MAKALELER

Distopya'nın Ütopyası... Hakikat Elbet Bir Gün

2019.05.15 00:00
| | |
1819

Sizce Nasıl?
D22'nin"Hakikat Elbet Bir Gün" adlı yeni oyununu geçtiğimiz günlerde Baba Sahnede izleme fırsatı buldum.
 
   D22'nin"Hakikat Elbet Bir Gün" adlı yeni oyununu geçtiğimiz günlerde Baba Sahnede izleme fırsatı buldum. Berkay Ateş'e 25. Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü getiren oyun; bütün normallerin değiştiği, değerlerin alt üst edildiği "uzak" bir ülkede geçen bir distopyayı ele alır. Serkan Salihoğlu'nun rejisiyle sahnelenen oyunun dramaturgisi Aslı Ceren Bozatlı'ya, dekor ve ışık tasarımı Cem Yılmazer'e, kostüm tasarımı Başak Özdoğan'a, müzikler Erdem Doğan'a, hareket düzeni Gizem Erdem'e ve maske uygulama İlayda Çeşmecioğlu'na ait. Oyundaki karakterlere; Gizem Erdem, Seda Türkmen, Emir Çubukçu, Can Kulan ve Berkay Ateş hayat veriyor. 
 
“Deli dediğin gerçeği çalınandır”
Bütün normallerin değiştiği, değerlerin alt üst olduğu ‘uzak’ bir ülkede, hepimizin cebinden çıkması muhtemel o son mektubun şarkılarla beraber anlatılan, etkileyici hikayesi. Uzak olmayan bir distopya."
 
   Oyun, "Deli dediğin gerçeği çalınandır." distopyasının çevresinde sorgulayıcı ve ironik bir metinle izleyici karşısına çıkıyor. Hiç eğilip bükülmeden özellikle böyle bir dönemde böyle bir metnin yazılması ayrıca takdire şayan olmuş. Reji açısından oldukça hareketli ve farklı bir yerleşim görülse de, konunun güncel ve evrensel oluşu oyun-izleyici, konu-izleyici arasında güçlü bir özdeşlik kurulmasına, konunun kolayca içselleştirilmesine sebep oldu. 
 
  Oyun çok katmanlı, gündemi yakından takip edenler için birçok açıdan karmaşık duyguları aynı anda yaşatıyor. Yukarıda yazılan basın bülteninde de yer aldığı gibi oyun uzak bir ülkeyle evrensel bir boyuta geçen, izledikçe yakınlaşan anıları tekrar yaşattıran incelikli bir metne sahip. 
 
   Oyunda ön plana çıkan olgu diktatoryal rejimde hayatta kalma çabası olarak özetlenebilir. Yasakların gölgesinde yaşama uğraşı, zorlukların birey üzerinde psikolojik baskı oluşturmasını sağlamış. 
 
   Metni genel anlamda başarılı buldum. Oyun içinde yer alan şarkılar ve müzikler oyun ruhuna uygun ve seyirciyi canlı tutma açısından başarılıydı.    Oyun yaklaşık 2 saat sürmesine rağmen seyirciyi oyun içinde tutmak kolay iş değil. Hele hele böylesi zor bir metin ve atmosferle seyirciyi yakalamak oyun başarısını gösteriyor. Oyunun grotesk ve sembolik sahnelemenin kimi izleyenler için bir handikap yarattığını düşünülebilir. 
 
Oyunda sıkça söz edilen sarı renk bir metafor olarak seyirci karşısına çıkıyor. Sarı renk adeta kendine dayatılmaya çalışılan hayatı kabul etmeyenlerin bir simgesi durumunda. Kimileri için tanrı ilahi bir durumken kimileri için ise tanrı bir duygudan ibarettir. Sarı metaforu bu oyunda inancın, direnişin ama en önemlisi umudun simgesi durumunda. Bu duygu kimileri için sığınacakları bir limandır. Sarı renk üzerinden kurulan umut olgusu karakterlerin tanrılaştırdığı bir duygudur. Karakterler umutlarını ne kadar diri tutarlarsa yaşama olan inançları o denli artacaktır.
 
İlayda Çeşmioğlu'nun maskları çok başarılı, farklı ve övgüyü hak eden bir çalışma olmuş.    
 
   Oyuncuların seyirciye koltuğuna geçmeden önce birer objeyle sahneye çıkması ve sonunda o oyunculardan birinin tüm objeleri bir metaya çevirme fikri müthiş bir reji olarak ilk kez karşılaştığım bir anlatım türü oldu.
Emir Çubukçu'nun bu objelerden yola çıkarak oluşturuğu karakterlerle anlatımları kısa sürede seyirciyi oyunun içine çekmeyi ve gizem uyandırmayı başardı. Diğer yandan anahaber sunucusu olarak karşımıza çıkan oyuncu oyunun temposuna ciddi anlamda katkı sunuyor. 
   Oyunun koreografı ve oyuncusu Gizem Erdem, çok iyi kurguladığı hareket düzeni, altından kalkması zor rollerdeki başarısıyla ön plana çıkıyor. Can Kulan ise üzerine düşen rolü hakkıyla teslim ederken, Cambazın Cenazesi oyunuyla adından sıkça söz ettiren Seda Türkmen ise bu oyunla canlandırdığı karakterlerle mantıksal anlam bütünlüğünü pekiştiren bir performansa imza attı.
 
   Özellikle Berkay Ateş'in performansıyla Prenses balık sahnesi inanılmazdı. Burada politik baskının sebebi ses vermememiz, artık gündelik yaşamlarla kanıksamamız olarak müthiş bir sendeleme yaşatıyor. Farkında olmak ve tekrar hatırlatmak tiyatronun kutsal görevi olarak seyirci yakasından tutmaya ve sarsmaya devam ediyor.
 
   Son olarak izlediğim oyunlarda nadir gözlemlediğim bir durum var ki  oyuncular çok iyi bir oyun sahnelediğin farkındaydı. Oyun oynanırken ki özgüvenleri seyirciyi tarafından hissedildi. Ekipteki inanç ve adanmışlık gözlerinden okunuyordu. 
   Kesinlikle görülmesi gereken oyunlardan biri olduğunu açık yüreklilikle söyleyeblirim. Emeği geçen herkesi canı gönülden kutlar, tebrik ederim.
 
(OYUNUN KÜNYESİ):
 
Hakikat Elbet Bir Gün
 
Yazan: Berkay Ateş
Yöneten: Serkan Salihoğlu
Dramaturg: Aslı Ceren Bozatlı
Dekor ve Işık Tasarımı: Cem Yılmazer
Kostüm Tasarımı: Başak Özdoğan
Müzik: Erdem Doğan
Hareket Düzeni: Gizem Erdem
Maske Uygulama: İlayda Çeşmecioğlu
Oyuncular: Gizem Erdem, Seda Türkmen, Emir Çubukçu, Can Kulan, Berkay Ateş

Anahtar Kelimeler: hakikat elbet bir gün, d22



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir