MAKALELER

Musa Uzunlar

2012.02.19 00:00
| | |
3241

Sizce Nasıl?
Geçtiğimiz sezon “İstanbul Söyleşi Turu”mda, İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun Şişli Cevahir Sahnesi 1’de seyrettim “ÖLÜLERİ GÖMÜN” adlı oyunu.


Ayın Söyleşisi: Musa Uzunlar - Ölüleri Gömün
 

Tiyatro – sinema - televizyon sanatçısı, yönetmen, eğitmen ve yazar: MUSA  UZUNLAR...
 
Geçtiğimiz sezon “İstanbul Söyleşi Turu”mda,  İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun Şişli Cevahir Sahnesi 1’de seyrettim “ÖLÜLERİ GÖMÜN” adlı oyunu. Yazan Irwin Shaw. Türkçeye çeviren Coşkun Büktel. Oyunu yöneten ise Şakir Gürzumar. Oynayanlardan bazıları: Musa Uzunlar, Civan Canova, Salih Dündar Müftüoğlu, Ömer Hüsnü Turat, Ali Fuat Çimen, Cengiz Daner, Ali Ersin Yenar, Erdal Bilingen... gibi. Oyun, dünyada devamlı sürüp giden savaşların birindeki bir cephe görüntüsü ve gürültüsüyle başlıyor. Cephede ölen 6 asker arkadaşları tarafından gömülürler. Rahip mezarların başında dua okur. Ancak ölü askerler bir anda mezarlarından çıkarlar ve gömülmeyi reddederler. Araya generaller girer; yine de ikna olmaz askerler. Çare olarak ölen askerlerin ailelerinden yardım istenir. Gelen anne-baba, kardeş, eş ve sevgililer de ölen askerleri gömülmeleri konusunda başarılı olamazlar. Çünkü 6 asker de hayallerini gerçekleştiremeden savaşa zorlanmışlardır. Tekrar gömülmeye razı değildirler. Konusuyla, sergilenişiyle ve oyuncularının başarılı yorumlarıyla güzel bir oyundu. Böyle savaş karşıtı oyunlar sık sık gündeme gelmeli.

 


 
“Bilindiği gibi, İstanbul’da yüzün üzerinde Alışveriş Merkezi (AVM) var.
Her birinde ünlü markalardan oluşan mağazaların yanısıra üç, beş, hatta on sinema salonlarıyla hizmet veriyor.
İlginçtir, yüz AVM’den sadece iki tanesinde Tiyatro salonu mevcuttur.
Bu tablo bize, Uluslararası Emperyal güçlerin tüketime dayalı dayatmasını göstermektedir.
Tiyatro izlemek, insanın yaratıcılık ve hayal gücünü geliştirdiği gibi, doğru düşünmeye ve doğru karar vermeye yardımcı olur.
Sinema, sanatın sekizinci dalı olarak kabül edilse de, ticari amaçlı bir sektör olduğunu da unutmamamız gerekir.
Bu bağlamda şunu söylemek gerekir ki, Emperyal güçler, toplumun yaratıcılık ve hayal gücünü yok etmeye çalışarak, daha az düşünmeye, daha çok tüketmeye yönlerdirdiği bir gerçektır.
Bu akşam, bir Alışveriş Merkezinde İstanbul Devlet Tiyatrosu Sahnesindeki, İrwin Shaw’ın yazmış olduğu "Ölüleri Gömün" adlı eserini seyretmek için gittiğimde sevindirici bir olayla karşılaştım.
Oyuna müthiş bir ilgi olduğunu gördüm. Hafta ortası olduğu halde Tiyatroya olan ilgi karşısında heyecanlandım, sevindim.
Bilet bulmak şöyle dursun, salon merdivenlerinde oturarak oyunu seyretmeye bile imkan olamayacak kadar izdiham vardı.
İlgi duyduğum oyunun özeti şöyle; "Dünyanın her tarafında sürüp giden savaşların birinde vurulan askerler mezarlarından kalkmış olsalar ve savaşı durdurmaya kalksalar neler olur?.. Ordu, hükümet, silah tüccarları, politikacılar, iş adamları, din adamları nasıl tepki verir?.. Ya kocalarını, sevgililerini, babalarını ve oğullarını kaybedenler?.. Gerçekten savaşsız bir dünyayı istiyor muyuz?"...
İzlemeyi çok istediğim bu oyunu bu akşam izleyemediğim için üzüldüm fakat tiyatroya karşı olan yoğun ilgiden dolayı sevinerek salondan ayrıldım.”  Mehmet Önkibar / 23 Aralık 2011

 


 
Oyundan sonra Civan Canova ve Musa Uzunlar ile söyleşi yaptım. Civan Canova söyleşim arşivimde, dileyen okuyabilir.

Musa Uzunlar, televizyon dizisi Kurtlar Vadisi’ndeki Büyük İskender rolüyle daha çok tanındı.

1959 Antalya doğumlu Musa Uzunlar, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nden 1983 yılında mezun olmuş ve Devlet Tiyatroları’nda başlamış oynamaya.

Tiyatronun büyüsüne sınavda kapıldım...

‘70’li yılların sonlarıydı; Devlet Tiyatrosu’nda o dönemde bölgelerden alınacak öğrencilerle kendi bölgelerinin Devlet Tiyatrolarını kurma düşüncesi vardı. Bu bağlamda Antalya’da sınav açılmıştı. Bizler; 6-7 arkadaş, o sınava girmiş ve kazanmıştık. Tiyatro ile o sınava katıldığım sırada kendi parçalarımı çalışırken, kendimi, elimi, kolumu, ayağımı, duygularımı farklı bir şekilde farketmenin büyüsüyle birlikte oldum ve sınavı kazandım. Tiyatronun büyüsüyle ilk tanışmam yine bu parçalarla oldu. 1983 yılında da mezun oldum. O yıldan bu yana Devlet Tiyatrosu’ndayım.  
                                                                                                      
İlk sahne tecrübem...

İlk sahneye adım atışım da çok enteresandır: Konservatuarda okuyan öğrenciler zaman zaman Devlet Tiyatrosu’nun oyunlarında, yardımcı oyuncular bölümünde figüran olarak oynarlar. Ancak ben ilk bale de çıktım sahneye. Mızrak tutmuştuk elimizde; selamımızı verir çıkardık. Yani seyirciyle ilk tanışmam böyle olmuştu. Daha sonra yavaş yavaş Devlet Tiyatroları’nda yardımcı rollerde çıkmıştım sahneye. 1983 yılında Devlet Tiyatrosu’nda ilk oynadığım oyun Musahipzade Celal’in İstanbul Efendisi adlı oyunudur.


Güzel bir tesadüf...

Çok enteresandır: 1983 yılında ilk oynadığım oyunda, yine bugünkü seyrettiğiniz “Ölüleri Gömün” oyununda oynadığım oyuncu arkadaşlardan Civan Canova ve Dündar Müftüoğlu’da vardı.

İlk tv çalışmam..

İlk televizyonla tanışmam 1989 yılında “Geçmiş Bahar Mimozaları” ile oldu. Arkasından sırasıyla:

Bütün Kapılar Kapalıydı (1990), Süper Baba (1993), Ateş Dansı (1998), Nilgün (199), Hayal Kurma Oyunları (1999), Merdoğlu (2000), Yağmur Zamanı (2004), Kurtlar Vadisi Pusu (2007-2010) ve Fatmagül’ün Suçu Ne? (2010)...gibi. Sinema filmi Kurtlar
Vadisi Gladio...

Oynadığım oyunlardan örnekler...

Urfaust, Haydutlar, Efrasyab’ın Hikayeleri, Yaban, Ful Yaprakları, Kara Kaplı ve bugün seyrettiğiniz Ölüleri Gömün.

Anahtar Kelimeler:



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

Görüş Bildir