MAKALELER

Bir Görünmez (Gölge) Tiyatro Denemesi Anarko

2020.01.29 00:00
| | |
10081

Sokak sanatları atölyesi olarak İzmir tiyatro günleri kapsamında Anarko ismini verdiğimiz bir görünmez tiyatro oyunu sergiledik.

Sokak sanatları atölyesi olarak  İzmir tiyatro günleri kapsamında Anarko ismini verdiğimiz bir görünmez tiyatro oyunu sergiledik.

Yunanca kaynaklı olan "anarşi" kelimesi, "olmaksızın", "-sız", "...-in isteği", "...-in yokluğu" ya da "...-in olmaması" anlamlarını veren a öneki ile, "yönetici", "şef", "hükmeden", "komutan" anlamına gelen archos kelimesinin birleşiminden oluşur. Yunancada anarchos, ve anarchia kelimeleri, "hükümetin olmadığı -- hükümetsiz olma hali" anlamlarına gelir.

Herkesin korkup sindiği şu günlerde insanların kalabalık bir şekilde bulunduğu alanlarda ayrıcalıklı yöneticilerin acizliği konusunda farkındalık yaratmayı çabaladık.

Oyun bir sokak insanının (Geçtiğimiz günlerde geri dönüşüme  kağıt ve plastik eşyaları toplamaları yasaklanan) üzerinden gelişiyor.

Planladığımız gösterinin alt hikayeleri olarak;

Çevresel yıkım ve Kentsel dönüşüm

Sosyal adalet sorunları

Toprak temelli maneviyat

Suriye özelinde göçmenlik ve savaş kavramı

İşşizlik ve dünya vatandaşı olamama hali kavramlarını belirledik.

Oyunlar öncesinde oyuncu ekibi ile uzun süreçli toplantılar ve eylemsellik planlaması yapıldı.

Oyun alanları gözlemlendi ve oyuncuların çıkabilecek aksilikler ile baş edebilmesi için dogaçlama çalışmaları yapıldı.

31 Nisan saat 18:00 de Alsancaktan kalkıp önce Pasaport daha sonra da Karşıyaka istikametine gidecek vapur konusunda karar kılındı ve İzmir Tiyatro günleri kapsamında oynanmasına karar verildi.

Oyuncu kadrosu oyundan birkaç saat önce Alsancak sokaklarına dağıldı ve birbirlerini görmeden ve daha önce tanıştıkları izlenimi doğuracak davranışlar sergilemeden 18:00 de vapurda hazır bulundu.

Evsiz rolünü canlandırdığım için benim girişim biraz daha problemli oldu. Üzerimdeki eski ve yırtık giysiler, elimde bulunan ve çöplerden özenle topladığım posetler ile yanımda getirdiğim ses sistemini gizledim. Kordon boyunda kimselere fark ettirmeden ellerimi ve sakallarımı ( Bu proje için uzattığım) çamurla kirlettim. Görüntü ve koku olarak oldukça itici olduğum için tüm ekip girmeden önce çıkabilecek bir soruna karşı sakin bir şekilde güvenlik kontrolünden geçtim ve poşetlerimi görevli istememesine rağmen cihazla taramalarını rica ettim.Bu tarz bir deneme de insanların aslında sokak insanlarından ne kadar çok çekindiklerinin bir kez daha farkına vardım. İskeledeki bekleme alanından insanlar bir yandan bana bakıp halime acırken bir yandan da kendi durumlarına şükrediyorlardı.

Alsancak pasaport arasındaki mesafe esnasında oyun lideri olarak belirlediğimiz arkadaş vapurdaki en kalabalık yeri belirleyip oturacak ve diğer oyuncular da ona göre yerlerini alacaktı. Satranç tahtasındaki her şey yerli yerine oturduğunda ben teknenin en arkasındaki sigara içme alanına geçip Karşıyaka ya doğru yol alınmasını bekleyecektim. İzmirde o gün güzel bir güneş vardı ve akşam saatleri olduğu için oldukça kalabalıktı. Oyuna kendimi hazırlamak için insanlardan normalde kullanmadıgım halde sigara istedim ve o güzel manzaraya karşı içime çektim. Sigarayı veren bayan korkarak  verdiyse de benden bir zarar gelmeyeceğini anlayınca anlayışla gülümsedi. Yarısını içip yarısını kulağımın arkasında koydum ve vapurun pasaport iskelesinden ayrılması ile üst katta bulunan ve heyecanlarından kalp atışlarını ruhumda hissettiğim arkadaşlarımın yanına elimde çöp torbaları ile çıktım.

Üst kata çıkınca öncelikle alanda bulunan iki adet çöp tenekesinden plastik şişeleri toplayıp poşedime koydum, bu esnada kalan sigarayı yaktım.

Nereden geldiğini bilmediğim bir görevli o alanda sigara içmenin yasak olduğunu söyleyip elimdeki sigarayı almaya çalıştı. Ben sigarayı vermeyip elimle söndürdüm ve pardesümün omuzlarında bulunan manşetlerden birine soktum. Adamın sarhoş olduğumu düşünüp gitmesi için nedensiz birkaç devinimsel sallanış yaptım. Ben onun yanından uzaklaşıp oyunun başlamasına vesile olacak arkadaşıma yöneldiğimde arkamda değildi.

Bizim kurguladığımız plana göre ben arkadaşa yöneldim ve bir lira istedim o da beni itekleyip git çalış gibi kelimeler söyledi. O andaki ufak bir iteleme benim reaksiyon vermem ile büyüdü ve ben alanda baya bir uzaklaşıp tökezledim. Onun etkisine tepki olarak bende repliklerimi söyledim

Ne var yani siz çalışıyorsunuz da ne oluyor sabah sekiz akşam beş

Emirler emirler

Verilen her emir özgürlüğümüzün suratına atılan tokatlardır.

Ben bunları söylerken uzaklarda gözüken ve yeni yeni yukselen gökdelenleri gösterip

Bak işte izmirin içine ettiniz

Benim bu sözümü tastik eden ve uzak bir köşede oturan diğer bir arkadaşımız

-         Sürülüyoruz! Yavaş yavaş daha öteye sürülüyoruz. Beğenmedikleri bir yer mi var hop kentsel dönüşüm. Yalan yahu yalan! Bunların hepsi yalan. Bizi yolla, araziyi dönüştür,yüksek yüksek pahalı evler yap, zenginlere sat. E biz?  Yuvamız? Bize de güya şehrin dışında yeni yapılmış evlerden birer daire. Palavra.

Bir başka köşedeki  arkadaş destek çıkar da ona katılır:

-         Önce öteki olduk gecekonducu olduk pis olduk kokuyor bunlar olduk dışlandık. Cahil olduk eğiimsiz olduk. Sonra da doğru söylüyorsun sürüldük. Oradaki anılarımız yaşadıklarımız kaldı geriye bi tek. Neymiş evimiz sağlam değilmiş. Yav benim annem de orda yaşadı, ben de, çocuklarımda. He yıkılacak mı o zaman düzelt benim evimiz başka ev mev de verme bana. Ama ben yerimde mahallemde kalayım.

Bu arkadaşlara tepki göstermek isteyen ve sistemi savunan karşıt fikirli arkadaşın söylemleri ile alanda bulunan yolcular da oyuna dahil oldu ve herkes kendi fikrini yüksek sesle haykırmaya başladı

Onlar bunları söylerken ben ise

Hukuk iktidarın fahişesidir

Her yer de polis var ama hiçbir yerde adalet yok

Bazıları lüks otomobillere binebilsin diye diğerlerinin yalın ayak yürümesi gerekiyor

En ümitsiz kölelik kendiniz özgür sandığındır

Benzeri sözler kendimden geçmiş bir şekilde uhrevi bir havada söylenmeye başladım.

Ekibin en kücük üyesi olan ve okul forması ile oyuna dahil olan kız oyuncumuz ben hergün okula giderken korkuyorum, Bombalardan ölümlerden ve diğer bir çok şeyden. Hem biliyor musunuz çok uzakta değil sınırlarımızın hemen ötesinde kocaman kocaman savaşlar var diyerek oyunun ikinci ve son kısmına geçişi sağladı o zamana kadar gizli duran ses sisteminden Ne gerek var şavaşa şarkısı ve Nazım Hikmet’in Hiroşima şiiri duyuldu. Ben bu esnada cebimden çıkarttığım bir deste oyun kağıdını insanların hayatlarını masa başından bir kumar oynuyormuş gibi yöneten emperyalist devlet ve kurumları eleştirmek adına insanlara dagıtıp geminin bacasına doğru tırmandım. Bacanın üzerinde güzel bir İzmir manzarası beni karşıladı. Ve oradan söylemlerime devam ettim bu esnada karşıt fikirli oyuncu arkadaşlarım alt alanı karıştırdı ve bir itişme eşliğinde kavga başladı. Bu durumu gören ve en başta bana sigara yasak diyen güvenlik geldi ve beni aşağıya indirmeye çabaladı aramızda izlenesi bir tartışma çıktı.

o-İn aşağıya

ben-Sen kimsin

o-Ben kimim

ben-Ben benim

Diğer arkadaşların müdehalesi ile olay iyice çığırından çıktı.Ben üstümdeki eşyaları teker teker çıkartıp beni indirmeye çabalayan kalabalığa atarken

Eğitimin önemi, yıkım duygusunun aynı zamanda yaratıcı bir duygu olduğu, yaşamak için bir program gerekmediği konusunda söylemlere devam ettim.

Geminin o esnada karşıyaya iskelesine yanaşması ile bunun bir oyun olduğunu ve  İzmir Tiyatro Günleri kapsamında uyguladığımızı duyurdum.

İnsanlar oldukça şaşırdı ve gelip bizleri tebrik ettiler. İnsanların gemiden ayrılması ile bizde alt kısma indik ve bizi bekleyen kalabalık polis grubu ile karşılaştık.

Vapur denizdeyken bir çok izleyici olayı gerçek sanıp polisi aramış ve gelen emir doğrultusunda bekleyen poliste beni gözaltına almaya çalışıyordu. İtişmeler ve yüksek sesli konuşmalar eşliğinde derdimizi anlatmaya çabaladık ama gemi personeli ve polislere anlatamadık en son ben poşetlerimi de alarak birazda kaba kuvvetle diğer arkadaşları orada bırakıp ses sistemimi son ses açıp ne gerek var savaşa şarkısı eşliğinde dans ederek yavaşça uzaklaştım...

Anahtar Kelimeler: anarko, gölge tiyatrosu, deneme, sokak sanatları atölyesi, sokak tiyatrosu



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir