MAKALELER

Kurtarıcımız Neil Simon

2016.01.21 00:00
| | |
682

Sizce Nasıl?
Neil Simon’un, Çehovun kısa hikayelerinden oyunlaştırdığı “Sevgili Doktor” kim bilir Türkiye’de kaç kez sahnelenmiştir?

Düşünüyorum da Neil Simon olmasaydı biz ne yapardık? Birkaç dram, ardından bir Neil Simon. Eğlenmek için, gülmek için, bazen düşünmek için, bazen de kendimizle özdeşleşmek için, yönetmensek oyunu istediğimiz gibi şekillendirmek için, oyuncuysak abartmak için, kurtarıcımız Neil Simon.

Neil Simon’un, Çehovun kısa hikâyelerinden oyunlaştırdığı “Sevgili Doktor” kim bilir Türkiye’de kaç kez sahnelenmiştir? Liselilerin, üniversitelilerin, mahalle tiyatrolarının ve Devlet Tiyatrosunun başucu oyunudur “Sevgili Doktor”. Başrol tartışması yoktur,  roller eşit dağıtılır, oyuncu da seyirci eğlenir, günümüze çok güzel uyarlanır, kısacası herkes mutlu olur. 

Neil Simon oyunlarını eleştiriyor değilim. Eleştirim devlet tiyatrosunun yeni oyunlara yer vermemesine. Bir eleştirim de biz oyun yazarlarına. Bir grotesktir tutturmuşuz. Neden güncel olayları, kendi kültürümüz, kendi güldürü anlayışımızla harmanlayıp, biraz da yüreklere dokunacak şekilde, seyircinin tercih edeceği oyunlar yazmıyoruz ki.  Neil Simon’un oyunlarının ve filmlerinin hâlâ zevkle izlenmesinin başarısı buradan geliyor. 

Genelde, herkesin ilgisini çekebilecek, kadın erkek ilişkisini sorgulayan yazar, yorumu seyirciye bırakırken, Amerikan kültürünü de hafızalara yerleştirmeyi ihmal etmiyor. Neil Simon’un bu oyunları yetmişli yıllarda yazdığı düşünülürse, o yıllardan bu yana ülkemizde defalarca oynanıp,  hala güncelliğini korumasının sebebi nedir? 


İşte bu sorunun cevabını daha iyi verebilmek için yirmi yaşlarında iki yeğenimle, Neil Simon’un yine çok bilinen oyunlarından biri olan İkinci Bölüm’ü seyretmeye gittik. İstanbul Devlet Tiyatrosu, oyunu, Hidayet Erdinç’in rejisiyle, Ekimden beri Cevahir Tiyatro Salonu’nda seyirciyle buluşturuyor. 

İkinci Bölüm; Eşinden yeni boşanmış ve bir süre yeni bir ilişki düşünmeyen Jennie (Ayşen İnci) ile yeni kaybettiği karsına hala âşık olan George (Şahin Çelik) ve onları bir araya getirmek isteyen evliliklerinde problemleri olan Faye (Veda Yurtsever İpek) ile Leo (M. Lebib Gökhan)’nun, evlilikleri ve ilişkileri sorgulamalarını anlatıyor.

Oyunda beni en çok etkileyen Ayşen İnci oldu. Abartısız, sade, sakin, doğal oyunculuğu, onu gerçekten kendi evinde izliyormuşuz gibi bir duyguya sokuyor bizi. En son 2007 de Tek Kişilik Düet’de izlemiştim. Görüntüsünden hiç bir şey kaybetmediği gibi sesinin o tatlı tınısı hâlâ kulaklara ezgi gibi geliyor. Oyunun bir diğer göze çarpan oyuncusu, Veda Yurtsever İpek’ti. Fiziğiyle, bakışlarıyla, mimiği ve hareketliliği ile rolünün hakkını veren usta bir oyuncu. Aynı şeyi diğer oyuncular için söyleyemeyeceğim. Şahin Çelik’in abartılı jestleri, Ayşen İnciyle olan sahnelerinde onu çok yapay bıraktı. Yer yer repliğini unutması oyunculuğunu durağan bir hale getirdi. Gereksiz esler, oyundan kopmamıza neden oldu. Muhtemelen oyunun ilk günlerinde böyle değildi. Genç oyuncu M.Lebib Gökhan’a gelince; fiziği ve sesi sahneyi doldurdu ancak mimikleri ve tepkileri çok zayıftı. Normalde de mimiğini pek kullanmayan biri olduğunu düşünüyorum. Bu da rolünü çözümlememizi engelledi. Sırtını sahneye dönerek yaptığı dans en çok alkış alan sahne oldu. Sanırım rejisör de, oyuncunun yüzünü sahneye dönerek aynı etkiyi bırakmayacağını düşündü.
 
 Simultane sahne, oyunun bütün geçişlerini çözümlemişti ancak, ışık iki ayrı evi belirginleştirmek için yeterli gelmedi. İki evin ortası karartılabilirdi. Dekor gerçek ve detaylı olunca, ışıktan beklediğimiz bu ayrım inandırıcılığı güçlendirirdi. Kostümler rollere göre uygun, söylediğim gibi, dekor George’un evinde yazar olan kimliğine hizmet edercesine ayrıntılı düşünülmüş, Jannie’nin evi ise oyuncu kimliğine uygun, sade ve sıcaktı. Küçük bir ayrıntı; en önde oturduğum için George’nin evinin arkada ki çalışma masası, önde yer alan koltuklar yüzünden görünmüyordu. 

Tiyatroya genelde, mesleği tiyatro olmayan birileriyle giderim. Çünkü onların oyundan sonra yaptıkları ilk yorumu, çok doğru bulurum. Bu oyuna da iki yeğenimle gittiğimi belirtmiştim. Oyun biter bitmez birinin yorumu; müzikle ilgiliydi. Passenger’in Lets Go şarkısının oyuna çok uyduğunu söyleyen yeğenim, süper İngilizcesiyle çeviri yapmış, şarkının nakaratı olan “Ve onu sevdiğini, yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın” dizesiyle  George ile Jannie’nin final sahnesiyle ilintisini kurmuştu. Dramaturji açısından değerlendirince, bu düşünceyle mi hareket edildi bilmiyorum ama bazı seyircilerden ayrıntıların kaçmadığını bilmemiz gerekir.
 
Diğer yeğenimin yorumunu merak ediyorsanız, o da bir ayrıntıyla ilgiliydi. Jannie’nin George’ye bağırdığı sahnede boyun damarlarının çıktığını ve ne kadar inandırıcı olduğu söyledi. Bu oyunda doğallık önemliydi. Çünkü oyunun konusu çok gerçek, herkesin başından geçen olaylar konu ediliyordu. Mutlu bir evlilikte eşini kaybetmenin bunalımı, yeni bir evliliğe ısınmanın zorlukları, aşkta umudunu kesip hiç ummadığı bir anda tekrar bulmanın sevinci, uzun süren ilişkilerde heyecan arayışı gibi her ilişkide olan sorunlar, rejisör Hidayet Erdinç’in yorumuyla, bazen kahkahalarla güldürdü, bazen de kendi ilişkimizi sorgulamamızı sağladı. 

Kısacası bu oyunu, sezon bitmeden izleyin. Hiç bir şey için olmasa bile, oyuncuların doğru Türkçeleri için izleyin. Devlet tiyatrosunda çalıştığım bir dönemde, her oyuna gelen bir seyircimize “Neden bütün oyunları defalarca izlediğini” sorduğumda “Bedava diksiyon kursu alıyorum” demişti. Artık tiyatrodan başka hiç bir yerde bulamayacağınız doğru Türkçe’yi Ayşen İnci, Şahin Çelik, Veda Yurtsever İpek, M. Lebib Gökhan gibi sesleriyle konuşmalarıyla örnek olan sanatçılarımızdan zevkle dinleyebilirsiniz. 

Oyunda emeği geçen herkesi kutluyor ve son söz olarak, zamanın ne kadar kıymetli olduğunu anlatan, oyundan geçen bir replikle bitirmek istiyorum. “Keşke nafaka olarak kaybolan yılları verseler.”  Hoşça kalın… Tiyatronun gülen ve ağlayan yüzünden eksik kalmayın. 

Anahtar Kelimeler: istdt, ikinci bölüm



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

Görüş Bildir