MAKALELER

Ne Dersin Azizim - İstanbul Devlet Tiyatrosu

2009.03.16 00:00
| | |
2486

Sizce Nasıl?
Sabri Tuluğ Tırpan'ın müziklerini yaptığı, Mihriban Oran'ın kostümlerini tasarladığı “Ne Dersin Azizim” İstanbul Devlet Tiyatrosu'nun yüz akı bir oyunu...

    İstanbul Devlet Tiyatrosu, Yücel Erten'in muhteşem rejisi ile Aziz Nesin'in doluz ayrı bağımsız öyküsünden derlenmiş “Ne Dersin Azizim” adlı bir müzikli gösteri sunuyor seyredenlerine. Sabri Tuluğ Tırpan'ın müziklerini yaptığı, Mihriban Oran'ın kostümlerini tasarladığı “Ne Dersin Azizim” İstanbul Devlet Tiyatrosu'nun yüz akı bir oyunu. Gösteri sahnelerimizde de uzunca bir süre kalacağa benziyor. Yücel Erten'in son dönem yaptığı teatral çalışmalar, iyice durgun bir döneme giren Türk Tiyatrosu'nu iyiden iyiye hareketlendirdi diyebiliriz…

 
     İstanbul Devlet Tiyatrosu'nun sezon başlarken yaşadığı bazı olumsuz olaylar giderek azalmış durumda. Sahne sıkıntı ile sezona başlayan İstanbul DT, Üsküdar'da açılan yeni sahnesi ile bu eksikliği büyük ölçüde gidermiş durumda. Fakat Atatürk Kültür Merkezi' ni yıkamayan kişiler AKM'yi boşaltarak çürümeye terk ettiler; bu yüzünden İstanbul DT' nin büyük sıkıntısı halen devam ediyor. Bu can sıkıcı durumun bir an önce düzeltilmesi gerekli. Sayın Lemi Bilgin'in meseleyi çözmek için gayretlerini biliyoruz. Sıkıntının çözüleceği kanaatindeyiz. 


     Oyunda Aziz Nesin'in “Amerika'yı Yapan Mimar, Eski Öğrendiklerinizi Unutun, Bir Gazete Nasıl Kapandı, Büyük İkramiye, Keçi Kuyruğu ve Pusula, Sultan Palamut, Casus, Belediye Başkanı, İhtilal” öyküleri kullanılmış. Yücel Erten, Klasik Türk Tiyatrosu ile çağdaş tiyatro tekniklerini bir araya getirerek ironisi fazlaca olan bir oyun sunmuş izleyenlere. Aziz Nesin'in Türkiye'nin siyasal tarihine bakış açısını dokuz ayrı öykünün içine serpiştirerek göstermiş. Öyküler arasında bağlantı kopukluğu olsa da, anlatılan her kare farklı bir oyunu resmediyor. Oyunda anlatıcının kullanımı seyirlik oyun tiplemelerini akla getiriyor. Anlatıcı kullanımı konuların sunumu olarak fevkalade güzel bir düşünce. Öncelikle Yöneten kişi, olayların başını ve sonunu anlatı sistemiyle çözümlemiş. Özellikle de müzikle birleşen öyküler, müziklerin şahane sözleriyle daha farklı anlam kazanıyor. 


     "Ne Dersin Azizim” oyununda dikkat çeken en önemli unsurlar şunlar: Oyunun siyasal göndermeleri yerinde ve biraz tatlı sert… 12 Eylül 1980 faşist darbesini yapan generalleri hicivleyen “İhtilal” adlı öykü, tek başına hükümete gelen liderlere de yerinde mesajlar yolluyor. Fakat bazı öykülerin de güncellenmesi daha güzel olabilirdi. Mesela toplumun içinden geçtiği son dönem politik olayların daha ağır biçimde işlenmesi Aziz Nesin'in düşünceleri ile pekala örtüşürdü. Öykülerin dramatik yapısının bozulmaması çok iyi, ama “Belediye Başkanı” öyküsü günümüzle daha fazla iç içe geçebilirdi. Dini kullanan bir kişi ile aristokrat kimlikte halka ulaşmaya çalışan kişinin öyküsü dönem olarak çok güzel bir ironi. Öykülerin eksik kalan yanları ilerleyen zamanlarda güncellenerek seyirciye ulaştığı zaman, oyun günümüz politik dünyası ile tam bir birliktelik sağlayacaktır. “Sultan Palamut ve Ozan” öyküsü söylediğim savların dışına çıkmışa benziyor. Özellikle de Palamut'un halk için yaptığı yorumlar, Sayın Başbakan'ın halkı azarlar tutumu ile aynı doğrultuda birleşiyor. Son bir öykü eleştirisi daha. Bazı öykülerin tek olarak değil, Aziz Nesin'in birkaç öyküsünün derlemesinden ortaya çıktığını görüyoruz. Bu durum üzerinde de ciddi anlamda düşünmek gerekli. Bu birleşimler öykülerin gücünü eksiltiyor mu? 


     Oyunda Devlet Tiyatroları'nın birbirinden değerli oyuncuları görev alıyorlar. Atsız Karaduman, Ali İpin, Hakan Vanlı, Burak Şentürk, Mahmut Gökgöz, Hülya Çelik, Ozan Uçar, Aylin Uzunlar oyunun her karesinde var güçleriyle çok güzel oyun ortaya koyuyorlar. Oyunda salt bir başrol olmadığı için oyunun yükü bütün oyuncuların omuzlarına yüklenmiş durumda. Bu durum oyunun her karesini canlı kılmış. Oyundan düşen bir oyuncunun bölümünü diğer bir oyuncu tamamlayabiliyor. Oyunda Atsız Karaduman'ın ustalığı ve Hülya Çelik'in güzel oyunculuğu daha bir ön planda hissediliyor. Fakat diğer oyuncular da grup içinde son derece başarılılar. Özellikle de “Belediye Başkanı” öyküsü grubun tempo olarak doruk noktaya ulaştığı an olarak belleklerimizdeki yerini aldı. Bu bölümde Mahmut Gokgöz, Muhtar tiplemesinde son derece başarılı. Ve halkı canlandıran diğer oyucular da bu başarıyı perçinliyorlar. 


     Oyunun müzikleri de oyuncuların ufkunu açan bir başka önemli ayrıntı. Sabri Tuluğ Tırpan, harika melodileriyle oyunu baştan sona değiştiriyor. Işığın, dekorun ve yönetenin gücüne güç katıyor. Yakup Çartık'ın ustaca yaptığı ışık tasarımı da sezonun en iyi ışık tasarımı olmaya aday… Nurettin Özkönü'nün sade dekor tasarımı, dans bölümlerinde ve hızla değişen konuda çok doğru seçim yapıldığını kanıtlıyor. Mihriban Oran'ın da kostümleri birbirinden güzel ve yerinde seçimler. Özellikle de generallerin üzerine giyindikleri oyundaki ironiyi doruk noktasına ulaştırıyor. 


     "Ne Dersin Azizim”i sahneye aktaran Yücel Erten'in başarısı Türk Tiyatrosu'nun başarısıdır. İstanbul Devlet Tiyatroları uzunca bir süredir aradığı taze kanı bulmuş gözüküyor. Aziz Nesin öykülerinden oluşturulan bu müzikli gösteri tiyatro izleyenini büyüleyecek. Sezon bitmeden ve gösterinin biletleri tükenmeden muhakkak harika şöleni izleyin. Nerdeyse tamamen unuttuğumuz “ironi” kültürümüzü, Aziz Nesin öyküleriyle yeniden hatırlama şansına erişin… 

Anahtar Kelimeler: Ne Dersin Azizim, İstanbul Devlet Tiyatrosu



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir