MAKALELER

Buzlar Çözülmeden - Konya Devlet Tiyatrosu

2006.10.10 00:00
| | |
4934

Politik çatışmaların en sürrealist yaklaşımıyla yazılan bu eser,en hafifinden (!) taşlamalarıyla bir hayli dikkat çekici...


 

     GÜLDÜRÜRKEN DÜŞÜNDÜREN BİR OYUN : BUZLAR ÇÖZÜLMEDEN

     Konya Devlet Tiyatrosunun kahkahalara boğan yapımı!
 
     Bunu da başaran bir kaymakamın yönetim hikayesidir. Yani Kanunların ‘’mankurt’’u olmayı kabul etmeyen bir adamın kişisel iç savaşıdır aslında.Oyun sonunda ise karşılaştığımız sürprizle birlikte, oyunla, kendimizle, hayatla yüzleştirip,bir tokat gibi yüzümüze çarpar.
 
    Buzlar çözülmeden Cevat Fehmi Başkut’un en önemli eserlerinden birisidir. Sinemaya bir çok kere uyarlanmış, Kemal sunalın oynadığı bu film hala hafızalarımızda yer almaktadır. Defalarca sahnelenmiş olan bu oyun,bir çok yazara da ilham vermiştir.Bu eserden esinlenerek onlarca oyunlar görmek mümkün. Cevat Fehmi Başkut’un yıllardır sahnelenen ‘‘Harput'ta Bir Amerikalı’’ ve ‘‘Buzlar çözülmeden’’ en tanıdık eserlerindendir.


 
Oyunun en başında ışıklar belli bir süre kapalı kalarak,rüzgar ve su damlası sesi verilerek,seyirciyi moda sokmaya çalışıldı. Açıkçası oturduğum yerden üşüdüğümü hissettim diyebilirim. Baştaki bu olgu oyunun seyri içinde bir hayli faydası olduğu kanaatindeyim. Bu olgu verilmeden oyuna başlansaydı, belki de seyirci oturduğu yerden bu kadar üşümeyecekti. Oyunun ana karakterlerinden biri olan deli çavuşun inlemeleri ve çıkardığı hırıltılarla da oyun sonuna kadar hatırlatıyor.Adeta oyunu yaşıyorum!
 
İşe dekorla başlamak istiyorum.Bu oyunda çok değişik bir dekor anlayışı gözüme çarpıyor. Olay kaymakamın makamı ama ; pürreyal bir dekorla tel örgülerden yapılmış. En ön solda bir soba,sol üst ve sağ üstte ve ortada avize dolaplar yerine teller var. Çatıdan akan sular için belli aralıklarla koyulan kovalar ve leğenler. Ve tabi ki kaymakamın masası ve sandalyeleri. Bu dekor anlayışı bana soğuk ve yalnız bir fikir çatışmasının şeffaflığını hissettirdi.Yalnız olayın geçtigi yerin belirtilmemesi,geniş yelpazede aslında bir sunum olarak görmek lazım. Sadece doğuda bu tür sorunların olmadığını,taşlamalarıyla otoriterin ne kadar zayıf ve çaresiz kaldığını ve her yerde olabileceğini bir biçem olarak sunuyor.

 


 
OYUNA HAYAT VERENLER.

Deli çavuş adlı karakterin oyunun büyük bir bölümünde sergilediği oyunculuk,komedi öğesi olarak oyunun buzlarını çözmeye yetiyordu.Tamamıyla bir komedi unsuru olarak karşımızda.Oyunculuk olarak (bana göre) en zor görevi üstlenmiş bir karakter seçmişti. Karşımızda bir deli var (!) daha çok kendi kendine konuşan,konuştuğu zaman zor anlaşılan,hızlı konuşup kendini kaybettiği zaman,esas duruş diyerek ancak frenlenen bir deli bu. Oyunun başından sonuna kadar beklemeye alışık olduğumuz aynı mizansenleri göstermesi, hayranlık uyandırıcı. Bir saniyeliğine bile oyundan kopmadığını gösteriyor. En soğuk anlarda dahi oyunu ısıtan dinlendiren karakter.Zor ama bir o kadarda eğlenceli.Devamlı Çay?Sıcak?,Çay tabağına döktüğü çaydan sonra ellerini silmesi,Esas duruştan sonraki rahat derken ki kafasına vurması…oyun boyunca gözden kaçmayan devamlı tekrarladığı ve her defasında iyi sattığı bir espri.
 
Kaymakam işin başında tuhaf geliyor biraz.Birazda çekici.Devletin memuru her ne kadar kendi içsel düşüncesini savunsa da,bir yerde kanunlara boyun eğmek zorunda diye düşünüyorum. Sonuna kadar bu değişimi bekliyorum. Sonunda kendisi değişmiyor belki ama bizlerin bilindik,basma kalıp düşüncelerini değiştirmeyi başarıyor. Devamlı sinirli,bir o kadar sempatik, güzel Türkçemsiyle hoş dakikalar geçirtiyor. Düzenin çarpıklığına çok güzel birde değinme var,kanunların geçerliliğine ve çaresine inanmayan kaymakam,dosyaları sobada yakıp,silahını yanına alarak,çareyi şiddette araması,günümüz koşullarına maalesef çokta ters gelmeyen bir düzene sığınmıştır. Deli olarak görülse de ; bu ülkede kimin deli kimin akıllı olduğunu çoğu zaman karıştırır haldeyiz. Oyunun sistematik dokusuna baktığımız zaman ise ; delilerin yönetimi daha bir cazip gelmiyor değil.
 
Çaresizlik içerisinde kıvranan kamu alanlara güzel bir örnek olarak gösterilen,devamlı elektrik kesintilerine çare bulunmaz.Yukarıda asıl duran avizeye sopayla vurarak yakmasını sağlaması,oyundan kopmamayı sağlayan çarpıcı örneklerden. Yalnız anlayamadığım,hacı karakteri kaymakam ziyaretinde nedense seyirciye arkası dönük oturmayı tercih ediyor. Haliyle yüz ifadesi belli olmadığı gibi,mizansenleri de kaçırıyorum.
 
Silahla cevap aramak çoğu zaman çare sağlıyor! Dosyaların çaresine inanmayan kaymakam yıllardır süre gelen halkın üst tabakasının ‘’üstlerde yakın dostlarım var’’ diyerek yada kamu çalışanlarına rant sağlayarak,yada maddi imkan sağlayarak fakirin sırtından para kazanan üst tabakaya bunu görmezden gelen,kamu çalışanları halkı biri sığır olarak görmesi yıllardır,köy,kasaba,bucak ‘’uzak diyarlar’’ın sorunlarını gündeme getirmiyor.Kaymakamın çareyi silahta arayarak ‘’hacı’’nın suçunu ortaya çıkarması da ,bu noktada bir tokat gibi suratımıza çarpan bu sistem bizi gerçeklerle yüzleştiriyor. Ve beklendiği gibi de olur. Sorun yine şiddet ve silahla çözülür(!)
 
Yıllardır hep istediklerini yaptıran ağalar karşılarında dişli ve sıra dışı bir kaymakam görünce haliyle bir düzen çarpıklığı oluyor. Ama istediklerini yaptırmak için olmadık şeylerin yapılması kaçınılmazdır. Plan ; birini yollayacaklardır içeriye, onla ilişkideyken baskına uğratacaklardır. Ama istediklerini yine alamazlar. Kaymakamın yerine deli çavuş geçince olaylar kopar. Hatta öyle ki kaymakam provaları tam bir kahkaha şölenine dönüşür. Alkışlar ve kahkahalar yüzünden devamlı kesilmek zorunda kalır. Özellikle reaksiyon muhteşem!     Dolapta bekleyen kaymakam nasıl olurda,birden ortadan kaybolur. Gerçekliği bertaraf eden bir mizansen oldu bence. Kapıdan çıksaydı çok daha iyi olurdu. Bununla beraber kaymakam yerine geçen deli çavuşu öldürmek üzere gelen ağanın adamı,önceleri bekler seyirci kendini hazırlamıştır sese ama, öldürecek karakter vazgeçerek geri döner . Seyirci tam rahat nefes almışken geri dönüp deli çavuşu vurunca çıkan sesle irkiliyoruz. Yönetmenin şaşırtması tam anlamıyla not alıyor.
 
Sonunda beklenen olur! Her şey anlaşılır. Kaymakam ve diğer üst yetkililerin hepsi tımarhaneden kaçan delilerdir. Yollar kapalı olduğu ve buzlarla kaplı olduğu için ne gelinebiliyordur. Nede gidilebiliyordur. Bütün işlemler buzlar çözülmeden yapılmalıdır. Ve yapılmıştır da, ama buzlar çözülünce her şey ortaya çıkar ve yakalanırlar. Kaymakam hariç! Yönetmenin oyunun sonunda linç edilirken,aradan kaybolması ve kelepçelerini çözmesi seyirciye son sözleri ayakta alkışlanası. Diğer tüm yan karakterlerde üzerine düşen görevi en layıkıyla ve tek file vermeden başarıyorlar.
 
AHNE ARKASINDAKİLER.

Oyunun yönetmenliğini; Usta duayenlerden Ahmet Mümtaz Taylan yapmış. Giriş çıkışları,oyuncu seçimleri,kendi mizah anlayışını da ekleyerek ortaya muhteşem bir iş çıkarmış. Dolu dolu 2 .30 saat geçirmenin mutluluğunu yaşattı. Dramaturgda; Gökhan,Şirin Aktemur Toprak; oyunun iç yapısını,metinin kurgulanması,günümüzün koşullarına da uygun olarak yorumlamaları,düşündüren bir o kadarda alkışı belki de en hak edenler arasında yerlerini aldırıyor.
 
Giysi Tasarımında; Funda Çebi günümüz koşullarında kıyafetler tercih etmiş. Başta deli çavuşun giydiği kostüm inandırıcılığı tam anlamıyla tamamlıyor.Üzerine düşen görevde tam not alıyor. Dekor Tasarımında Tayfun Çebi en şeffaf haliyle sorunları seyirciyle yüzleştirmeyi biliyor. Yukarıda da sıraladığım gibi basmakalıplığı zorlayan, tabuları yıkan yeni eğilimlerle her zaman kendi adından sıkça söz ettiren bir usta dekorist olarak hafızama kazanıyor.Işık Tasarımında; Zeynel Işık çok iyi bir kurguyla karşımıza çıkmış. Özellikle oyunun başında düşündüğü,ışıklar kapalıyken rüzgar uğultusu ve su damlalarıyla çalışmış olması,gök gürültüleri,ve köprü patlatıldığına sahneye dökülen sıvalar harikulade bir betimleme.Uzun ve yorucu bir çalışma ürünü olarak alkışladıklarım arasında.
 
Deliler içimizde! Yada kim deli? kim akıllı! Mesele bunun cevabını bulabilmekte!
 
Kaçırılmaması gereken ender oyunlardan..
 
İyi Seyirler...

Anahtar Kelimeler: buzlar çözülmeden, konyadt, konya devlet tiyatrosu, ahmet mümtaz taylan, cevat fehmi başkut



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir