MAKALELER

Joko’nun Doğum Günü - Yolcu Tiyatro

2018.07.01 00:00
| | |
1363

Sizce Nasıl?
Yolcu Tiyatro’nun uyarlayıp geçen sene sahnelemeye başladığı Joko’nun Doğum Günü, Fransız yazar Roland Topor’un oyunudur. Başkarakter Joko, su deposunda...


İnsan Başka Bir İnsanı Neden Yer? Joko'nun Doğum Günü

Yolcu Tiyatro’nun uyarlayıp geçen sene sahnelemeye başladığı Joko’nun Doğum Günü, Fransız yazar Roland Topor’un oyunudur. Başkarakter Joko, su deposunda işçi olarak çalışır. Bir sabah evinden işine gitmek için sokağa çıkan Joko’nun sırtına bir adam atlar ve kendisini otele kadar taşımasını ister. Başlarda bu işe karşı çıkan Joko, sırtındakilerden kurtulmaya çalışır. Arkadaşlarının bu taşıma işini para karşılığını yaptığını öğrenince, itiraz etmeyi bırakır ve sisteme ayak uydurur çünkü yaşamak için daha çok paraya ihtiyacı vardır. Joko’nun başından geçenleri anlatan oyun, Joko’nun yavaş yavaş benliğini kaybetmesi şeklinde ilerler.

Projeksiyon Mapping teknolojisi kullanılarak sahnelenen oyun, yüksek performans gerektirir. “Mapping, doğal dokuya uygun hazırlanan içerik, film ve animasyonların, dokuya tam olarak oturtulması işlemidir”. Bu teknoloji ile birlikte oyunda toplam beş farklı mekan kullanılır; Joko’nun evinin salonu, yatak odası, Joko’nun iş yeri, sokak ve Concordia otelinin önü. Mekanların geçişi Projeksiyon Mapping teknolojisiyle gerçekleştirilir. Oyunda gerçekçi dekorlar kullanmak yerine, örneğin su deposunda boruların birbiri içine geçtiği, küçük, katlanabilen bir dekor kullanılır. Bir oyuncağı andıran bu dekorla birlikte sahne arkasındaki görüntüler seyirciye bir çizgi filmin içindeymiş hissi uyandırır. Joko hariç oyundaki tüm karakterler de bu çizgi filmin karikatürleştirilmiş figürleri gibidirler.

Projeksiyonla sağlanan mekan geçişleri, evin içinde yaşananlar ve özelikle sokak görüntüleri, sokağa çıkamama gibi durumlar seyirci üzerinde bir tür katastrofi etkisi yaratır. Dolayısıyla Joko karakteri üzerinde kurulan yıkım, baskı vb. durumlar seyirci üzerinde de benzer şekilde kendini gösterir.

Joko’nun Doğum Günü, sömürü üzerine kurulan ilişki biçimlerinin hayatımızı nasıl ele geçirdiği, ne şekilde sarmallar ve tekrarlar yaratarak, bizi biz olmaktan çıkardığını anlatan iyi bir örnektir. Bizi biz olmaktan çıkartan şey, aslında bize zorla dayatılan pratikler veya uygulamalar kadar, bizi belli tekrarların içine sokarak hayatımızı kapitalist ritüellerin bir parçası haline getiren yaygın bir bağlamdır. Bunu oyunun ikinci kısmında, “yöneten sınıf”ı temsil eden oyun kişilerinin, yavaş yavaş Joko’ya yapışması ve onunla bütünleşmeye başlaması ile daha net bir şekilde görürüz.

Oyunun ikinci yarısı tamamıyla Joko’nun evinde, hatta doğrudan odasında geçer. Kapalı bir ayin gibi gelişen bu ortamda yöneten ve yönetilen bedenler istemeden birbirine yapışır, yeni organik yapılar oluşturur. Gövdelerin karışması, ihtiyaçların karışmasını da beraberinde getirir ve ortak yemek yeme sahneleri sürekli tekrarlanır. Yemek yeme sahneleri vahşice, aşırı ve gözü dönmüş açlıklar içeren bu seanslarda sürekli bir tüketim hali ve beraberindeki derin haz vurgulanır. Bu sırada bitip tükenmekte olan Joko figürü, duygusal bağlılıklarını ve zihinsel açıklığını yavaş yavaş yitirmeye başlar.

İkinci yarıda bu yeme festivalleri yoğunlaştıkça durumun basit bir kapitalist yeme hali olmadığı, aksine “yamyamlığa”/kanibalizme giden bir durum olduğu ortaya çıkar. Yaşanan koca bir ölme/öldürme ritüeli; sürekli olarak insanları yener, belli ayinsel yapılar içerisinde düzenli olarak sisteme gelen yeni vücutları yok eder.

Oyunun sonuna doğru yönetici elitin Joko’nun kız kardeşini yemesiyle kanibalizme yapılan vurgu zirveye taşınır ve sisteme en uzak olup, en masum olanın bile bir lezzet olarak kurgulandığı kapitalist düşünüş biçimi eleştirilir. Dolayısıyla yaşananın bir ritüel olma ötesinde, zamanı sürekli uzatan ve mekana sürekli yayılan, aç gözlü bir insan olma hali izleyicinin önüne konur.

Anahtar Kelimeler: Joko nun Doğum Günü, yolcu tiyatro



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir