigortası; hayatı kazanmak veya zor zamanlarda garantilemek için kumardan daha net kurtarıcıların olduğunu sembolize eder. Avize; Görkem ve gösterişi sembolize eden devasa avize, bir yaşamı, yıllarca aranmış babayı tam kazanmışken nasıl geri alabildiğini gösterir. Motif olarak ta “Banko”(kumarda ihaleyi artırmak için söylenen) sözcüğü kullanılmaktadır. Leitmotiv olarak “Banko” sözcüğünün tekrarıdır. 

    Yazarında kendi kaleminden de önsözde söylediği gibi yazılmamışı söylenmemişi bizlere söylemiştir. Üstelik ustaca bir dramatik tutarlılık ve disiplin dâhilinde sunmuştur. Bu oyun sahnelenmek istediğinde oyundaki en küçük karakterler bile bir tavır isteyen durumdadır. Çünkü hepsi bir girdabın içerisinde adeta robot gibidir. Belki bu yüzdendir, 1948-1949 Galip Arcan’ın Şehir Tiyatrolarında oynadığı bu oyunu yeterli algılanmamış bularak sahneden kaldırtması. Oyun atmosferi ve karakterlerin kişileştirmeleri, tavır özellikleri iyi bir şekilde kurulmalıdır. 

Yasin ÇETİN
karagozseymen@gmail.com

[1] Kısakürek Necip Fazıl, Kafa Kağıdı, Büyük Doğu Yayınları, İstanbul,1984.
[2] Kısakürek Necip Fazıl, O Ve Ben, Büyük Doğu Yayınları, İstanbul, 1965.
[3] Kısakürek Necip Fazıl, Parmaksız Salih, Büyük Doğu Yayınları, İstanbul,1949

Anahtar Kelimeler: necip fazıl kısakürek, parmaksız salih



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

Görüş Bildir