MAKALELER

Felatun Bey ile Rakım Efendi Oyunu İnceleme ve Eleştirisi

2019.03.12 00:00
| | |
5483

Sizce Nasıl?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın bu sanat sezonundaki yeni oyunlarından birisi de Felatun Bey ile Rakım Efendi oyunuydu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın bu sanat sezonundaki yeni oyunlarından birisi de Felatun Bey ile Rakım Efendi oyunuydu. Bu oyuna 11 Mart 2019 Pazartesi akşamı Harbiye Muhsin Ertuğrul sahnesinde yaptığı gala ile özel davetlilerine gösterim yaptı. Oyun metin bağlamında, reji ve teknik olarak değerlendirilecektir. 
 
Romandan Oyunlaştırma Olarak; Felatun Bey İle Rakım Efendi
 
İlk olarak oyun metnini incelendiğinde romanı ele almak gerekmektedir. Roman Osmanlının son dönemi Cumhuriyetin ilk dönemi edebiyatına baktığımızda en sık karşılaştığımız klişe bir konu olan alaturkalık-alafrangalık temasına sahiptir. Romantizm etkisi taşıdığı bilinir. Özet olarak; Felatun Bey babası tarafından alafranga yetiştirilmeye çalışılmış bir kız kardeş sahibi birisidir. Babası batılılığı sadece giyim kuşamdan ibaret sanan bir mantıkta ilerlemektedir. Bu anlayış romanda komik durumları da ortaya çıkarır. Rakım Efendi ise bebekken babasını daha sonra küçükken de annesini kaybetmiş Arap bir dadı tarafından büyütülmüş birisidir. O da kendi çabalarıyla Fransızca öğrenmiş çalışkan ve tutumlu biridir. Romanda Ahmet Mithat Efendi ana çatışmayı bu aks üzerine kurar. İki zıt karakterin yetiştirilme biçimleri üzerinden yaşamları boyunca başlarına gelen olayları okuyucuya sunar. Ve aralarında bir mukayese yapma şansı verir. Romanın sürükleyiciliği karakterleri tanıdıktan sonra Felatun Bey’in babasını kaybetmesi ardından babasından gördüğü yetiştirilme biçimleri sonucu kalan mirası tüketmesi ve hayatta başarırız olması üzerine kuruludur. Rakım Efendi’nin de tam tersine başarı üzerine başarı toplamasıyla roman ilerler. 
 
Oyun metni ele alındığı ise bu romandaki çatışmaların ve hikayelerin oyun metnine aktarılamadığı görülmektedir. Felatun Bey’in babasının doktor muayenesi olması ve hasta olduğunun öğrenmesi ile başlamaktadır. O sahneden sonra babası bir daha görülmemektedir. Aslında ana çatışmayı oluşturacak olan babasının ona yapacağı yanlış batı anlayışı ile yaptığı yönlendirmeler olacaktır. Romanda böyle ilerlemektedir. Babası hep yanlış bir anlayışla yönlendirir. En sonunda ölür. 12.000 lira miras bırakır. O mirası bir şekilde bilinçsizce tükerir. Babası tarafından hep yanlış yönlendirilen ve mirası kalan bir genç ile bir tarafta babası olmayan çevresindeki her şeye sıkı sıkıya bağlı bir çalışkan bir gencin mukayesesi ele alınır. Romanda çatışmadan kaynaklı ortaya çıkan komedi durumları böylelikle oyunda çıkmamaktadır. Dolayısıyla komedi unsuru olarak oyuna durum komiklikleri eklendiği görülmektedir. Durum komiklikleri ile oyunun komedi unsuru artırılmaya çalışıldığı görülmektedir.
 
Oyunun; Bir Müzikal Olarak Sunulması
 
Şehir tiyatrolarının özellikle son üç yılında yapılan oyunlara baktığımızda dramatik bütünlüğü sağlamanın zor olduğu roman, senaryo uyarlamalarında ilk başvurulan uygulama olarak oyuna müzik eklemek olarak görülmektedir. Sahne aralarına ya da geçişlerine yapılan bestelemelerle oyunun içerisine orkestra ekleyerek bir dramatik bütünlük oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bu uygulamalardan birisi de bu oyundur. Oyunun başı sonu itibariyle bir olay örgüsü ile ilerleyen aksiyon planı olmadığı için kesik kesik bölümler halinde ortaya çıkan oyun metni oyuna özel bestelenen müziklerle bir bütünlük üretilmeye çalışılmış olduğu görülmektedir. Fakat bu oyun müzikal olarak anılacaksa şayet müzikalin de bir aksiyon planına ihtiyacı vardır. Kendi içerisinde bir dramatik bütünlüğü olmalı ve bu bütünlük dahilinde danslar, şarkılar içermelidir. Müzikalin literatürdeki tanımını da bu yöndedir. 
 
Ayrıca Şehir Tiyatrolarının yine özellikle son üç yılındaki dans içeren oyunları ele alındığında yine kendini tekrar ettiği görülmektedir. Örneğin Şehir Tiyatrolarının oyunları yakından takip eden izleyenler hatırlayacaktır; Bizim Aile ve Ay Işığında Şamata oyununda kullanılan dans figürlerinin neredeyse aynıları bu oyunda da mevcuttur. Bunlar sadece ilk hatırlanıp akla gelenler. Özellikle iki figür var ki oyuncular ellerini açınca hemen o tamlamanın geleceğini tahmin etmemek içten değil. Oyuncular ellerini önce açıp, sonra sağ ayaklarını öne doğru kaldırıp bellerini sağa sola çevirerek en sonunda ellerini yumruk yaparak sağdan ve soldan popolarını sırasıyla sağdan ve soldan yumruklamaları….
 
Ayrıca ilk oyunlar olmasından kaynaklanacak ki danslarda ciddi bir senkron problemi de izleyenler tarafından gözlemleniyordu. Oyun ilerledikçe ve temsil sayısı arttıkça bu durumun ortadan kalması da mümkün gibi görülmektedir. 
 
Oyunun Öne Çıkanı; Oyuncu Performansları
 
Oyunun seyirlik hazzını artırabilen en büyük etken oyuncuların gösterdikleri performanstı. Neredeyse tüm oyuncular 160 dakika boyunca çok ciddi bir performans gösterdi. Bu performanslarından dolayı seyirciden yer yer alkış olarak reaksiyon gördü. Fakat yine oyun içerisinde birçok oyuncunun boşta kaldığı anlar da vardı. Bunun sebebi de oyuncuların bazı yerlerde hala yönetmen tarafından ikna edilmeyi bekledikleriydi. Çünkü oyunun geçtiği dönem neredeyse bir asır öncesi Türkiye’siydi. Daha doğrusu Osmanlısıydı. İnsan çoğu zaman yaşamış olmasına rağmen 10, 20 yıl öncesi siyasi ve felsefi ortamı, o zamanın koşullarını hatırlamakta yer yer güçlük çekerken, bir asır öncesi için uzun bir çalışma yapıp o dönemin şartlarına vakıf olması gerekiyordu. 
 
 
Dekor ve teknik olarak; Felatun Bey ile Rakım Efendi
 
Oyunun plastiği izleyen için gayet estetik ve seyirlik hazzı yüksek bir görsel sunuyordu. Kostümler ve dekorun plastiği gayet başarılıydı. Fakat yine oyun metnine ve rejisine hizmet etmiyordu. Dekor dönemle, oyunun zaman ve mekanı hakkında izleyene bir bilgi sunmuyordu. Bu illa ki o dönemin sarayları konaklarını sahneye inşa etmek anlamında değildir. Yine oyunda kullanılan modüler anlayışta bir dekor tasarımı yapılabilir fakat oyunda yapılacak reji uygulamalarına hizmet etmesi gerekiyordu. Dekor ve kostümde yeşil ve kahverenginin uyumuna kontrast olarak beyaz eklenmişti. Bu seçim renk uyumu ve estetik bağlamında başarılı bir seçim olarak seyirci karşısına çıktı. 
 
Genel olarak değerlendirildiğinde geçmişi asır eden bir Darülbedayi bağlamında incelendiğinde seyirci olarak beklentiler de yüksek olmaktadır. Hele ki yıl 2019 olunca ve söz konusu kurum da Darülbedayi olunca seyirciler çok farklı bir beklenti ile oyunlara gitmektedir. Bu bağlamda alaturka-alafranga karşıtlığının konu alınması izleyene bir tekrar olarak gelmiştir. Bugün Avrupa’da tabii ki de asırlık konular bir re-prodüksiyon olarak yeniden yapılmaktadır. Fakat içerisinde günümüzü bir referans olarak yeni önermeler de içermektedir. Üstelik tüm bunları orijinal metni bozmadan bir ölçü dahilinde yapılmaktadır. Dünya tiyatrosunun avangard arayışında olduğu bugünlerde avangard olamasa bile yenilikçi reji anlayışı, farklı bir seyir biçimi beklenmektedir. Yapılan her oyunun bir başka oyuna ufuk açması ve yenilikleri doğurması beklenmektedir. Bu beklenti ile izlendiğinde beklentileri karşılamadığı üzülerek ifade edilmektedir. Akılda kalan oyuncuların çabaları, 160 dakika boyunca gösterdikleri performanslarıdır. Bunlarla birlikte yine büyük emeklerle özenle bir araya getirilmiş prodüksiyon bağlamında kostüm, ışık tasarımı-uygulaması ve dekorlardır. -Tabii dekorun plastiğinin ve estetiğinin başarılı olması oyun metnine ve rejisine hizmet etmeyişi göz ardı edilirse.-
 
Tekrar edilmesi gerekirse yılın 2019, kurumun Darülbedayi olması merkeze alınıp bu bilinçte çalışma yapılırsa ve dünyada bugün sahnelenen oyunlar incelenirse gelecek dönemlerde çok daha iyi oyunlar ortaya çıkabilir. Çünkü Darülbedayi’nin yaptığı oyunlar üniversitelerde tez olabilmektedir. Aslında yapılan işler bu kadar ciddi ve bilimsel bir değer taşıyabilmektedir. Yapılan inceleme ve eleştiriler de bunun bir neticesi olarak sıralanmıştır. Eğer bu oyun yerli oyun sahneleme niyetiyle sahneye taşınmış olsa da arşiv tarandığında çok daha iyi metinler ve günümüze referans olup yeniden re-prodüksiyon olarak yapılabilecek metinler arşivde mevcuttur. 
 
Yasin ÇETİN
 
tekamultiyatrosu@gmail.com

Anahtar Kelimeler: #ibbşt, #FelatunBeyileRakımEfendi, #Şehir, #Tiyatroları



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir