MAKALELER

Gözlerin Ardındaki Çocuk - Ankara Devlet Tiyatrosu

2008.05.03 00:00
| | |
2473

Sizce Nasıl?
Bencil, duygusuz, empati kurabilme yeteneğini gün geçtikçe kaybeden, ruhsal açıdan özürlü insanlarla dolup taşmış evrende...

     SİZ SADECE KENDİNİZİ Mİ DÜŞÜNÜRSÜNÜZ?
 

     ''GÖZLERİN ARDINDAKİ ÇOCUK '' ANKARA DEVLET TİYATROSU
 
     İsrailli yazar Nava Semel’in yazdığı ve Kemal Başar’ın yönettiği ‘’Gözlerin Ardındaki Çocuk’’ adlı oyun Trabzon Devlet Tiyatrosu’nda izleyiciyle buluştu.
 
     EVRENSEL BİR KONU

    Down sendromlu oğlunu acımasız dünyada bekleyen zorluklardan korumaya çalışan bir annenin çırpınışları… Korku ve yalnızlıkla baş başa kalan bir ailenin, hasta çocuk aracılığıyla nasıl masumiyetin altına girdiği… Tüm acılar ve yıkımlar karşısında bir kadının ne kadar güçlü kalabileceği… Hasta bir çocuğun bütün aileye yaşamın anlamını öğretmesi… Tüm bunları Fatma Öney bize muazzam oyunculuğuyla izletiyor. Oyunda insanın hangi milletten, hangi coğrafyadan olursa olsun özünde bir olduğunu, hep ortak acılara maruz kaldığını düşünüyoruz. Kendimizi başka insanların yerine koyup acılarını paylaşmaya, onları anlamaya çalışıyoruz. Dünyanın en unutulmuş en kuytu köşesinde, herhangi birisinin karşılaştığı acılar gün gelir bizi de bulur. Tabii bu, olaya duyarlı bir insanın bakış açısı. Ya kendinden başkasını düşünmeyen, sistem yaratığı, evrenin hasta mahlukları? Onlara da verilecek en güzel cevabı hasta çocuğun annesi veriyor: ‘’ Dünya,cahil, medeniyetsiz insanlarla dolu. Taaa Spartalılardan bu yana. Toplumun bilim adamlarına ihtiyacı var. Başarısızlara değil.’’
 
     FATMA ÖNEY’İN MUAZZAM OYUNCULUĞU

    Meslek hayatında 20 yılını geride bırakan Öney, tek kişilik oyunda 20 yılın birikimini seyirciyle paylaşıyor. Deneyimli oyuncu anne karakteriyle öylesine bütünleşmiş ki… Seyircinin dikkatini annenin acılı dünyasının tam ortasına öylesine çekiyor ki… Onunla beraber gülüyor, duygulanıyor, sinirleniyorsunuz. Aniden değişen ruh hali ve bu değişken ruh hallerini ustaca yansıtan oyunculuğu görülmeye değer. Hasta çocuğunu dünyaya getirirken doğum esnasında çektiği sancıları ve onunla beraber yaşadığı ruhsal bunalımları, yıkımları, insanların duyarsızlıklarını -bu dünyada sadece siz yaşamıyorsunuz, biz de varız!- dercesine anlatıyor, yaşattırıyor.
 
     DANSÇI KIZ BEDEN DİLİYLE KONUŞUYOR

    Sahnenin arkaya yakın kısmında bir yükseltinin üzerinde, siyah perdenin arkasında bir gölge gibi zaman zaman görünüp kaybolan dansçı kız, Fatma Öney’in neredeyse söylediği her bir söze beden diliyle hayat veriyor. Yeni doğan çocuğun küveze konmasını, büyüyüp koşmasını, annenin çaresizliğini… Bale figürlerinin zarifliği ve kıvraklığıyla dansa döküyor. Ve beden dilinin ne kadar evrensel ve sessiz bir çığlık olduğunu bize gösteriyor.
 
     SON SÖZ

    Gelin hep beraber zamanımızın küçük bir kısmını başka insanları, hayatları düşünerek, anlamaya çalışarak geçirelim. Bugün Irak’ta… Yarın Filistin’de… Ertesi gün Afrika’da, Anadolu’ da… Daha da ertesi gün dünyadaki bütün çocuklar olalım. Büyüyemeyişlerinin, okula gidemeyişlerinin, özgürce koşup oynayamayışlarının ve de şeker yiyemeyişlerinin yaşamlarında bıraktığı boşluğu ve ölüm korkusu onlar gibi yaşayalım. Ve insan olabilmek için buradan başlayalım.

Anahtar Kelimeler: Gözlerin Ardındaki Çocuk, ankara devlet tiyatrosu, ankdt



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir