MAKALELER

Bir Valize Ne Sığar ki? - Ankara Sanat Tiyatrosu

2018.01.22 00:00
| | |
1795

Sizce Nasıl?
Henüz Ankara’da yaşadığım yıllardı. O sıra Yaşar Kemal’in Bir Ada Hikayesi serisinden ‘Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana’ romanına başlamış,...


BİR VALİZE NE SIĞAR Kİ?

“Nasıl ki
Kalkar, doğup büyüdüğün şehre
Gidersin bir gece
Ve bakarsın temelinden yıkılıp yeniden o şehir
Ve yakalamaya çalışırsın geçen yılları
Onları yeniden bulmanın umudu içinde”

Yorgo Seferis*Çeviri: Cevat Çapan
(1 Temmuz 1950, İzmir günlükleri, Urla şiirinden)


Henüz Ankara’da yaşadığım yıllardı. O sıra Yaşar Kemal’in Bir Ada Hikayesi serisinden ‘Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana’ romanına başlamış, hemen ardından ‘Karıncanın Su İçtiği’ ve ‘Tanyeri Horozları’nı okumuştum. 1923 yılında Türkiye ile Yunanistan arasında ‘Nüfus Mübadelesi’ ile sayısız insan karşılıklı atılan birkaç kişinin imzasıyla ‘vatanım’ dedikleri topraklardan göç ettirilirken ben, Yaşar Kemal’in o büyülü tasvirleriyle Zehra ile Poyraz Musa’nın aşkına takılı kaldım; roman karakterlerinin yaşadıklarıyla denizi olmayan Ankara’da onlarla beraber ‘karşıda görünen denizin ardında bizim toprağımız var’ dedim; ezgilerini söyledim; Dengbej Uso’dan Faki’nin efsanevi kuşunun peşine düştüm, roman karakterlerinin hasretliklerine içlendim ve dördüncü -serinin son- kitabı çarçabuk yazmasını istedim sessizce Yaşar Kemal’den; sonunda yıllar sonra yazdı da: ‘Çıplak Deniz Çıplak Ada’ (Güzellikler içinde olsun!)


...ve işte yine bir Ankara yolculuğunda Yeşim Dorman’ın yazıp yönettiği ‘Bir Valize Ne Sığar Ki?’ oyunuyla Ankara Sanat Tiyatrosu’nun bu sezon sahnelenen oyununa gittim. Oyunun ardından -bahsettiğim- Yaşar Kemal’in romanları, mübadele ile vatanlarına hasret kalan insanların gözyaşları, konuyla alakalı izlediğim birkaç belgesel, zorunlu göçe maruz kalan halklar, oyunu beraber izlediğim insanların sinerjisiyle tiyatronun yüreğimde dağlanan sevgisi ile dopduluydum.


(1963 yılında kurulan AST’nun 55 yıllık serüveninden burada bahsetmek elbette güç ama biliyorum ki AST, Ankara için Ankaralılar için olmazsa olmaz bir sahnedir. Kimler o sahneden çıkmamıştır ki... Birçok kez askeri yönetim tarafından kapatılan AST, politik tiyatro denilince ilk akla gelen kurumdur. Hâlâ tiyatrosever oyuncu adayları için kurslar vermektedir. Ben de bir dönem Erkan Yücel hayranlığıyla dopdolu olarak sınavına girmiştim AST’nun. Güzellikler içinde olsun Erkan Yücel!)


Ankara Sanat Tiyatrosu’nun sahnesi bin bir yaşanmışlıkla dolu bir sahne... Yeşim Dorman’ın mübadele zamanlarını yaşamış karakterlerinin anıları ise -olay, zaman, ırk değişse de- capcanlı... Küresel sistem, küresel emperyalizm, küresel insan yaşamıyla bir kenara itip öylece kabullenebilinecek bir kavram değil ‘göç’ kavramı; kolay da değil insan -insanlar- için...


Bizi ne Türkler ne Yunanlılar insan olarak görmedi. İnsanız ama az insan. Yani şu kadarcık insan. (Costas’ın diyalogundan)

Mübadelenin üzerinden yıllar geçmiştir. Türkiye’den göç ettirilen insanlar tanıdık-bildik- Aleko’nun meyhanesinde yavaş yavaş toplanırlar; ama 1940’lı yılların Nazi işgaliyle bir yandan da endişelidirler. Nasıl olmasınlar ki? Onca acı, onca hasretlik, onca yitirilmişlik anısıyla dopdolu olan bu insanlar, İtalya’nın Yunanistan topraklarını işgal etme haberleriyle sarsılırlar. İtalya, bazı toprakları kendilerine teslim etmesi için Yunanistan’a ultimatum göndermiştir. Peki ‘vatanım’ diye iç geçirdikleri topraklardan sürgün olan bu insanlar, dünyayı sarsan Nazi işgaliyle bir kez daha göç etmek zorunda mı kalacaklardır?


Elektrikler kesilir, radyoda haberler iletilir, sokağa çıkma yasağı ilan edilir, orduya katılma haberleri duyurulur ve meyhaneye gelen baba kız; kuklaları, yaşanmışlıklarıyla bu mekanın içindeki hayatları oyunlarına katar ve oyun içinde oyun ile insanın yüreğinin içine işleyen mübadele yıllarının yaşanmışlıklarını hep beraber anlatırlar. 
“Bir anne gördüm kucağında ölü bir bebek sallıyor.


−Taş bağlayın yavruma, öyle atın denize. O benim değil, balıkların kısmeti imiş dedi sessizce.”


Dekor ve kostüm tasarımının döneme uygun olduğu bir ortamda küçük bir meyhane; orkestra, söylenilen şarkılar, sırtaki dansı; hayalleri, umutları, özlemleri ile birbiriyle söyleşen, ortak yaşamları ve anılarıyla -bazı konularda ters düşseler de- birbirine yaslanıp güç bulan samimi insanlar... 


Yeşim Dorman’ın içtenlikle yazdığı oyun metni; ustalıkla oyununu sahneye aktardığı rejisi ve oyuncuların candanlığıyla ‘Bir Valize Ne Sığar ki’ oyununda oyuncu kadrosu, birini diğerinden ayıramayacak kadar güçlü bir ekip birliğine sahip. Marika rolündeki Yeşim Dorman’ın şu sözleri ile oyun yorumunu bitirirken umarım ki AST’un bu oyunu, yalnız Ankara’da değil birçok kentte turnelerle sahnelenir. 


Marika (Bir valiz getirir, içine bazı eşyalar koyup çıkarır): Aman Allah’ım bir valize ne sığacak? Söyle Stelyo? Dedenin bağı sığar mı bu valize? Ya atalarımın mezarları? Kaç asırlık bir köküz biz bu topraklarda? Neyi alayım neyi bırakayım arkamda? Babanla ilk buluştuğumuz çeşmeyi mi? Zifaf karyolamı mı? Hayatım, emeğim nasıl sığacak bu valize? Bu valize ne sığar? (Oyun metninden)


YAZAN VE YÖNETEN: Yeşim Dorman
IŞIK: Yüksel Aymaz
DEKOR: Arda Güler
OYUNCULAR: Hakan Güven, Yeşim Dorman, Bülent Yıldıran, Mehmet Ulusoy, Yıldırım Şimşek, Nalan Güreş Demirel, Çağlar Deniz, Sinem İslamoğlu
MÜZİSYENLER: Hazer Erdoğan, Ali Azapçı, Savaş Sami Kündüroğlu, Hasan Aldemir
(Yeşim Dorman, 1957'de Ankara’da dünyaya gelir. Ankara Maarif Koleji’nden sonra Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi (DTCF) Tiyatro Bölümü’nü bitirir, aynı kürsüde lisansüstü eğitim alır. İlk öyküsü 1980’de Yeni İnsan Dergisi’nde çıkar. Çocuk yaşlarından başlayarak radyo ve televizyon programlarında oyuncu, yazar, danışman ve kuklacı olarak görev yapar. 1970’li ve 1980’li yıllarda TRT radyosunda yayımlanan “Okul Radyosu” programında Yeşim abla tiplemesiyle yer alır. Aynı isimle, TRT televizyonunda bir kuklayı konuşturduğu çocuk programını sunar. Oyunlarından bazıları özel ve devlet tiyatrolarında sahnelenir, bir oyunu televizyona uyarlanır. 
Yazar, "Nereye Payidar" (Ankara Sanat Tiyatrosu) oyunundaki rolüyle 1976 Ulvi Uraz Yılın Oyuncusu Ödülü'nü ve 1982’de Sanat Kurumunun Övgüye Değer Yazar Ödülü'nü (Y. Türker ile paylaşır) alır. Merdivenaltı, Rosalba Pansiyonu, Gölge Ustası, Harran’da Dolunay, Kuvvetli Komünist, Mimu’nun Hayat Kitabı yayımlanan eserleridir.)

Yararlanılan Kaynaklar:
http://www.sanattanyansimalar.com/yazarlar/mina-tansel/bir-valize-ne-sigar-ki/1552/
http://tr.writersofturkey.net/index.php?title=Ye%C5%9Fim_Dorman
http://www.salom.com.tr/haber-96553-2_dunya_savasinda___yunanistan.html
https://siirantolojim.wordpress.com/tag/yorgo-seferis/

Anahtar Kelimeler: bir valize ne sığar ki, ast, Ankara Sanat Tiyatrosu, ankara sanat tiyatrosu sahnesi



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir