MAKALELER

Kadın Sığınağı - İstanbul Devlet Tiyatrosu

2009.11.25 00:00
| | |
3033

İstanbul Devlet Tiyatroları, Türkiye’ nin değerli tiyatro yazarlarından Tuncer Cücenoğlu’ nun Kadın Sığınağı adlı oyununu seyircilerine sunuyor...

    Kadına Şiddet Sorununa Aykırı Bir Bakış "Kadın Sığınağı"
 
    İstanbul Devlet Tiyatroları, Türkiye’ nin değerli tiyatro yazarlarından Tuncer Cücenoğlu’ nun Kadın Sığınağı adlı oyununu seyircilerine sunuyor. Birbirinden bağımsız kadınları aynı çatı altında bir araya getiren konu, günümüz dünya koşulları içerisinde kadının yaşadığı toplumsal sıkıntıları tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermiş. Kadın sorunsalı üzerine günümüzde değişik alanlarda yürütülen çalışmalar, sanatın tüm dallarına yansımış durumda. Kadın Sığınağı, kendi dertlerine çare bulmaktan yoksun kadın prototiplerinin psikolojik rahatlama süreci geçirdiği bir zamanı ele alıyor. Serpil Tamur’un yönettiği oyunda birbirinden iyi oyuncular sahnedeler.
 


    Oğlu ve gelini yüzünden devamlı şiddete maruz kalan bir kadın, eşinden tehdit alanlar, recm cezasına çarptırılmaktan korkan bir insan, anne baba kavgasının yarattığı trajediler, aldatmalar, töre cinayetinden kaçanlar… Bu sığınma evinde birbirinden bağımsız gibi görünen insanların tek ortak yanı var: kadın olmaları! Türkiye koşullarında kadın olmanın verdiği sıkıntıyı oyunun her karesinde hissediyorsunuz. Bu tarz öyküler bizlere hiçte yabancı değil. Gazetelerin üçüncü sayfa haberlerine dikkat ederseniz mutlaka şiddete maruz kalan bir kadınla karşılaşırsınız. Fakat toplumdaki ataerkil yapı, kadının üzerinde yoğunlaşan baskıları arka plana itiyor. Tuncer Cücenoğlu ataerkil yapıyı bir kalemde silerek insanlara dünyanın gerçek yüzünü göstermiş. Her kadının öyküsünde başka bir trajedi ortaya çıkarken bazı anlarda insanı derin düşüncelere sokan anlatılarla karşılaşıyoruz.


 
    Gösteride Defne Yalnız, Ayla Baki, Fatma Öney, Gamze Yapar Şendil, Melek Gökçer, Müge Arıcılar, Şule Gezgöç, Öykü Başar, Tuğçe Şartekin Karasu, Şenay Kösem, Hayat Olcay rol alan isimler. Kalabalık kadro çok sağlam oluşturulmuş. Yönetmen Serpil Tamur kadın oyuncu seçimlerini güzel yapmış, fakat oyun içinde birkaç ismin rollerinin değişmesi gerekli. Bazı küçük ayrıntılar dışında çokta hatası olmayan oyunun dikkat çeken önemli bir ayrıntısı da, oyuncu kadınların rollerini özümseyerek oynamaları. Ortada hisseden, seyirciye duyguları hissettiren oyuncular bulunuyor.


 
    Dudu Kadın (Defne Yalnız) sığınma evinin en yaşlı bireyi. Oğlu ve geliniyle yaşarken geliniyle anlaşmaz. Oğlu karısından taraftır. Bir gün geliniyle tartışırken gelini onu merdivenlerden iter ve hastanelik olur. Defne Yalnız, sığınma evinden ayrılmamakta inat eden karakterini yerinde oynamış. Fidan (Öykü Başar) babasına çok düşkündür ve babasının annesini aldatması hususunda devamlı annesini suçlar. Duygusaldır. Nedendir bilinmez ama içinde sakladığı duygusal çığlıklar çokta dışa çıkmaz. Öykü Başar grup içinde mükemmel performansı ile insanları büyülüyor. Özellikle kendisinden yaşça küçük birisine oynamak bir oyuncu için kolay olmasa gerek. İzmirli kadın rolünde Fatma Öney minibüs şoförü kocasından ayrılarak sığınma evine yerleşen karakterini o kadar güzel yorumlamış ki, oyunun ciddi biçimde çatışma yaratan öyküsünü burada görüyoruz. Başka bir erkeğe gidip sonra kocasına başka bir şans daha veren kadının onurunu ezdirmemesi ve sığınma evine yerleşmesi gerçekten iyi bir öykü!... Kocanın tehdit mektupları ve kadın olmanın getirdiği onurla bu duruma başkaldırışı Fatma Öney’in oyunculuğunu ön plana çıkarmış.


 
    Psikolog Serap hanım (Şule Gezgöç), Nazan Hanım (Melek Gökçer) aynı kaderi paylaşan kadınlarla ortak noktada duran karakterlerini iyi oynuyorlar. Ayla Baki’ nin oynadığı Cezayirli rolü çok fazla eğreti duruyor. Baki çok güzel oynuyor oyununu, ama gereksiz çarşaf polemiği ve durmaksızın süren recm cezası algısı oyunun konseptine uymamış. Şenya Köstem’ in kesinlikle rolünün değişmesi gerekli. O rol oturmuyor o’na. Deniz’ de Tuğçe Şartekin Karasu oyunun bir başka başarılı ismi. Neden sığınma evine geldiği pek anlaşılmasa da, kötü yola düşmemek için orada olduğu mantık yürütülerek anlaşılıyor. Ekip içinde rolüne iyi adapte olan Karasu, rolünün hakkını veriyor. Hatun (Hayat Olcay) diğer isimler gibi iyi.


 
    Kadın Sığınağı, toplu terapi yöntemi ile kadınların birbirleri üzerinden etkileşeme geçtikleri, ortak kaderleri doğrultusunda psikolojik rahatlama mekanizması geliştirdikleri bir yer. Gösterinin yönetim alanı ile kostüm tasarımın zayıf olduğunu da söylemek lazım. Oyun, güzel oyuncu kadrosuyla dikkatleri üzerine çekmiş durumda. Sezon içinde mutlaka izleyin…

Anahtar Kelimeler: Kadın Sığınağı, istanbul Devlet Tiyatrosu



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir