MAKALELER

Eva ve Rocco'nun Evinde Toplanmıştık O Akşam…

2018.06.05 00:00
| | |
2645

Sizce Nasıl?
Repliklerin arasından kendime baktım bir an. Kendime hem dikkatle bakıyor, hem gözlerimi kaçırıyordum.

Repliklerin arasından kendime baktım bir an. Kendime hem dikkatle bakıyor, hem gözlerimi kaçırıyordum. Yüzleşmem lazımdı oysa. Aynanın, o unutulmuş, soğuk, karanlığa yazgılı arka cephesindeki gerçekleri kabul etmem. o gerçekleri haykırmam… Korkmamam gerekiyordu.


Buğu ortadan kalkmıştı. Palamarı koparıp, demir sürüyerek ayrılma zamanıydı belki de. Kim bilir ?
Harlayan ateşten fırlayan bir kıvılcım gibiydi içimdeki endişe...
Rocco - Neden mi oynamak istemedim? Çünkü hepimiz kırılganız. Bazılarımız diğerlerinden daha da fazla.


 (Telefonunu çıkarır.) Haklısın. Bunlar haddinden de fazlasını biliyor hayatlarımız hakkında. 
Çok fazla kurcalamak istemedim. Kara kutular enkazlarda açılır. Ne zamanki, bu ilişki enkaza  dönüşür, o zaman göstermek istediğin kadarını göster bana. Ama şu an ayakta tutmaya  çalıştığımız şey çok değerli. Bu bana güç veriyor. Bizi kaybetmek istemiyorum. Yaşadığımız şey aşk olmayabilir ama, muyluyduk belki bugüne kadar. Bu beni tedirgin etmiyor. Bu arada benim saklayacak hiçbir şeyim yok. (Telefonunu Eva’nın avucuna koyar.) İstediğini yapabilirsin. Şifre bile yok. Küpelerin güzelmiş. Yeni mi?
Dün akşam Eva ve Rocco'nun evindeydim. Korkularımıza gem vuramayınca kamçı vurduk ister istemez. Doğrusu ya, başka çaremiz yoktu. Di'li geçmişlerimiz şimdiki ve geniş zamanları tutsak etmişti çoktan.


" Hepimiz telefonlarımızı masanın üzerine koyacağız" dedi Eva.
" Sms, Whatsapp, arama ne olursa, birlikte paylaşacağız. Hadi, çekinecek ne var. Ne de olsa hiç birimizin bir sırrı yok.."

Acaba???


Cep telefonumu masaya bırakırken duraksamadım. İyi mi ettim, kötü mü bilemiyordum. 


Carlotta, Peppe, Lele, Cosimo, Bianca ve ben o çarkın içinde buluverdik kendimizi. Dediğim gibi, korkularımıza gem vuramayınca kamçı vurduk. Kendi kendimizi ihbar ettik. Kendimizin muhbiri olduk. Bir cinnet girdabındaydık sanki.

İhanet üzerine kodlanmış hayatlarımız sonunda, ortaya çıkmıştı işte. Çözülmüştük. Adrenalin tufanı içindeydik. Sahi, böylesine hunharca ifşa edilmeye, iç ve dış sorgulara hazır mıydık ?


Organize edemediğimiz yalanlar arasında yanıt seçeneklerini çoğaltıyorduk umarsızca. Oysa sadece birini seçecektik. Yek diğerimizi tamamlayamasak da bütünleyebilirdik belki. Elimi uzattım Cosimo'ya.
Fonda Mina'nın " Giorni " şarkısı.


Amore mio,
ero io,
non pensavo mai,
non volevo io nessuno,
non vedevo io nessuno,
come te per me nessuno,
più di te per me nessuno,
non c'è stato mai nessuno...

Ay tutulmak üzereydi. Gül kurusu bir ışık yayılıyordu salona. Duvarlarda  uçuk pembe, mercan rengi gölgeler.
Kerem Pilavcı’ nın dilimize uyarladığı ve Ahmet Sami Özbudak’ ın yönetmenliğini üstlendiği bu 'sıradışı, bilinçli, yaratıcı, harikulade ' oyunculuk performanslarıyla dolu oyunda;Canan Atalay, Başak Kıvılcım Ertanoğlu, Gökçe Eyüboğlu, Giray Altınok, Faruk Barman, Fehmi Karaarslan ve Deniz Karaoğlu rol alıyor.


Üstün performanslı oyunculuklar piyesin etki-tepki ilişkisini, gerilim ve sürprizlerle devam eden akışını güçlendiriyor. Hepsi de hayatın içindeymişçesine oynuyor ve yarattıkları sahiciliğe inandırıyorlar izleyiciyi. Eserin bütününe serpiştirilmiş şifreleri görmemizi sağlıyorlar.

Gökçe Eyüboğlu'nun, 'Eva'nın kızı Sofya ile babası arasındaki telefon konuşmasındaki sıradışı yorumu karşısında, gerçekten oyunculuğun sonu yok, diye düşündüm yeniden.

Hani derler ya, bir oyun izledim, bir kitap okudum, biriyle tanıştım dünyam. Değişti diye… O durumdayım şu an.


Polo Genovese'nin "Perfect Strangers" filminden Serra Yılmaz 'ın rejisiyle ," Cebindeki Yabancı " yı geçen kış beyaz perdede izlediğimde, ille o evde olmayı hayal etmiştim aslında. Kısmet dün akşamı beklemekmiş meğer.


Ciddi bir emek ürünü olduğu kadar, son derece doğal bir biçimde ve üstün başarıyla ele alınan karakter yorumlarıyla da, " Mutluyduk Belki Bugüne Kadar" izleyiciyi derinden etkileyen, her açıdan 'gerçek' bir tiyatro hadisesi… Kısaca;


Dionysos'un altın şarabından yudumlamak gibi birşey desem…

Anahtar Kelimeler: Mutluyduk Belki Bugüne Kadar



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir