MAKALELER

İkinci Derecen İşsizlik Yanığı - İstanbul Devlet Tiyatrosu

2017.02.08 00:00
| | |
651

Sizce Nasıl?
Gelelim şimdi bu başarının arkasındaki etmenlere. İlk olarak oyunun yazarı Ali Cüneyt Kılcıoğlu’nu kutlamak lazım.

ÖLDÜRMEYEN ACI SÜRÜNDÜRÜR

İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun dört sezondur kapalı gişe oynayan “İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı” Berkay Tulumbacı için iyi bir çıkış olmuş, Ekin Yazın 2014 Tiyatro Ödülleri Yılın Erkek Oyuncusu ve XIV. Direklerarası Seyirci Ödülleri Genç Yetenek başarısıyla kısa zamanda adından söz ettirmişti. 

Gelelim şimdi bu başarının arkasındaki etmenlere. İlk olarak oyunun yazarı Ali Cüneyt Kılcıoğlu’nu kutlamak lazım. Ayakları yere basan, öyle sağlam bir metne imza atmış ki; olay örgüsünün titizlikle çalışıldığı ortada. Oyunun başlangıcında düğüm atılıp, geçmişe dönülerek kronolojik bir sırayla çözülmesi, seyircinin oyunu kavraması ve içine girmesini sağlıyor. 

2001 yılında anayasa kitabının Cumhurbaşkanı tarafından, Başbakana atılması üzerine, ülkede çıkan ekonomik krizin, askerden yeni dönen bir gencin bütün hayatını etkileyecek bir drama dönüşmesini anlatan yazar, dönemsel bir oyun yazsa da, günümüz koşullarında siyasi ve ekonomik krizlerin bir hayli fazla oluşu, oyunun güncelliğini koruyor. Oyunun başında psikiyatriste muayene olmak için gelen genç, muayene sırası 113’ü beklerken işsizlik hikâyesini anlatmaya başlar. İş başvurularını, bazen tek, bazen toplu girdiği mülakatlardaki trajikomik durumları, annesinin iş konusundaki ısrarı gibi çevresel baskıların verdiği ruh halini ve başına gelen talihsiz kazaları, kişileri taklit ederek anlatır.  Numerator 113’ü gösterdiğinde, muayene sırası gelmiş ve gencin teşhisi konulmuştur. İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı… Yani öldürmeyen acı süründürür.


 
Tek kişilik oyunların başarısı bence, oyuncunun tiplemeler yaparak sahnede kalabalık hissi uyandırıp uyandırmamasıyla ölçülür. Bu oyunda olduğu gibi Berkay Tulumbacı, annesini, iş başvurusunda bulunduğu insan kaynaklarını, köpekleri ve hatta yangın söndürme tüpü gibi cansız şeyleri taklit ederek sahnede hareketi sağlaması, oyunun ikinci bir oyuncuya ihtiyaç duymadığını ispatlıyor. Hızlı ve seri konuşan Berkay Tulumbacı, zaman zaman kelimeleri yuvarlayıp anlaşılmamasına sebep oluyor. Yorgunluktan veya hastalıktan olduğunu düşündüğüm Sayın Tulumbacıya tavsiyem, oyundan önce bol bol tekerleme okuması olacak. Mesela Türkçede en uzun kelime olan “Muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmişsinizcesine” den başlayabilir. Şaka bir tarafa genç oyuncu; fiziği ve sahneye hâkimiyeti ile gözlerimizi bir an bile ayırmadan her saniyesini heyecan ve merak içinde izlediğimiz bir performans sergiledi.

Berkay Tulumbacı uzun zamandır oynamanın verdiği rahatlıkla, seyirciyle zaman zaman atışarak, çok komik diyaloglar ortaya çıktı. Neredeyse ikinci perdenin tamamında seyircinin etkisi finalin vurucu repliklerini kaçırmamıza sebep olacaktı. Yine de o gün ben de dâhil olmak üzere katıla katıla gülerek oyunu izledik. Açıkçası ilk perdedeki daha ciddi sahnelerden bu kadar güleceğimi tahmin etmemiştim. Belli ki Berkay Tulumbacı oyunu dört sezon keyifle geçirebilmek için seyircinin güleceği sahneleri biraz daha abartmayı tercih etmişti.

Suzan Erbilgin’in dekor ve kostüm tasarımının oyuna katkısı çok fazla. “113’e az kaldı kahretsin oyun bitiyor” heyecanını bize sağlayan numerator fikri çok iyiydi. Sinevizyonda sahnelerin karikatürü apayrı bir renk katmış oyuna. Karikatürist Emrah Sönmez’in kalemine ve emeğine sağlık. Sinevizyonun yanındaki melek kanatlarının aksesuarları asmak için işlevsel kullanımı ise, isabetli bir tasarım olmuş.
  
Aynı başarıyı ışık tasarımı için de söyleyebiliriz, zira sahneye konulan ekstra spotlar ışık illüzyonunu sağlamış ve etkiyi artırmıştı.
 
Mezun olur olmaz iş bulmuş şanslı kişilerden değilseniz, “İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı” hem sizi o sancılı günlerinize götürecek, hem de o günlerden bugüne hiç bir şeyin değişmediğini, etrafınızdaki gençlerin “ah beni anlatıyor” nidalarından fark edeceksiniz. Ha bir de oyunculukta gelecek vaat eden Berkay Tulumbacı’nın enerjisi, keyifli bir saat kırk dakika geçirmenizi sağladığı için, kapalı gişe oynayan İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun bu oyununu kaçırmayın derim. Tiyatronun gülen ve ağlayan yüzünden eksik kalmayın hoşça kalın. 

Zeynep BAYRAKTUTAN
bayraktutanzeynep@gmail.com

Anahtar Kelimeler: ikinci dereceden işsizlik yanığı, istanbul devlet tiyatrosu, istdt, berkay tulumbacı, ali cüneyt kılcıoğlu



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

Görüş Bildir