MAKALELER

Kara Sohbet - Tiyatro Duru

2010.02.23 00:00
| | |
2272

Sizce Nasıl?
Zihinsel süreçlerde içsel olarak tutulan iki önemli öge vardır: Soru, sorgu...

    Dısasıyasyon
 
    Zihinsel süreçlerde içsel olarak tutulan iki önemli öge vardır: Soru, sorgu. Yaşadığımız iki mühim konun birini uzun belleğe attığımızı öngörelim. Diğeri kısa süreli bellekte kalakalsın. Hatırlamak istemediğimiz duygularımızı da bastıralım. Zaman çok yönlü geçse de bir gün gelecektir, hatırlamak istemediğimiz her konu yanı başımızda belirecektir. Yani hayat otomatik olarak bilincimizi kontrol edecektir. Tiyatro Duru'da “Kara Sohbet” te içsel hayatın acımasızlığını farklı bir dille ortaya koymuş.
 
    İnsanlar kendi sorgulamalarından kaçarak aslında bir nevi hayal ötesi, kendi görmek istedikleri dünyada yaşamaya başlarlar. Psikolojik olarak bir derelızasyondur. Sanki yaşam gördüğümüz gözlerin bize hediyesidir. Çevremizde yaşanan “tecavüz, hırsızlık, ölüm…vs” gibi olaylar hiç yoktur. Bu olayları yaşayan insanlar yer yüzünde bizle aynı havayı solumamaktadır. Polyana mutluluğu içinde herkes yaşamaya mecburdur. Psikanalitik tedaviler şu gerçeği dile getiriyor: bizler görmek istediğimiz gibi yaşarız! 
 
    Amelıe NOTHOMB' ın içsel buhranları soru ve sorgulama kavramlarıyla dile getirdiği kitabı “Kara Sohbet” Sinem Yenel çevirisi ile tiyatro sahnesine aktarılmış. Yazarın “Dişi Şeytan” isimli kitabını okumuştum. “Kara Sohbet”i okuma fırsatı bulamadım; fakat sahnede izleyerek düşsel dünyamı epeyce bir zenginleştirdim. Anlatım tarzıyla Andre Gide'yi andıran yazar, bilinç altı tahlilinde bir usta. Yazar ilk kitaplarında çok ön plana çıkmamış olsa da “Kıran Kırana” kitabı ile Fransız Akademisi Roman Büyük Ödülünü almayı başarmıştır. Klasik Filoloji eğitimi alan yazarın insan bilincinden çok iyi anlaması; doğu-batı sentezini iyi özümsemiş olmasından kaynaklıdır. Çok yoğun ülke gezileri yapmıştır. Çok fazla ülkede yaşamıştır. Diplomat olan babasından aristokrat kültürü iyice benimsemiştir. Kim bilir, beklide bu seyahatlerinin birinde uçağını beklerken aklına gelmiştir “Kara Sohbet”
 
    Tiyatro Duru'nun kurucusu Değerli Emre KINAY'ın tiyatromuza armağını olan bu oyun, uzun süreçtir sahnelerde. Maddi kaygıdan uzak tiyatro yapıldığında, çok güzel metinleri sahnede görme fırsatını yakalıyoruz. 
 
    Oyun bir havaalanında geçiyor. Jerome Angust uçağının rötarlı kalkacağını öğrenince havaalanında oturup beklemeye başlar. Jerome Angust kitabını açıp okumaya başladığında gizemli bir yabancı yanına gelir. Texor Texer olduğunu söyleyen bu kişi Jerome Angust'a zorla yaşamını anlatır. Çokta çenesiz olan bu şahıs, yaşadığı iğrenç hayatıyla Jerome Angust'un kendisini sorgulamasına sebeb olur. Tecavüzler, cinayetler, histerik saplantılar ardı arkasına sıralandığında gerçek hayat bir anda gözler önüne gelir. Yaşanılan bu garip olay iki karakteri de beklenmedik bir sonun içine çekecektir. 
 
    Oyunun -yönemen-liğini Arzu Bigat Baril üstlenmiş. Çokta güzel bir reji ile işin içinden çıkmış. Her zaman dile getirdiğim diyalok önemini sahneye iyi taşımış. Aslında Amelıe NOTHOMB gerilim yazarı olmaktan çok uzak. Kullandığı dil seçtiği yaşam öyküleri realist gerçekliliği gösteriyor. Bu yazınsalın da önemi, görmek istemediğimiz yaşam öykülerinin beynimizi devamlı kurcalaması. Zaten aristokrat bir dille çokta fazla gerilim sağlayamazsınız. Yönetmen bu noktaları bilerek oyunu gerilim havasından uzak aktarmış. Buna gerilim demek yerine, gerçek hayat tiyatrosu, desek daha güzel olur. Oyunda iki karakter arasında geçen diyaloklarda sanki bir suçlu aranıyor devamlı. Buna anlam veremedim. Acaba -yazgı- kavramı ne derece bizim elimizde? Bu nokta izleyene aktarılamamış. 
 
    Oyunda kullanılan sinemografik teknikler beni epeyce şaşırttı. Sevinç Yıldız sinemayı tiyatronun içine sokarak iyi yaratım sağlamış. Ekranda sağlanan sinerji oyunla çok yönlü bütünleşiyor. Havaalanında bekleyen kişilerden biriyiz sanki. 
 
    Kostümlerde Dilara Endican'ın üstün zekası var. Çok yönlü düşünmüş her şeyi. Özellikle Arif Akkaya'nın üzerindeki takım elbise çok güzel. Emre Kınay'a sportiflik veren montun rengi parlamıyor. Arka fonda duran perdeyi gölgelemiyor. 
 
    Dekorun başarısı Ali Yenel ismiyle bütünleşmiş.Toyer-Kuklacı oyunda da bu başarıyı dile getirmiştim. Bir kere Sevgili Ali Yenel kendi özgün dünyasını koyuyor ortaya. Konuyu en az yönetmen kadar özümsüyor. Sahnedeki oturulan koltuklar oyunu açıyor. Boğuculuk yok! Zaten bir dekorist için asıl önemli olan noktada bu. Devlet Tiyatroları'nın dekorcularının Sevgili Ali Yenel'den öğreneceği çok durum var. Öyle yazılan oyun eleştirilerine alınmak, profesyonelliğin olmadığını gösterir. “Tartuffe” oyununun dekoristi bence bir model bulmalı kendisine. Bir de tek elden dekor yapma işinden vazgeçilmeli DT.
 
    Emre Kınay'ın oyunda canlandırdığı karakter Texor Texer, içinde yaşadığı duyguları bir çırpıda, patavatsızca dile getiren bir insan. Sevgili Emre Kınay rolünün hakkını fazlasıyla veriyor. Dışa dönük insanın realist gerçeklerini seyirciye başarıyla aktarıyor. Hızla gelişen diyaloklarda yaşamını başka insanın yaşamıyla bütünleştirmesi, sıraladığı ars olaylarındaki hızlılığı, karakterle olan bütünleşmesinin ne derece uygun olduğunu gösteriyor. 
 
    Arif Akkaya'yı fevkalede beğendim. Çatışmalar içinde kalan Jerome Angust karakterini izleyene mükemmel aktarıyor. Yazarın dil gücü çok olmasa da, Arif Akkaya'nın dil gücü harika. Karakterin devinimsel süreçlerinde kendisini koyuyor sahneye. Bu denli kaliteli bir oyuncuyu sahnede izlemekten büyük keyif aldım. Sevgili Arif Akkaya'yı sahnelerde daha fazla görmek isterim!
 
    Amelıe NOTHOMB' un bu eserini sahneye taşıyan ve aylardır perde diyen Tiyatro Duru'nun maddi kaygılardan uzak tiyatral anlayışı, bizlere iyi bir model olarak görünüyor. Sahnelerde devamlı kalması dileğiyle…

Anahtar Kelimeler: kara sohbet, duru tiyatro



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir