MAKALELER

Dolu Düşün Boş Konuş - Bakırköy Belediye Tiyatrosu

2009.02.06 00:00
| | |
2147

Sizce Nasıl?
Oyunu sil baştan ele alan Gürcü Yönetmen Zurab SİHARULİDZE, Dolu Düşün Boş Konuş adlı komediyi Fars halinde izleyene sunmuş...


İçi Dışı Bir Olmayan İnsanların Komedisi (Bakırköy Belediye Tiyatrosu / Dolu Düşün Boş Konuş)

Bakırköy Belediye Tiyatrosu, teatral yolculuğuna İngiliz Yazar Steven Berkoff imzalı “Dolu Düşün Boş Konuş” adlı komedi ile devam ediyor. 1991 yılında Evening Standart tarafından Yılın Komedisi seçilen, aynı yıl Edinburgh Fringe'de ödül alan oyun, güven duygusunun olmadığı, kin/nefret duygularını bastırmaya çalışan insanların günlük yaşamlarına yerinde eleştirilerle ve ironik bir dille ayna tutuyor. Oyun Türk Tiyatrosu'na hiçte yabancı değil. Uzun zaman önce Oyun Atölyesi ve OrtaOyuncular bu komediyi sahnelerimize taşımışlardı. Haluk Bilginer oyunu çevirerek ilk kez tiyatromuza sunmuştu. Haluk Bilginer'in komedi yüklü sunumu hafızalardan silinmeden Bakırköy Belediye Tiyatrosu'nun bu oyuna soyunması öncelikle bizleri korkuttu. Fakat oyunu sil baştan ele alan Gürcü Yönetmen Zurab SİHARULİDZE, Dolu Düşün Boş Konuş adlı komediyi Fars halinde izleyene sunmuş. Açık saçık güldürülerle, grotesk kalıplarla gündelik hayatın gülmece yüklü doğasını oyuna yüklemiş. Diğer gösterimlerin aksine çatışma yüklü bir komedi doğmuş. Zurab böylelikle istediği başarıyı da elde etmiş. 


 
    Oyun, Frank (Orhan Kemal Aydın) adlı karakterin başından geçen olaylarla başlamaktadır. Evinde mutsuz bir beraberlik yaşayan Frank, eşi ve eşinin annesi (Munis Düşenkalkar) ile içten içe bir savaş yaşamaktadır. Dış tepkilerde onları çok seven birisi olarak görünen Frank içinde yaşadığı psikolojik çatışmalarla her ikisinden de nefret etmektedir. Bir gün evine iş arkadaşı Henry'i (Çetin Etili) çağırır. Eşi Donna (Yonca Cevher Yenel) ile kopma noktasına gelen evliliklerinden dolayı çareyi arkadaş sohbetlerinde aramaktadır. Fakat içi dışı bir olmayan insani ilişkilerle yürüyen hayat çemberi, bütün herkesi yaşama karşı mutsuz/umutsuz yapmıştır. Sevgiden uzak, menfaatlere dayalı ilişkiler bir avuç insanı yanlış arayışların içine doğru itmektedir. 


 
    Freud insani ilişkileri 'içgörü' temelinde araştırmıştır. İnsanın kendisini ortaya koyarken içgörü temelinde hareket etmek istediği aşikardır. Fakat toplumun saptanmış ve bireyler tarafından sorgulanmadan kabul görmüş kuralları yüzünden kişiler idsel ve egosal olarak değil, süperego temelinde davranış motifleri oluşturmaktadırlar. Böylelikle bastırılmış duygular insanın içinde birikerek patlamaya hazır hale dönüşmektedir. İşte tam bu noktada Donna karakterinin, Frank'ı aldatma arzusuyla dolu içgörüleri oyunda bolca kendisine yer bulmuştur. Bir göğsü olmayan ve yatak odasında erkeğe hasret yaşayan Donna için, tecavüz duygusu bile bir cinsel haz ifadesidir. Frank için yıllarca aynı kadınla beraberlik çok sıkıcı hale dönüşmüştür. Donna' nın annesi de evin içinde gezinerek Frank'ın canını iyiden iyiye sıkmaktadır. Henry'nin 40'lı yaşlardaki bekar hayatı ve içinde sapkınlıklarla dolu cinsel duyguları da Freud'u haklı çıkaran bir diğer önemli ayrıntıdır. 


 
    Oyundaki karakterler içlerinde sakladıkları bu saatli bombalarla yaşamlarını sürdürmeye çalışmaktadırlar. Yönetmen Zurab SİHARULİDZE içgörüler ve dış görüler olarak oyunu iki ana hatta belirlemiş. Karakterler dış dünyada yapmacık davranırken iç dünyalarında çok farklı olaylar yaşamaktadırlar. Orhan Kemal Aydın'ın Frank karakterine eğilişi güzel. Fakat çok fazla bağırarak konuştuğu kanısındayım. Donna rolünde Yonca Cevher Yenel'in de üzerinde giyindikleri büyük problem. Erkeğe hasret bir kadının giyiminin seksi olması gerekli. Ayrıca Frank'ın müşterisiyle ilişki yaşarken de çocuksu tavırlar sergilemesi beni iyice düşündürdü. Oyunun genelinde başarılı. Çetin Etili'nin doğal oyunculuğu ön planda. Özellikle de Frank'ın fantezisinde giydiği kadın çorapları izleyenleri çok güldürüyor. Ali Rıza Kubilay ve Munis Düşenkalkar'ın diğer oyuncular gibi başarılı olduğu kanısındayım. Rollerinin ana hatlarını iyi belirlemişler, ama grubun temposunu unutuyorlar çok yerde. Oyuncular genel anlamda başarılılar. Dekorun ve kostümün başarısız oluşu oyuncular için çok büyük handikap. 
 
    "Dolu Düşün Boş Konuş” Bakırköy Belediye Tiyatrosu Yunus Emre Sahnesi'nde izleyenlerini bekliyor. Sizlerde benim gibi iyiden iyiye unutulan 'komedi' oyunlarına hasret iseniz mutlaka bu oyunu izleyin.  

Anahtar Kelimeler: Bakırköy Belediye Tiyatrosu, Dolu Düşün Boş Konuş



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir