MAKALELER

Kafesten Bir Kuş Uçtu (Guguk Kuşu) - Kocaeli Şehir Tiyatrosu

2014.07.22 00:00
| | |
4660

Sizce Nasıl?
1962'de yazılan roman, 1975'te Milos Morman tarafından filme çekildi ve beş büyük Oscar ödülünün de sahibi oldu.

 

 

KİM DAHA KAÇIK?

 

KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ TİYATROLARI- GUGUK KUŞU

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Tiyatroları, Ken Kesey'in Guguk Kuşu adlı oyununu Yunus Emre Tandoğan yönetiminde sahneliyor. 

 

1962'de yazılan roman, 1975'te Milos Morman tarafından filme çekildi ve beş büyük Oscar ödülünün de sahibi oldu. (En iyi film, en iyi yönetmen, en iyi erkek oyuncu, en iyi kadın oyuncu, en iyi senaryo) 

 

Kitabın, Guguk Kuşu adı da oldukça manidar. Guguk kuşunun yumurtasını başka bir kuşun yuvasına bırakması gibi kahramanımızın kendisini akıl hastanesine bile isteye yatırması denk düşüyor.

 

Konu kısaca şöyle: Tutuklu olduğu çalışma kampından kurtulmak için deli taklidi yapan Randle McMurphy, akıl hastanesine gönderilir. Burada da kural dışı hareketleri ve arkadaşları ile olan ilişkileri ile dikkatleri üzerine çeker. Otorite simgesi hemşire Ratched, McMurphy'nin her hareketini izlemeye başlar.


 
Yönetmen Yunus Emre Bozdoğan, oyun metnine büyük oranda sadık kalmış diyebiliriz. Filmde dış mekan olarak kullanılan kısımlar haricinde oyun sahneye uygun bir hale getirilmiş. "İktidar partisine oy verdim, ben iki kez verdim." cümleleri ve "çoğulculuk" göndermeleriyle günceli yakalama uğraşlarını bunun dışında tutabiliriz.  

 

Kesey'nin özgürlük vurgusunu oyunun bütününe pek çok simgesiyle yerleştiriyor yönetmen. Anlatıcı Şefin bir makine olarak nitelediği sistem insanları istediği şekle getirebilen bir aygıttır. "Üç ayı bir saate sıkıştırılmış" (anlatıcı şefin dilinden) insanlar, bu aygıtın farkında olmasına rağmen onun boyunduruğu altına girerler. Eric Fromm'un deyişiyle "Geçmişin tehlikelerinden biri esir olmaktı, geleceğinki ise robot olmak". 

Egemen sistem tarafından sağlanan otorite "içeridekiler- dışarıdakiler" ayrımını ortaya çıkarır. Metinde "düzenin eline alamadığı" (anlatıcı şefin dilinden) McMurphy tarafından söylenen "Dışarıdakiler içeridekilerden daha kaçık" cümlesi var olan ayrımı açıkça ortaya koyuyor. Metinde dış dünya ile bağlantısı olan tek kişi de Mc Murphy'dir. Ziyaretine gelen hayat kadınlarını içerideki arkadaşlarıyla tanıştırır ve onların tekdüze yaşamlarındaki farklılığı sağlar. Böylece özgürlüğü tanıyan, karar alma gücünü elinde bulunduran hastalar iyileşme yönünde de adım atarlar. Bu durum otoritenin sarsılması demektir. Metafor olarak kullanılan Hemşire olaya müdahale eder ve başta McMurphy olmak üzere bütün hastaların sesi kısılır, isyan bastırılır. 

 

İki buçuk saati bulan oyunun ele avuca sığmaz karakteri McMurphy'yi canlandıran Barış Falay,  Jack Nicholson kadar olmasa da role çok yakışmış. Sahnede hasta olmayan tek kişi belki de. En rahat, en umarsız, en haylaz.

 

 

Fiziksel olarak Murphy'nin zıddı görünümündeki Şef Bromden karakteriyle Engin Benli, gerekenden fazlasını söylemiyor. Bununla birlikte simgesel de olsa oyunun bitiminde makineyi yerinden sökerek ataları gibi özgür olma düşüncesini ortaya koyuyor.

 

 

Diğer oyuncuların bütün oyun boyunca girdikleri hastalıklı rollerde ne ölçüde tutarlı olduklarını görmek inanılmazdı. Murphy ile uyumları öylesine güçlüydü ki oyunun gelişimiyle beraber küçük de olsa bir iyileşme sürecine girdiler, bunu da gözle görülür bir biçimde yansıtabildiler. Erdem Irmak ve Tekin Ezgütekin oyun bitimiyle iyileşmiş gibiydiler.

 

 

Oyunun müzikleri filmin de müziklerini yapan Jack Nitzsche'ye ait. Zaten bu dalda Oscar adaylığını almıştı. Işık kullanımı anlatıcı şefin vurgulandığı yerler dışında akıl hastanesinde olması gereken şekilde oldukça sade. 

Bu sadelik hemşire odası, televizyon ve sandalye kullanımıyla dekorlara da yansımış. Ancak simgesel olarak hastaların kullandığı sandalyeler asimetrik hazırlanmış. Bunun kontrastı da hastanenin duvarı olarak kullanılan ince, uzun sopalar. Dekor ve kostüm tasarımında Tayfun ve Funda Çebi iyi iş çıkarmışlar.

Sağlam dramaturjisi, hayran bırakan oyunculukları ve yalın sahne düzeniyle unutulmaz bir oyuna imza atmış Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Tiyatroları. Tebrikler.

KÜNYE:
Yazan: Ken Kesey
Yöneten: Yunus Emre Bozdoğan
Dekor Tasarımı: Tayfun Çebi
Kostüm Tasarımı: Funda Çebi Bozdoğan
Işık Tasarımı: Cafer Yiğiter
Rol Dağılımı: Barış Falay, Eylem Tanrıver Varlı, Engin Benli, Aydın Sigalı, Erdem Irmak, Tekin Ezgütekin, Cemal Aldıç, Taylan Ertuğrul, Nuri Karadeniz, Ozan Şahin, Utku Oğuz,
Işık Öztorun, Seçil Mutlu, Nurcan Tural, Senem Akman, Mehmet Beyazıt, Aytek Mete Elgün, Ferdi Yıldız, Volkan Dinç, Talha Kaya

 

Anahtar Kelimeler: kafesten bir kuş uçtu, guguk kuşu, kocaeli şehir tiyatrosu



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir