MAKALELER

Dalga - DonKişot Prodüksiyon

2011.05.13 00:00
| | |
1529

Sizce Nasıl?
Donkişot Tiyatro, Yapımcı Tarık Güvenç liderliğinde ve Şakir Gürzumar'ın akıl almaz sahne teknikleri ile bezeli yılın en iyi oyununu Türk Tiyatrosu'na sunuyor...


    Faşizmin Doğuşunu Anlatan Deney

    Donkişot Tiyatro, Yapımcı Tarık Güvenç liderliğinde ve Şakir Gürzumar'ın akıl almaz sahne teknikleri ile bezeli yılın en iyi oyununu Türk Tiyatrosu'na sunuyor. “Dalga” bu sezon içinde “en başarılı prodüksiyon” ve “gelecek vaat eden genç yetenek” kategorilerinde jürileri fazlaca zorlayacak bir gösteri. Bugüne dek sahnelerimizin uzak kaldığı 'politik tiyatro' konseptinin çağın teatral akımlarına uygun olarak sahnelenmesi apayrı bir zekanın özverisi. Kit'le psikolojisinin bütünüyle elden geçirildiği gösteride; Türkiye'nin önümüzdeki 10 yıl içinde neler yaşayabileceği de seyirciye gösteriliyor. Hitler' in Almanya'da kurduğu Faşist Nazi Partisi'nin ülkenin %10'una egemenken, nasıl ülkenin tamamına egemen olduğunu tüm çıplaklığıyla sahnede gösteriliyor. 
 
    Bir Toplumu Fikirsiz Bırakmak İçin 5 Yıl…

    Maalesef ki içinden geçtiğimiz süreçler Türkiye'de “özgür düşüncenin” yok edildiği, gazetecilerin bir bir sansüre uğradığı, rtük adlı kuruluşun tv kanallarını tehtit ettiği dönem olarak tarihin kara sayfalarına yazılmaktadır. İktidar Partisi' ni eleştiren bir gazeteci görmek nerdeyse imkansız hale geldi. Atatürk ve Kemalizm ülkeden bir bir silinmeye başladı. Cumhuriyet Devrimi'ne inanan aydınlar ülkeyi terk etmek istediklerini haykırmaya başladılar. Sevgili Fazıl Say onlarca sanatçının duygularına tercüman oldu. 
 
    1933 yılında Nazi'lerin iktidara nasıl geldiklerini hatırlayın. Toplumun yüzde onunu oluşturan bir parti nasıl Almanya'da sistemi değiştirdi, yok etti? Türkiye ile bu olayları bir karşılaştırın lütfen… 
 
    Oyunun broşüründe yazan; “Dünya, kötülük yapanlar değil, seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikelidir.” Sözcükleri Türkiye Cumhuriyeti için çok çok geçerli olmaya başladı. 
 
    'Dalga' Oyununun Konusu

    Oyun, ABD' de bir kolejde tarih öğretmeni olan Ron Jones' in başından geçen bir deneyden esinlenilerek yazılmış gerçek bir öyküdür. Oyunun yazarı Alman Reinhold TRITT, kendi toplumuna eleştirel gözle bakarak, tarihe de nesnel bakış açısı sunmuştur. Gordon College'de tarih öğretmeni olan Ben Ross, II.Dünya Savaşı ve Soykırımı anlattığı dersinde, Alman halkının çoğunluğunun soykırıma karşı çıkmadığının sorusuna cevap verecek yanıt bulamayınca, tüm sınıfının katılacağı bir itaat deneyi yaparak bu soruyu etkili biçimde yanıtlamak ister. Deney ilk başta 'itaat oyunu' olarak başlasa da zaman ilerledikçe, deneye katılan öğrenciler oluşturdukları sistemin kurbanı olurlar. 10 küsür kişiyle başlayan 'Dalga' hareketi içinden çıkılmaz bir hal alır. Ve bu harekete katılmayan herkes baskı, zulm görmeye başlar. Gordon College'de öğrenciler arasında faşizm doğar. Kitle ruhu, anti demokratik ruhla birleşerek önüne gelen her fikri çiğner atar. 
 
    Kritikler

    Oyunun dekorunu yapan Ali Cem Köroğlu' nu tebrik ediyorum. Oyunda sürekli değişen sahne grafiğini çok iyi tespit etmiş. 3 boyutlu sahne, sürekli değişen dekorlarla birleşince oyun akıp gidiyor. Dekorların oynaması ve her dekorun birden fazla işleve sahip olması izleyeni konudan soğutmuyor. Hareketlilik oyuna süreklilik katıyor. Bu hareketliliğin oluşmasındaki en büyük etken Sevgili Ali Cem Köroğlu' nun zekasıdır. Kemal Yiğitcan' nın ışığı oyunun heyecan verici gelişimi kadar güzel. Oyunun Yöneteni Şakir Gürzumar' ın dekorun işlevini bilmesi, müziğin konuya katacağı heyecanı yerinde tespit etmesi, konunun gücünün artmasına neden oluyor. Sayın Gürzumar, bu oyunda çok başarılı. Konuyu iyi özümsemiş. Hızlı sahne geçişleri ile seyirciyi sıkmadan başarılı bir gösterim ortaya çıkarmış. 
 
    Levent Ülgen Klasiği

    Sahnelerimizin Usta Karakter Oyuncusu Levent Ülgen, oyunda karşımıza 'Ben Ross' rolü ile çıkıyor. Oyun o'nun etrafında gelişiyor. Tarih öğretmeni olan karakteri içinden çıkılmaz bir deneyin girdabıyla pençeleşirken, o karakterinin değişen ruh halini, fevkalade güzel oynuyor. Mimiklerinin gücü sahneyi aydınlatıyor. Öğrencilerine hükmetmeye gayret ederken bir yandan da 'Dalga' nın içinde kaybolmaya başlıyor. Faşizm denilen baskıcı despot rejim o'nu da etkisi altına alıyor. İşte tam bu noktada Sevgili Levent Ülgen' nin olayları yönlendiren oyunculuğu ön planda beliriyor. Eşi ile olan diyaloglarda, öğrencileri ile olan olaylarda karakterinin bütün ruh halini olduğu gibi sahneye yansıtıyor. 
 
    Ayçe Abana, Ben Ross'un eşi rolü ile karşımızda. Oyunda az sahnesi olsa da o'na öğretmen rolü çok yakışmış. Eşi olan diyaloglarda başarılı. Metin Coşkun ve Faruk Akgören Okul Müdürü karakterini dönüşümlü oynuyorlar. Gösteride Faruk Akgören'den izledik bu rolü. Sayın Akgören' nin çok kısa sahnesi, o'nun oturaklı idareci duruşu ile pekişmiş. 
 
    Oyunda 10 ayrı genç yetenek usta oyuncularla beraber oynuyorlar. 'Dalga' hareketinin öğrencileri olan bu 10 kişi başarılı ama içlerinde çok daha başarılı olanlar mevcut. Ayşegül Alpak, Onur Dikmen, Duygu Eren, Çetin Güner, Ece Özdikici, Fatih Sönmez, Serhan Süsler, Serhat Teoman, Ekin Türkmen, Serdar Yeğin oyunda oynayan genç yetenekler. 
 
    Ece Özdikici ve Onur Dikmen oyunda sivrilen gençler. Özellikle de Ece Özdikici çok başarılı. Olaylara karşı gelen demokratik yapıyı sahneye aktarırken olanları yaşıyor. Bu seneki tiyatro ödüllerindeki 'en iyi genç yetenek' kategorisini epeyce zorlayacağa benziyor. Oyunda benden tam not almış durumda. 
 
    Oyunun şaşırtıcı biten finali salondaki herkesi şok ediyor. Bu son aslında insanlığın hangi kişinin izi üzerinde yürüdüğünü de şaşırtarak gösteriyor. Fakat Hitler'in fotoğrafının yanına dünyadaki faşist liderlerin fotoğrafları konulurken, neden Sovyetler Birliği Son Başkanı Gorbaçov'un ve Sosyalist Yugoslavya Son Devlet Başkanı Miloseviç'in fotoğrafı konuluyor? Oyunun en büyük hatası burası. Bunu kabullenmem asla ve asla mümkün olamaz. Dünyaya kan kusturan bir faşistin yanına iki değerli sosyalist liderin fotoğrafını koymak hangi mantığa uygundur? Liften bu yanlış bir an önce düzeltilmeli. Tarihi çarpıtmadan seyirciye sunmak lazım. Yoksa bu durum 'sosyalizm' ile 'faşizmi' aynı kefeye koymak anlamına gelir. Bu durum da çok büyük sorunlar yaratabilir. 
 
    'Dalga' son dönem teatral alanda eksik kalan 'politik tiyatro' olgusunu -günümüz şartlarını eleştirerek- gözler önüne getiriyor. Bu gösterimi izleyerek dünya siyasetinin nasıl şekillendiğini irdeleyebilirsiniz. 'Emir-İtaat Etme- Boyun Eğme' üçleminin Türkiye'yi nasıl oligarşik bir yapıya götürdüğünü rahatlıkla anlayabilirsiniz. Bu deney sizi bile esir alabilir. Aman dikkat! 
 
Oyun 16-22-23-29-30 Ocak Kenter Tiyatrosu'nda…
25-26 Ocak E.Ü. AKM Sahnesi'nde…

Anahtar Kelimeler: Dalga, DonKişot Prodüksiyon



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir