Kişiler: Sumru Yavrucuk


|
0
|
240




Kariyer Bilgisi

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı - Sahne Sanatları Bölümü




Ödüller

Tiyatro Tiyatro Dergisi Ödülleri - 2013

En İyi Kadın Oyuncu Ödülü: Sumru Yavrucuk, Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi

17. Afife Tiyatro Ödülleri - 2013 

Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu Sumru Yavrucuk - Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi - Altıdan Sonra Yapım

8. Afife Tiyatro Ödülleri - 2004

Yılın En Başarılı Müzikal ya da Komedi Kadın Oyuncusu Adayı Sumru Yavrucuk (Fay Hattı - Dostlar Tiyatrosu)

5. Afife Tiyatro Ödülleri - 2001 

Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu Sumru Yavrucuk (Leenane'in Güzellik Kraliçesi - İstanbul Devlet Tiyatrosu)

1. Yeni Tiyatro Dergisi Emek ve Başarı Ödülleri verildi.

Yılın Kadın Oyuncusu: Sumru Yavrucuk – Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi – Altıdan Sonra Tiyatro

Savaş Dinçel Ödülleri 11 Yaşında

Merhum Savaş Dinçel’in 76. doğum günü de kutlandı. Yunus Emre Gümüş, Yıldıray Şahinler, Sumru Yavrucuk ve Bahtiyar Engin’in ödüle layık görüldüğü gecede Şevket Çoruh da, usta oyuncu Meral Çetinkaya’ya Baba Sahne tarafından verilen “En İyi Seyirci” ödülünü takdim etti.


En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görülen Sumru Yavrucuk oyunu nedeniyle geceye katılamazken, Yavrucuk adına ödülünü, Günay Karacaoğlu, Erkan Can’ın elinden aldı. Bahtiyar Engin’e ise En İyi Erkek Oyuncu ödülünü Tilbe Saran verdi. Oyununu tamamlayan Sumru Yavrucuk da, ödül töreninin ardından Baba Sahne’deki kutlamaya katıldı.



Eleştirmen Notları

Leenane'in Güzellik Kraliçesi  - İstanbul Devlet Tiyatrosu

Annesi ile yaşadığı taşra kasabasında, birçok şeyden yoksun bir hayat süren Maureen (Sumru Yavrucuk) yaşamın tek düzeliği karşısında, hayallerine sığınır... 

Sumru Yavrucuk, ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu oyunun başından sonuna kadar, rolün gerekliliklerinden kopmadan ortaya seriyor ve sahnede devleşiyor...

Hakkı Ergök’ün tecrübeli oyunculuğu ile hayat verdiği karakter; özellikle Sumru Yavrucuk ile olan sahnelerdeki uyumuyla, tiyatroda partner olabilmenin yaratabileceği sinerjiyi göstermesi açısından harika bir örnek. 

Rüçhan Çalışkur, Sumru Yavrucuk ve Hakkı Ergök gibi ustaları buluşturan oyuna, Yurdaer Okur’un yerine genç kuşaktan Serdar Yeğin eklenmiş. Serkan Fırtına

http://tiyatronline.com/leenane-in-guzellik-kralicesi--9408

Leenane'in Güzellik Kraliçesi  - İstanbul Devlet Tiyatrosu

Sumru Yavrucuk denilen bir fenomen 

Sumru Yavrucuk’u izlerken, bu kere de; “Oyuncunun yaratıcı hali nedir, ne anlama gelir” diye sormak gereğini duydum. Hiç mi hiç şaşırmadan yedi yıl önce olduğu gibi aynen yanıtladım: “Oyuncunun yaratıcı hali, beklenen bir uyarıcıya tepkisi, beklenmeyen bir uyarıcıya olan tepkisi gibi kendiliğinden ve doğru olduğu zamanki halidir.” 

“Leenane”in Güzellik Kraliçesi”ni görün. Görün ve Sumru Yavrucuk’u izlerken, yaptığım bu tanımı lütfen aklınızdan çıkarmayın. Aklınızdan çıkarmayın ki, oyuncunun yaratıcı çalışmasının, tam bir tepki özgürlüğünü nasıl kapsadığını rahatça anlayın. 

Kimler ayakta alkışlanır? 
Evet… Israr ediyorum, bu oyunu daha görmediyseniz (Ocak ayı içinde AKM Aziz Nesin Sahnesi’nde) mutlaka görün. Bu oyunu özellikle Sumru Yavrucuk için görün. Görün ve vücudunu en ince ayrıntısına dek, canlandırdığı karakterin nasıl bir parçası haline getirdiğine siz de benim gibi şaşırıp kalın. Oyuncunun oyundaki deviniminde ellerini, sırtını, ayaklarını nasıl olup da sözlü anlatımdan daha verimli ve etkili hale getirdiğini görün… Üstün Akmen 

http://tiyatronline.com/leenane-in-guzellik-kralicesi_-istanbul-devlet-tiyatrosu-7123

Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi - Altıdan Sonra Tiyatro 

Sumru Yavrucuk Resitali: Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi 

SUMRU YAVRUCUK’UN YÖNETMENLİĞİ
Devlet Tiyatrosu’nda 30. yılını kutlayan Sumru Yavrucuk (1961), yazarının: “Bu oyun insanlığımızın trans bir kadınla imtihanıdır” dediği sert mi sert metni almış, malzemelerini hazırlamış, dağarcığındakileri birbirine katmış, sonra yoğurmuş da yoğurmuş. 

SUMRU YAVRUCUK ADINDA BİR “FENOMEN”
Tiyatro izleyicisinin uzun zamandır televizyon dizilerinden bir nebze özlem giderdiği Sumru Yavrucuk’a gelince: Yavrucuk, “Umut” karakterine fevkalade incelikle yaklaşmış, hatta bir anlamda (sahne hasretiyle olsa gerek) kendini role adamış. Esasında, üstbilinciyle bir çeşit etkileşim oluşturabilmek amacıyla bir avuç dolusu düşünce almayı ve o düşünceleri bilinçaltı torbasına atmayı bilen, beceren enderlerden biri değil mi Sumru Yavrucuk? Üstbilincinin besinini, yaratıcılığının esas malzemesi olarak işte o “bir avuç düşünce” içinde damıtmış. “Bir avuç düşünce”sini bilgiden, deneyimden, zaman içinde depoladığı bütün malzemelerden yaratmış. “Umut” karakteri için yaptığı çalışmasında hiç kuşkum yok ki, canlı tutkuların doğmasını ve büyümesini, içinde uyumakta olan esin yeteneğinin dışa taşmasını amaçlamış.

TRANSSEKSÜEL VÜCUT DİLİ
S
umru Yavrucuk, diğer yandan oyununu doğaçlamalarla da beslemiş. Seyirciyle atışmalar yarattığında karakterin gerçekliğine daha bir gerçeklik getirmiş. Fizyolojik olarak var olan dişiliğini bir erkeğe yerleştirmiş, sonra bu erkeğin üstüne kadını bina etmiş. Bunu yaparken sahnede transseksüel betimlemesi yapmaktan titizlikle çekinmiş. Karaktere sahnede can üflerken, vücudunu en ince ayrıntısına kadar transseksüel Umut’un parçası halinde biçimlendirmiş. 

Sonuç olarak: Sumru Yavrucuk, İlyas Odman’ın yardımıyla edindiği transseksüel vücut dilini oyun süresince mükemmel sergilemekte. 

Ellerini, sırtını, ayaklarını neredeyse sözlü anlatımdan (bu kere de) daha verimli ve etkili hale getirmekte… 

Sumru Yavrucuk bu! 

Elli dakikalık iyi bir tiyatro metni, sayesinde “üstün oyunculuk” resitali haline gelmekte.

http://tiyatronline.com/kimsenin-olmedigi-bir-gunun-ertesiydi_-altidan-sonra-tiyatro-7058 

Leenane' in Güzellik Kraliçesi - Hasan Özkaya Prodüksiyon

Sumru Yavrucuk gibi insanı büyüleyen karakter oyuncusunun Maureen ile zirve yapan rol analizi, özellikle son bölümde insanın gözündeki yaşların sebebi oluyor.

Ben Sumru Yavrucuk’ un oyunculuk ruhuna aşığım. Tartışmasız Türkiye’nin en iyi kadın oyuncusu kendisi! Yaşam Kaya

http://tiyatronline.com/leenane-in-guzellik-kralicesi_-hasan-ozkaya-produksiyon--6516

Shirley Valentine - Tebdil-i Mekan Prodüksiyon Tiyatrosu

 Tebdil-i Mekân Prodüksiyon Tiyatrosu’ nun çalışmalarıyla Sumru Yavrucuk’ un tiyatroda hayat verdiği ‘Shirley’, tiyatrodan sinemaya aktarılan çarpıcı metinlerden birisi. Russell 1986 yılında kaleme aldığı konuyu tiyatro sahneleri için yazmış, ama kadının yalnızlığına dair yakaladığı evrensellikle sinema yönetmenlerinin dikkatlerini çekmişti. Evren Ercan’ ın çevirisinde izleyeninin karşısına geçen oyun, Sumru Yavrucuk’ un muhteşem ‘karakter oyuncusu’ özelliği ve yönetimsel başarısıyla ilk gösterimlerden itibaren sahnelerde fırtınalar estirmeye başladı. 

Oyunun yazarı Willy Russell ‘Shirley’ i Yunan adalarına tatil gönderirken, Evren Ercan çevirisinde konuyu Bodrum’da sonlandırmış. Sahnede 1989 yılında yazılan metni modern dünyaya uyarlama söz konusu. Mesela cep telefonlarının kullanımı, günümüz kadın profilinin alışveriş tutkusu, güncel olayların isimlerle konuda yer alması yerinde bir karar. Yönetmen Sumru Yavrucuk oyunu sahneleme aşamasında Yunan adaları yerine Bodrum’u tercih edip, ‘Shirley’ ile tipik Türk erkeği Adem’i buluşturması komediyi zirveye çıkarıyor. Zaten yazının girişinde söylediğimiz gibi ‘Shirley’ oyunda çok yönlü metafor. Siz hangi kültürdeki kadını anlatacaksınız olayları o ülkenin şartlarına göre yorumlayabilirsiniz. Yönetmenin bunu tercih etmiş olması gösterinin kalitesini kat be kat arttırmış. 

Sumru Yavrucuk, Sahnedeki tek karakter  ‘Shirley Valentine’i öylesine muhteşem canlandırıyor ki, insan olaylara bakarken konudaki her duyguyu rahatlıkla yakalayabiliyor. Yalnız, çaresiz, mutsuz bir kadını komediyle anlatmak, seyirciyi güldürdüğünüz noktada derin düşüncelere sokmak herkesin yapabileceği bir iş değil. İki perde boyunca temposundan ödün vermeyen oyuncu var karşımızda. Gösteride dikkat edilmesi gereken nokta, usta oyuncunun tek başına bütün karakterleri yüksek temponun içinde canlandırması. Bana kalırsa 2015-2016 tiyatro sezonunda Sumru Yavrucuk’ un bu performansı çok konuşulacak. Oyunun üçüncü gösterimine denk gelmeme rağmen, sanki defalarca kez oynanmış gibi olaylar boyunca hiç hata yapmayan tek kişilik dev kadroyu sahnede izledik. Oyunu yönetip oynamak zor uğraştır, çünkü ne kadar çok projenin içinde yer alırsanız o denli hatalarınızı göremezsiniz. Sumru Yavrucuk’ un hem yönetmen hem de oyuncu olarak ortaya koyduğu yenilikçi yaklaşım ‘Shirley’i sezonun dikkat çekici gösterilerden birisine dönüştürüyor. Yaşam Kaya

http://tiyatronline.com/shirley-valentine_-tebdil-i-mekan-produksiyon-tiyatrosu-3354

Sumru Yavrucuk ve Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi

Sumru Yavrucuk’un hayat verdiği Umut’un çok acı bir hikayesi var. Sonuç olarak, Umut’un da dediği gibi, “hiç kimse isteyerek orospuluk yapmaz.” 
Bir transseksüel en çok “ne zaman ve nasıl bir cinayete kurban gideceğim?” sorusuyla yaşar. Bir transseksüelin ölmediği bir gün, “özel bir gündür”. Bu nedenle “kimsenin ölmediği bir gün” özel ve önemli bir gündür. Çünkü transseksüel ölmeden bir gün daha yaşayabilmeyi başarmıştır ! 

Sumru Yavrucuk, havalı peruğu, takma dişleri ve hafif botokslu görünümü, abartılı makyajıyla olağanüstü bir karakter çiziyor. Sahici biri oluyor. Bizi Umut olduğuna inandırıyor. Üstelik bir kadın olarak, sahnede bir erkeği hem de üzerine tekrar kadın kimliği giydirilen bir erkeği taklitçiliğe düşmeden sahici bir şekilde canlandırıyor. Üzerinde taşıdığı karakterleri katman katman birbirine karıştırmadan ustalıkla ayırarak ve yeniden tek tek üst üste yapılandırarak başarıyla oynuyor. Bu karakterler tıpkı Rusların Matruşka bebekleri gibi iç içe geçmiş olarak sırası geldiğinde ustalıkla ortaya çıkıyor ve bir sonraki sahnede yerini diğer karaktere bırakıyor. 

Sumru Yavrucuk kontrollü oyunculuğuyla oyunu çok hassas dengeler üzerine kuruyor. Bunu yaparken sesini ve beden dilini çok güzel kullanıyor. 
 
Sumru Yavrucuk oyuna çok emek vermiş. Özellikle transseksüellerin vücut dilini İlyas Odaman’dan öğrenmiş. Konuşma tarzını, Lubunya Dilini, sesini onların kullandığı gibi kullanmayı, tavırları, duruşları çok çalışmış. Öğrendiklerini içselleştirerek bundan sahici bir karakter yaratmayı başarmış. Oyun argo dili ve ağır içeriği nedeniyle ancak 16 yaş üzerindeki izleyiciye hitap ediyor. Yani büyüklere masallar tadında geçiyor her şey. Sert, sivri uçlu masallar bunlar. Dinleyenlerin canını yakıyor. Öyle de olması lazım. Çünkü bunlar sıradan bir insan için çok sert hikayeler. Oyunu Ebru Nihan Celkan kaleme almış. Umut karakterini sahnede Sumru Yavrucuk canlandırıyor. Sumru Yavrucuk aynı zamanda bu tek kişilik oyunun yönetmenliğini de yapıyor. Sanatçı çok ağır bir işin altına girmiş. İşi iki defa daha zor ama alnının akıyla her ikisinin de üstesinden geliyor. Oyunun dramaturgluğunu Onur Coşkun ile birlikte kotarmışlar. Mekan tasarımında Başak Özdoğan’ın imzası var. Oyunun ışık tasarımı İsmail Sağır’a, müzikleri ise Berrak Artemiz’e  ait. Oyunun fotoğraflarını James Hughes çekmiş.    

Oyunun sonunda, Sumru Yavrucuk yüzündeki o ağır makyajı temizlerken üzerine yapışan karakteri de makyajıyla birlikte silip atıyor. Ruh değiştiriyor. O koyu makyajın altından tertemiz yüzüyle tanıyıp sevdiğimiz müthiş oyuncu Sumru Yavrucuk çıkıyor. O an salonda bütün duyguların tavan yaptığı andır. Bu sadece sıradan bir tiyatro oyunu değil aynı zamanda bir sosyal sorumluluk projesi. Sanatçı oyun boyunca sadece yolunu kaybetmiş, acı çeken bir insanın öyküsünü anlatmaz. Aynı toplumda yaşadığımız halde yok saydığımız insanların dünyasına bakarak seyircide bir “farkındalık” yaratmaya çalışır.  Bu sadece bir oyunculuk değil bir insanlık dersi olduğu için de iki defa daha kıymetli. Eğer oyundan çıktıktan sonra bir süre kendinize gelemiyorsanız, ne mutlu size. Farkındalığı olan insanların dünyasına hoş geldiniz.

Seval Deniz Karahaliloğlu

http://tiyatronline.com/sumru-yavrucuk-ve-kimsenin-olmedigi-bir-gunun-ertesiydi-2775




Yorum

0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.


TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir