MAKALELER

Ful Yaprakları - Tiyatro Ki

2012.01.02 00:00
| | |
3654

Sizce Nasıl?
Tiyatro Ki, Türkiye Tiyatrosu’ nun en üretken isimlerinden birisi olan Civan Canova’ nın ‘Ful Yaprakları’ isimli oyunuyla sahnelerde.

‘Ful Yaprakları’ Böylesine Güzel Açarken... 

Tiyatro Ki, Türkiye Tiyatrosu’ nun en üretken isimlerinden birisi olan Civan Canova’ nın ‘Ful Yaprakları’ isimli oyunuyla sahnelerde. Oyun, geçtiğimiz yıllarda İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelere aktarılmış, tiyatro seyircisinden tam not alarak uzun süre sahnelerde boy göstermişti. İnsanların hafızalarında yer edinmiş oyunları yeniden sahnelere taşımak büyük riskleri içinde barındırırken; Tiyatro Ki cesurca bir iş gerçekleştirerek kendisine özgü güzel bir gösteri ortaya çıkarmayı başarmış. 
1 Nisan 2011’de tiyatro hayatımıza ‘merhaba’ diyen grubun genç, dinamik kadrosuyla yarattığı ilk çalışması her yönüyle irdelenmeye değer. Kemal Topal’ ın yönettiği; Nil Olcay, Didem Ulutunçel ve Ali Hocaoğlu’ nun oynadığı oyunda grubun şahane performansıyla karşılaşıyoruz.


 
Oyunun kritiğine geçmeden önce ‘Ful Yaprakları’ oyunundan kısaca bahsetmek istiyorum. Sanal ortam içinde gerçek hayattan kopan üç insanın çarpıcı hayat öyküsü oyunun en bariz özelliği. İnsanların bilinç altında yaşamak istedikleri hayatlar konuda öne çıkan en büyük ayrıntı. Kendisine farklı isimlerde takma adlar bulan bu üç insan öyle bir olayla kesişiyorlar ki, işte o anda sanal alem gerçek dünyayla iç içe giriyor. Yaşanılan çarpık yaşamdan kaçışı resmeden ‘Ful Yaprakları’, insanların kendi sınırlarını neye göre belirlediğini bizlere net biçimde gösteriyor. Sakat bir kız, fahişelik yaparak sakat kardeşini ayakta tutmak isteyen bir abla, resimleri içinde boğulmuş bir ressam... 

Tiyatro Ki’ den İyi Performans! 

Oyunu sahneye aktaran Kemal Topal, rol seçimlerini doğru tespit ederken gösterinin teknik özelliklerine pek dikkat etmemiş. Özellikle basit dekor tasarımı oyuncuların sahnedeki performansını olumsuz yönde etkiliyor. Müziklerin de oyundaki duygusal yapıya özgü seçilmesi, olay aralarına serpiştirilmesi gerekirdi. Gösterinin geneli için olumsuz bir yargıda bulunamam. Oyuncuların sahne performansları yönetmenin oyuncular üzerinde sıkı sıkıya çalıştığını kanıtlıyor. Özellikle akıcı işlenen konu, seyirciyi duygusal çatışma içinde boğmadan asıl anlatılmak isteneni ortaya koymuş: sanal hayatla gerçeğin ortasında kalan üç kişi!

Didem Ulutuçbel, sakat kızın duygusal bunalımlarını başarıyla gösterirken, içsel arayışların sanal dışavurumlarında karakterini güzel yorumlamış. Yaşamı boyuca hiçbir zaman bale yapamacak birisinin çatışmalarını, sahte dünyasını şahane oynamış. Ses tonuyla, bakışlarıyla, sahne performansıyla gösteriyi sürükleyen kişi kendisi. Nil Olcay, sakat kızın fahişe ablasını doğru biçimde içselleştirmiş. Bedeniyle rol için biçilmiş kaftan olduğunu söylemeliyim. Fakat makyajın yanlış seçimi ablayı biraz genç göstermiş. Bu konuya dikkat etmek lazım. Ali Hocaoğlu, olayın nirengi noktasında duran ressam karakteri duygu yüklü oynarken, son sahnedeki başarısıyla dikkatleri üzerine çekiyor.

‘Madonna’, ‘Kadın’ ve ‘Richard’ yaşadığımız dünyada kendi gerçekleri ile yüzleşmekten korkan üç kişi. Kim bilebilir, belkide sizler de oyunu izlerken birtakım gerçeklerinizle yüzleşeceksiniz. 

Gösteri 20.01.2012 Cuma 20:30 Büyükçekmece AKM’de izlenebilir. 

Yaşam Kaya / yasam.kaya@gmail.com

Anahtar Kelimeler: ful yaprakları, Tiyatro Ki



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir