MAKALELER

Hangisi Karısı - Bursa Devlet Tiyatrosu

2007.04.27 00:00
| | |
3244

Ray Cooney; ünlü İngiliz vodvil yazarı.Oyunları, genellikle eşlerini aldatmaya kalkan ve başlarına olmadık işler açan siyasi kimlikler üzerine kuruludur.Gülme garantili oyunların yazarıdır...

 

   Yalancının mumu sönmezse? ''Hangisi karısı''….

  John Smith, aynı anda, iki karısıyla, iki ayrı evliliği sürdürmekte olan bir taksi şoförüdür. Çalışma saatleri düzenli olmadığı için, hazırladığı zaman çizelgesi sayesinde iki evliliğini de mükemmel bir şekilde sürdürmektedir. İki ailesini kurtarmak zorunda olan John, türlü yalanlarla arapsaçına dönen olayların içinden çıkabilecek midir? Hangisi karısı'nı bilmeyen seyirciler için de, hiçbir soru işareti oluşturmadan kendini izleten, kendi içinde tam bir bütünlüğe sahip, heyecan düzeyi çok yüksek bir oyun.
 
    Tiyatro Kare'nin yıllar önceki yorumu.

   Ray Cooney, Türkiye'de diğer yabancı yazarlara nazaran daha bir ünlü. Bunda Haldun Dormen'in katkısı tartışılmaz. Oyunları,yıllardır bir çok amatör ve ödenekli tiyatrolar tarafından oynandı. Bunlardan sadece Tiyatro Kare'nin oynadığı 2003-2004 yılları arasında Okan Bayülgen'in yönettiği oyunu izleme fırsatı bulmuştum. Okan Bayülgen, oyunun karmaşık sahneleri yüzünden aklı karışan, seksi sahneleri yüzünden çekinen oyunculara cesaret vermekten, oyunun fotoğraflarını çekmeye kadar her şey ile ilgilenmiş. Sanem Çelik, Volkan Severcan, Ruhsar Gültekin, Kerem Atabeyoğlu gibi ünlü kadrosuyla adından sıkça söz ettiren bir oyun olmuştu. Uzun süre belleğimden silinmeyen bir baş yapıttı.
 
     Bursa devlet tiyatrosunun yorumu.

   Oyunun başındaki telefon sorgulamasında, iki taraflı soru cevap şekliyle hızlandırılmış birbirine karışmadan titiz ve düzenli bir iş çıkmış. Ana karakter jhon'un kafasındaki sargının biraz kanlı yapılsaymış daha iyi olacağını düşünürken,bir anda sargıyı kafasından çıkarıp atması bende şok etkisi yarattı. Dövüşe karışmış birinin,haliyle dayak yediğini düşündüğünüz zaman, kafasında küçükte olsa bir iz olmaması, gerçekliği bertaraf eden bir anlayış olmuş. Diğer yandan bu vodvil içerisinde koşmalar ucuz kalmış. Oyun boyunca çok başarılı bir sunumla çok zor bir rolün altından başarıyla kalkmış.
 
   Yönetmenin bir bakıma başarılı olduğu, ince esprilerin dayandığı ve doğaçlamalarında tavan yaptığı bu oyun,kafa karıştırırken gözede hitap ediyor. Bir tarafta müzmin bir hanım efendi karakteri çizilirken,diğer taraftan seksapellik ön planda tutulmuş. En öne çıkan espri anlayışı defterdeki kısaltmalar olmuş.
 
   Oyundaki en temel komedileri kiproko kullanarak elde etmesi sağlanmış. Bir insanın başına bu kadar mı tuhaflıklar gelir dedirten cinste. Açıkçası tuhaflıklar komedisi olarak adlandırılabilecek en güzel örneklerden biride gazetenin yenme sahnesi. Oyunculukların bir an bile düşmeyen temposuyla harmanlanışı konuyu ön planda tutmasıyla eş değerde.
 
   John'un arkadaşı en ön planda tutulmuş. Asıl karakteri ikinci plana atar nitelikte bir oyunculuk başarısı var. Devamlı kurtarmaya çalışan,karakteristik oyunculuğu ile oyunun kilit noktası.
 
   Bir dedektifin sorgulamak için geldiği evde, pembe önlüğü giyip sorguladığı kişilere çay servisi yapması bana biraz garip geldi. Diğer taraftan kıyafeti ve oyun boyunca sürdürdüğü koca göbekli dedektif karakterini müthiş götürüyor. Diğer polis komiseri ise üzerine düşeni layığıyla yerine getirmiş.
 
   Barbara karakterinin çizilişi,oyun boyunca öne çıkan seksilikle oyuna katkısı tartışılmaz. İşin dikkat edilmesi gereken diğer bir noktası ise tek bir frikik bile vermemiş olması. Oyun boyunca çizdiği oyunculuk başarılı. Diğer bayan oyuncu mery karakteri; en saf ve yalın haliyle seyirci karşısındaydı. Oyun boyunca götürdüğü başarılı sunumu ve oyun sonuna doğru aldığı hapların etkisiyle sarhoş karakteri çok başarılı. Değişim yerli yerinde ve çok titiz. Göz yormayan nitelikte.
 
   Oyundaki en göze çarpan karakterlerden biride, eşcinsel karakteriydi. Gerek giydiği kıyafeti üzerinde taşıması,gerek makyajı ve takılarıyla tam anlamıyla müthiş. Oyun içindeki az rolüne rağmen,oyunculuğuyla ön plana çıkmış,zaman zaman yaptığı doğaçlamalarla oyunu dinlendiren, takdiri hak eden bir sunum çıkarmış.
 
    Ahmet Somers'in vodvil başarısı.

   Vodviller genelde hem sahne trafiği olarak hem de konusu itibariyle yönetimi zor bir tarzdır. Son yıllardaki vodvillere baktığımız zaman konusundan çok,sahnelerin karışıklılığı ön planda tutulduğunu, bu anlamda yönetmenlerin başarısız olduğu bir gerçek. Ama bu oyun için, dikkatli ve üzerine düşülmüş bir reji izledim. Karakter seçimleri ve oyunculukların tavan yaptığı,seyirciyi bir an bile kasmayan bir oyun izlediğim için Ahmet Somers'i kutlarım.
 
    Oyundaki tek eksik dekor tasarımı.

   İç içe geçirilmiş bir dekor anlayışıyla seyirci karşısına çıkılmış. Sahnedeki dekorun bir bölümünü farklı renklerle donatılmış olması gerekiyordu. Yada evlerden birinin koltuk takımları farklı renklere sahip olması. Zira iki farklı karakterin kendi dizaynına sahip olan bir dekor anlayışı olmalıydı. Bir tarafta sakin ruh haliyle karısının evi, ona göre düzülmüş olması,diğer taraftan seksi karısı barbaranın evi, daha bir aykırı olmalıydı. Aynı evde yaşayan iki aile gibi duruyor. Farklı renk yada aksesuarlarla zenginleştirilse, oyuna katkısı daha büyük olurdu. Oyundaki en büyük eksikliğiyle Ethem Özbora başarısız bir iş çıkarmış.
 
     Karakteri anlatan kostümler,oyuna damgasını vuruyor.

   Oyunun en vurucu noktası, kostüm tasarımıyla Özge Şenol'a ait. Karakterleri yansıtmakta ki en büyük görevi büyük bir ustalıkla halletmiş. Dedektifin karakteristik oyunculuğunu ön plana çıkaran bir sunum hazırlarken,diğer uç noktada barbara'nın kapalı ama seksi kıyafetini, eşcinsel karaktere giydirdiği kimono ve takılarla alkışı hak eden bir iş çıkarmış. Işık tasarımıyla Rahmi Özan'ın sunumları başarılı.
 
   Oyun sonunda en can alıcı sahnelerin skeç tadında oynanması,ilk defa karşılaştığım bir tasarım. Kamera arkası görüntüler gibi,farklı bir anlayış. Söylenen bunca yalandan sonra anlatılan gerçeklere inanılmaması da yalancı çoban hikayesini hatırlatıyor. Haliyle arkası gelmeyen yalanlarla devam ediliyor. Bir bakıma yalancının mumu sönmüyor.
 
   Sonuç olarak,sahne trafiğiyle insanın başını döndüren, hiç düşmeyen temposu ve karakterleriyle muhteşem bir oyun.
 
İyi seyirler…


 

Anahtar Kelimeler: hangisi karısı, bursadt, bursa devlet tiyatrosu



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir