MAKALELER

Kırkından Sonra - Van Devlet Tiyatrosu

2006.12.14 00:00
| | |
3317

Sizce Nasıl?
Sürekli gidilen doktor muayenehanelerinin birinde çocuklarıyla beraber karşılaşırlar.



 

 

    KADINLAR ANLAŞILMAK İÇİN DEĞİL,SEVİLMEK İÇİN YARATILMIŞ.(!) - KIRKINDAN SONRA -VAN DEVLET TİYATROSU.

    Alfonso Paso’nun güldüren komedisi
   
    Sürekli gidilen doktor muayenehanelerinin birinde çocuklarıyla beraber karşılaşırlar. Bu karşılaşma yaşama sevinci olmayan yaşlılar ile hayatı iş olarak gören gençler için yeni, sihirli bir dünyanın kapılarını aralar. AŞK
 
   Oyunu bu sefer dekor anlatımıyla başlayalım.Perdeler kapalı.. önde ; ortada bir koltuk yanlarda masa ve sehpalardan oluşan bir görünümle başlıyor oyun.Işıklar açık olmasına rağmen ; sahne önünde duran küçük aksesuarlara nokta ışık kullanılmasının nedenini kavrayamadım.
 
   Oyun Alfonso Paso’nun kaleme almış olduğu, çevirisini Hale Kuntay imzalı ‘’Kırkından sonra’’ adlı oyun sahnede kullanılan isimler dışında her şeyiyle Türk olan bir oyun,Kullanılan cümleler,Benzetmeler vs.
 
   Alfonso Paso adlı yazar diğer yazarlara nazaran, farklı bir yaklaşım kullanarak tezatlıkla seyircinin/okuyucunun dikkatini çekmiştir. Bilinç altına yerleştirilmiş aşk betimi genelde gençler için kullanılmış,Büyükler buna devam eden konularla karakterini tamamlaması yerine,Tam tersi olarak bu sefer yaşlılar aşkı yaşayan, fakat çocuklarının buna karşı çıkmalarıyla anlatılan eğlenceli bir oyun sunuşunu anlatmış bu oyunda …
 
   İlk sahne Kızı /Manuella (Eda Aydınlı) ile annesi / İsabella (Deniz Keyf) arasında bir atışmayla başlıyor. Annesi bir hastalık hastası olan ve kızının ilgisizliğinden yakındığı için bir muayenehane de geçen bir sahneye tanık olur. Bu sahnede Manuella sanırım tedirgin olduğu için ellerini fazla kullandı. Bu atışmalara çok geçmeden oğlu /Ricardo (Murat Özben) ve babası /Kano (Süleyman Atanısev) sahneye girerek ortak olurlar.Çok geçmeden birbirileriyle uyum sağlayan bu dörtlü oyun sonuna kadar hiçbir arada konuşamazlar. Dikkat edilirse hep ikili diyaloglar mevcuttur. Tâki oyun sonundaki düğün sahnesine kadar.
 
   Bu muayenehane de babasını ve annesini doktora getirmesiyle başlar hikaye .. kısa sürede bir bileriyle ortak özelliklerini keşfeden gençlerin sahneden ayrılmalarıyla yaşlılar (kırkından sonrakiler) sahnede kalır.hastalıklarından söz etmeleriyle başlar ikili ilişkiler. Ve zamanla dönüşen bir aşkın hikayesine tanık oluruz.
 
   Yazımın başında da belirttiğim gibi, yabancı oyunda Türk motifleri fazlasıyla kullanılmış.Ah bir zengin olsam müziği,ilerde sözü geçen 3 vakte kadar vs. sözlerde yer Yaşlıların sahnede ‘’abartılı’’ şekilde hastalıklarını anlatmaları bunu pandomimleriyle süslemeleri sanırım oyunu neşeli kılan öğelerden.
 
   Her zaman görmeye alışık olduğumuz ,Sahnede oyuncular oyunu oynarken ,bir seyircinin kalkıp alkışlamasıyla,diğer seyircilerinde katılmasıyla alkışlanır. Yalnız bu sefer öyle olmadı,seyirci alkışına destek bulamadığı gibi,sürdürmesi oyuncuyu ve ışıktakini istemese de engelledi.ve ışığın geç girmesine neden oldu.
 
   Nihayet merak ettiğim; perdenin arkasında ne var düşüncesiyle çırpındığım dakikalarda ; muayenehane için kullanılan perde kalkar ve arkasında bir ev görürüz.Son zamanlarda farklı dekor anlayışları,göze çok hoş gelmekte ,farklı tarz kullanmaları,seyircinin motivasyonunu bozmadan oyuna adapte olmasını sağlamakta. Hazır dekor konusuna girmişken,dekor değişimlerinde Doktor (Cem Zeynel kılıç) oyunda bir anlatıcı gibi ,gelecek konulardan haberdar etmesi,dekor değişimini sağlarken,göze batmasını engelleyen bir anlayış getirmiş.
 
   Aşk ,Ey aşk nelere kadirsin... Aşkın tedavi ettiği Bay Kano ve İsabella’nın o hastalığından kurtulmalarını net bir şekilde görürüz. Gençleşen bir kırkından sonrakiler vardır.Yalnız kanonun bu ev dekorunda birkaç ayrıntıyı da şöyle söylemem gerekirse ; Oyun başında gençlerin birbirilerine verilen telefon numaraları 4 hane olmasına rağmen , Rikardo’nun 7 hane çevirmesi ve 1970 li oyunda lüks bir telefon kullanması gözlerden kaçmadı.Buna ek olarak kırılacak eşyaları temizlemede kullanılan el süpürgesi de o zamanlara ait olmayacak kadar lüks..
 
   Bay kanonun ev sahnesinde ayağındaki alaaddinin ayakkabısını andıran; üst uçlarının kırmızı olması ilginç geldi bana . kendi evinde olduğu için terlik kullanılabilirdi. Yine bu sahnede sehpa lambasının, ışıklar açık olmasına rağmen lambanın açık olması başta garipsememe rağmen,aşk dolu dakikalarda Bay kanonun üzerine kırmızı bir tül atarak kırmızı bir ışık yansıtması güzel bir sunuşu,Işık tasarımcısı ve yönetmenin güzel bir paslaşması olmuş.Yalnız içki sahnesinde kadehler doldurulduktan sonra o sehpayı neden önlerine aldılar. Gereksiz buldum.
 
   Bu arada belirtmem gereken ;oyuncuların birbirlerini karakter olarak iyi tamamlaması,Biri çapkınken,diğeri bu tür şeylerden bihaber olması ..biri kendi dünyasına çabalarken diğerinin sınır tanımayarak aşkın yaşının olmadığını gösteren karakterlerin iyi çizilerek, yerine iyi oturması ve canlandırmadaki performansını da ortaya koyuyor.
 
   Oyunda birde ‘’Görünmeyen oyuncu’’ olarak tabir ettiğim bir karakter vardı. Hizmetçi rolünü başarılı oynanmış.
 
   Ve sonunda olan olur.Kendi içinde karmaşıklık yaşayan Kızı Manuella sonunda annesine karşı çıkmaktan vazgeçip,bu duyguyu yaşamak istediğine karar verir. Değişimler çok yerli yerinde ve göze hoş gelen bir anlatım. Oyun başında Bay Kanonun evinde Saat yerinde duran aksesuar sonradan tabloya dönüşmüş neden bilemedim.Bu oyunda karakter değişimleri yaşayan oyuncular normalin dışında karakter değişiminde sonra .Çocukları razı gelmediği için bir birileriyle görüşmeleri yasaklandığından, eski karakterlerine (yaşlı,huysuz,ve rahatsız) geri dönmeleri sonunda telafisi olmayan bir yalan la (hamilelik yalanıyla) evlenmeye razı edilirken karakterlerin tekrar değişimi hiç ayrıntısız devam etmesi çok güzel sunuldu.
 
   Sonunda beklenen kaçınılmazdır. Aşk engel tanımaz,ve evlenirler. Yalnız bu sahnede,Işık,ve yönetmen ustalıkları harika. Oyun başında perde kullanılarak önünde oynamaları bu sefer Perdenin üzerine Kilise ışıklarını yansıtması göze çok hoş gelmiş. Harika bir anlayış.Müzikler tam anlamıyla yerli yerinde.
 
   Oyunu Kaynanalar dizisinden tanıdığımız hizmetçi rolüyle tanınan Defne yalnız yönetti.Geçen sene adana devlet tiyatrosu yapımı bir oyunda; çöpçü bir kadının iyiliklerini konu alan, adını şuan anımsayamadığım, bir oyun sergilemişlerdi.Yorumu tartışılmaz bir oyuncu ve yönetmen ,Yalnız bu oyunun eğer varsa cd sini izlemesi kanaatindeyim,küçük ayrıntılar var. Ama ben artık çok iyi oyunları olumsuz eleştirmek istemiyorum. Göze batmayan küçük hatalarında olabileceğinin normal olduğu düşüncesindeyim.
 
   Oyuncular çok iyi olmasıyla beraber ,seyircinin de oyunu izleyip aşık olmasına adeta imrendirir gibi, güzel bir anlatım tarzıyla, karakterlerini başarılı yansıtmışlar.
 
   TEKNİK KADRO

   Yukarıda da yer yer sahneye göre değerlendirdiğim teknik kadro, genel anlamda üzerine düşenleri yapmışlar.Yalnız makyaj biraz daha kullanılabilir. Örneğin anne karakterindeki İsabbelayı canlandıran Deniz keyf tam bir yaşlı görünümüne sokulabilerek, aşık olduktan sonraki o gençlik değişimi pandomimlerin dışında makyajıyla daha belirtilebilirdi.
 
   Bu sene Çok fazla yorumunu gördüğüm ve her zaman takdir ettiğim dekorda; usta sanatçı Sertel Çetiner’le çalışılmış .İyi düşünülmüş.Gerek Ankara DT yapımı olan Uçurtmanın kuyruğu adlı oyun olsun, gerek bu oyun gerçektende Türkiye’nin sayılı dekoristlerinden biri. Bu oyunda da çok başarılı.
 
   Kostümde klasik tasarımlarıyla ön planda tutulan sayın Medine Yavuz’da çok iyi. Rikardo karakterinde ve Manuella karakterinde saygınlığa saygınlık katan gözlük ve takım elbiselerle çok başarılı,Kanonun geceliğini sempatik buldum. Gençleşmesini sağlayan renkler kullanmış.
 
   Işıktaki İlhan Orhon özellikle Sehpa üzerindeki lambaya Kanonun kırmızı bir tül atarak romantik bir havaya sokması çok iyi.. en belirgin özelliklerinden biride Perdeye yansıttığı kilise ışıkları,çok başarılı ve iyi düşünülmüş klasikleşmiş tarzların dışında bir yaklaşım.
 
   Sonuç itibariyle bu oyunda sahne önünde ve arkasında olan ,Bu oyunda emeği geçen başta yönetmen olmak üzere herkesi kutlarım. Çok başarılı bir yapım, Aşkı tanımayanlara Aşk işte budur be ..diye anlatan ve seyircinin düşünmeden kabul edeceği bir izlenim .. Bu oyunu kaçırmamanız dileğiyle…
 

 
İhsan ATA
ihhsan@hotmail.com

Anahtar Kelimeler: kırkından sonra, van devlet tiyatrosu, vandt



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir