MAKALELER

Nefes, Mülteci ve Kökler İsimli Sokak Oyunları II.

2020.01.06 00:00
| | |
7197

Urla Toprak Sahne Tiyatro Festivaline ilk kez katılacaktım.

2. Bölüm (MÜLTECİ) Urla

Güzel bir festival korteji  ve akabinde  çadır alanında yapılan atölye çalışmaları ile festival başladı.
Türkiye'nin bir çok yerinden gelen gruplar ve kişiler tiyatro kamp alanında eğitimlerine başladı.
Bir çok kişi ve grubu daha öncesinden tanıyor olmama rağmen bir çok yeni insan da etkinliğe katılımcı olmuştu.
Sokak sanatçısı yaşadığı gündemden sorumludur.

Yaparak ,eyleyerek gösterme misyonu en kuvvetli silahıdır.
Bir başlangıç noktası bulup hayal dünyasındaki binlerce metafor ve imgelemden bu noktaya en uygun olanları belirleyip diğerlerini sadeleştirme yöntemi gütmelidir.
Sanatçının esas görevi bu kalabalığın içinde izleyicinin istediği ve hayal ettiği sunuma odaklanmasını sağlamaktır.
Her bireyin yaratımı kendi içinde bir hikaye olduğundan genele uygun ve izleyicinin düşünmesine vesile olacak zeka seviyesini belirlemek en zor unsurdur.


Sokak Ve Performans sanatı;
"Seyirci aptaldır lakin seyirci aynı zamanda çok zekidir bakış açısına ;
"Seyirci yönetmeni ve oyuncusu kadar aptaldır , Seyirci yönetmeni ve oyuncusu kadar zekidir bakış açısı ile cevap verir."
Benim için başlangıç ve dayanak noktam etkinliğin başlamasına bir gün kala okuduğum bir gazete haberiydi.

"İzmir Urla açıklarında 60 kaçak göçmen yakalandı
İzmir'i Urla ilçesi açıklarında lastik botta, aralarında 14 çocuk ve 28 kadının bulunduğu bulunduğu 60 kaçak göçmen, sahil güvenlik ekiplerince yakalandı."

Mülteci olma hali üzerine uzun zamandır düşünüyordum.
Daha önce Mardin'de valilik ve Gençlik Derneği vasıtası ile iki çevirmen eşliğinde (Arapça ve Kürtçe) mülteci çocuklarla gönüllü olarak  iki hafta süre ile çalışmıştım .
Onların oynama ve oyuncaklarının olmaması durumundan çok fazla etkilendiğim için yüzlerce gezgin  dostumu ikna ederek  üst üste iki yıl Mardin-Midyat ve Hatay-Altınözü mülteci kamplarında yaşayan binlerce çocuğa sırt çantalarımızın içinde otostopla hayaller taşımıştık.
Bu eylemler sisteme seni umursamıyorum diyen ve hayalleri için insanlara güvenmeyi tercih eden çocuk ruhlu özgür insanlar tarafından diğer insanlara ilham olmak adına gerçekleştirilmişti.

Bu eylemsellikler arasında yaşanan binlerce alt hikaye Mülteci kavramına içerden ve empatik bir şekilde bakabilme durumu sağladı.
Sokak sanatçısı yaşadığı kentin sokaklarından ve sorunlarından da sorumludur.
İzmir  savaş mağduru bes yüz bin insana kapılarını açmış ve kentin en işlek ve eski bölgesi Basmane Mültecilere ev sahipliği yapıyordu.
Genellikle sınırı geçen aileler daha yakın bölgelerde kalmayı tercih ederken Avrupa'ya geçmeyi düşünen aileler İzmir ve Ege bölgesine yönelmişlerdi.
Basmane bölgesi bir kaç ay içinde değişim gösterdi. Kuyumcu dükkanlarının sayısı arttı  ve dükkan tabelaların  dilleri değişti.
Her dükkan ayrıca lastik botlar ve can yelekleri satmaya başladı.
Bu satılan ürünlerin çoğu merdiven altı üretim ile daha ucuz halde getirilmişti.
Her zaman daha fazla kazanma hırsı insan hayatının önüne geçiyordu.
Süreç içindeyken tanıştığım insan kaçakçıları bakış açılarını öğrenmeme neden oldu.
Onlar için tek geçerli olan şey paraydı.
Genel olarak her hangi bir yakalanma endişesi duyduklarında botları içindeki insanlarla birlikte bırakıp kendilerini kurtarmaya bakıyorlardı.
Bu yaşam göçü sırasında birçok bot patlatılmış ve Ege denizi mezarlığa dönmüştü.
İzmir  cuma günleri oldukça kalabalık bir göçmen kitlesine ev sahipliği yapıyor ve pazar günü bu insanların hiç biri İzmir merkezinde bulunmuyordu.
Bu ölüm rotaları içinde en başlıcalarından biri de Urla'dan geçiyordu.
Sokak ve Performans sanatları atölyesine katılacak üyelere başlıca olarak durumla ilgili bilgilendirme toplantısı yaptım.
Küçük bir grup olmasına karşı yaş grubunun dağılışı gösteri için artı bir avantaj sağlıyordu.
Bu festivaldeki atölye çalışması süresi biraz daha uzundu ve bu konu ile ilgili daha fazla düşünüp hazırlık yapabilme şansı sağladı.
Bize gerekli olan bazı malzemeler vardı ve bunları bulunduğumuz alandan temin etmek zorundaydık.
Öğrencilere göstermek istediğim en önemli şeylerden biri de yaratıcılık sayesinde en olmayan şeylerden bile amaca uygun kostüm ve aksesuarlarla dekorların yapılabileceği durumuydu.


öncelikli olarak bize bir bot gerekliydi ve bunu yapabilmek için kamp alanında kullanılmayan bir plastik örtüyü alıp içine kopmuş çam ağaçlarının dallarından destekler yaptık.
Dört uzun tahta ile bu destekleri kuvvetlendirdik ve naylon ipler sayesinde bot görüntüsüne kavuştuk.
Tüm Türkiye'de olduğu gibi festival alanı çevresinde de bir çok kentsel atık düzensiz bir şekilde doğaya atılmıştı.
Turuncu renkli çimento torbaları, eski araba lastikleri ve plastik pet şişeler eksiklerimizi tamamladı.
Kostüm ve aksesuarlarin tasarlanması sürecinde katılımcıların Mülteciler ile ilgili empati düzeyinin düşüklüğü zorlandığımız bir noktaydı.
Toplumun büyük bir kısmının bakış açısı nereden geldi bu insanlar , bizim derdimiz bize yeter soylemindeydi.
Bu insanların yaşadıkları durumu yansıtabilmeleri için oyuncu adaylarının durumu içselleştirmeleri gerekmekteydi.
Kısa çalışmalar ile net bir bakış açısı ortaya koyuldu.

Bu insanlar kötü bir durumdan kurtulmak için yola çıkmış ve bu uğurda umuda gidebilmek için ölmeyi bile göze almış cesur insanlardır ve bizde sokakta bu cesur insanların hikayesini anlatacağız açık önermesi kabul gördü.
Özellikle aynılaşma kavramı ekseninde pantomim makyajı kullanmak ve oyunu sözsüz ve evrensel bir şekilde sunmayı düşündük.
Katılımcılara bir gün süren Temel Pantomim Atölyesi eğitimi verdik.
Rol çözümlemeleri ve karakter analizleri konusunda öğrencileri özgür bırakıp yarattıkları kişi ve durumlara destekleyici alt hikayeler oluşturmaları sağlandı.
Hepsi öyle yada böyle o botun içine gelmiş ve dalgalarla boğuşan farklı hikayelere sahip bireylerdi.
Anlatımda rahatsız edici izleyene tokat atıcı unsurları özellikle kullanmak istedik.


Bu yolculuk esnasında ölen insanları betimlemek için her yaş grubundan insana ait sahipsiz ayakkabılar botun çevresini sardı.
Botun ön ve arka kısmında bulunan toprak çanaklara koyulan yapay kan ve ön kısımda bulunan kuru kafa imgelemi  hikayeyi destekledi.
Sokak sanatı mametiksel işlemlerin hareketler vasıtasıyla sunulmasından oluşur.
Her hareketin bir nedeni ve amacı olmalıdır.
Bu denklem öncelikli olarak yönetmen sonrasında da oyuncular tarafından çözülmelidir.
Oyun sırasında kullanılan iki adet oyuncu zaman kavramını ve izleyen kişilerin bu insanlık dramına karşı umursamaz tavırlarını göstermeyi amaçladı.
Oyunun en güçlü ve vurucu yanı izleyiciye;
"Bu senin de suçun çünkü tüm bu süreci  gördün ama buna rağmen hiç bir şey yapmadın" söylemini vermesiydi.
İzleyiciler ön oyun kısmında tek tek bu iki oyuncu tarafından ellerinden tutularak botun yanına getiriliyor ve bu esnada yalın ayak olan oyuncular kan dolu çanaklara basarak ayak izlerinden oluşan bir suçluluk tablosu oluşturuyordu.
Zamanla mülteciler, bot,ayakkabılar ve kandan oluşan ayak izleri anlatılacak hikayeyi kendiliğinden oluşturmaya başladı.
İzleyicilerden bazılarının göz yaşları bu suçluluk duygusunun boyutlarını gösteriyordu.
Oyunun ikinci ve üçüncü kısımlarında empatik ve güçlü hikayeler pantomim teknikleri ile anlatıldı.
Bireysel farklılar ve yetenekler hikayenin içinde eritildi.
Amaçlanan anarşi oyun alanında vuku buldu.

Oyuncuların ve izleyicilerin oyuna, çevreye ve kendilerine karşı yabancılaşması  ve bir insan olarak dil, ırk ,din kavramı olmadan vatansızlık bakış açısı üzerinden göç etmek kavramını irdelemeleri sokak sanatı teknikleri ile  sağlandı.
Her şey bitip oyuncular ve aksesuarları oyun alanından ayrıldıktan sonra  o gece ve ertesi gün öğlen saatlerine kadar ölen insanların kan lekeli ayak izleri kentin ana meydanında suya yazılan hayaller ve bu uğurda yiten canlar adına sanatsal bir saygı duruşunda bulundu.

Anahtar Kelimeler: nefes, mülteci, kökler, sokak oyunları, sokak tiyatrosu



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir