MAKALELER

Başarısız Çocuk Yoktur.

2011.08.22 00:00
| | |
1641

Sizce Nasıl?
Anneler…Babalar…Ebeveynler…Henüz çocuk sahibi olmayan eşler…Cocuklarınızın başarısız olmasını istemiyorsanız...

 

BAŞARISIZ ÇOCUK YOKTUR  ; BAŞARISIZ SİSTEM , BAŞARISIZ DEVLET , BAŞARISIZ EĞİTİM , BAŞARISIZ   EBEVEYNLER VARDIR !

EĞİTİM SİSTEMİMİZDEKİ BÜYÜK EKSİKLİK :  DOĞUŞTAN GELEN FIRSAT EŞİTSİZLİĞİ  YA DA MERİTOKRASİ…GELECEKTE  EĞİTİM  VE SINIFLAR FEN  VE EDEBİYAT OLARAK DEĞİL DE  DOĞUM AYLARINA (BURÇLARA) GÖRE  Mİ  AYRILARAK BELİRLENECEK ?

(NOT : AŞAĞIDAKİ YAZI ADI ŞİMDİLİK GİZLİ TUTULAN BİR KİTAP KAYNAK ALINARAK , MİŞLİ GEÇMİŞ ZAMAN KULLANILAN YERLERDE ÖZETLENEREK VE DİĞER YERLERDE DE TARAFIMDAN YORUMLANARAK KALEME ALINMIŞTIR…KİTABIN ADI BU YAZI DİZİSİNİN SON BÖLÜMÜNDE  AÇIKLANACAKTIR…)

OKULDAKİ VE EĞİTİMDEKİ BAŞARI VE BAŞARISIZLIĞIN NEDENİ !

    Anneler…Babalar…Ebeveynler…Henüz çocuk sahibi olmayan eşler…Cocuklarınızın başarısız olmasını istemiyorsanız ; diğer bir deyişle eğitim sistemimizdeki aksaklıkların kurbanı olmamasını istiyorsanız ; ya çocuklarınızı  doğurmayı “şanslı” ve “avantajlı” olan yılın ilk aylarına denk getirin ya da yılın ilk aylarında doğan ile son aylarında doğan arasındaki fırsat eşitsizliğinin (ki bu da eşittir halk arasında “şanslı çocuk” diye anılır) ortadan  kaldırılmasına yönelik çalışın…Örneğin çocuklarınızın okuldaki sınıf sayısına göre , diğer çocuklarla arasının üç ya da en fazla altı ay olan bir sınıfta okumalarını talep edin…Neden mi…

    Hiç yılın başında doğan bir bebekle yılın sonunda doğan bir bebek bir olur mu ?

BAŞARI VE  DOĞUM AYLARI ARASINDAKİ İLİŞKİ  İLK NE ZAMAN KEŞFEDİLDİ ?

Kanada’da hokey bir meritokrasi sistemiyle işliyormuş…Demokrasiyi bildik (!) de bu “meritokrasi” de nedir diyeceksiniz…(Siyasal olarak bir çeşit  “Amerikan Rüyası” ; en yeteneklilerin ve hak edenlerin –liyakat sahiplerinin-yönetime geldikleri bir sistem…Kısaca bizim Osmanlı Devşirme sistemi…Ama biz bu yazıda daha çok sporda işleyen meritokrasi sisteminden söz edeceğiz…Sonlara doğru  iş bize ve ülkemize gelince ne olur bilemem…)

KANADA’DA HOKEY SPORUNDA MERİTOKRASİ NASIL İŞLİYOR ?

    Kanadalı çocuklar anaokulundan bile önce bu sporu yapmaya başlarlarmış… Bu noktadan başlayarak her  yaş sınıfınının ayrı bir ligi varmış…Bu düzeylerden her birinde oyuncular elene elene gelir , gruplanır,değerlendirilir,en yetenekli olanlar seçilerek bir üst düzey için eğitilip hazırlanırmış…

HOKEY YILDIZLARININ BAŞARI SIRRI NE ?

    Oyuncular 15-16 yaşına geldiklerinde piramidin en tepesindeki elit yıldızlar ligine yönlendirilirmiş…Spor dallarının büyük bölümünde geleceğin yıldızları bu yolla seçilirmiş…Avrupa’da ve Güney Amerika’da futbol bu yolla örgütlenir ve olimpiyat sporcuları bu yolla belirlenirmiş…

MÜZİKTE , BALEDE , BİLİMDE BAŞARININ BİLİMSEL AÇIKLAMASI VAR MI ?

    Ayrıca , klasik müzik dünyası geleceğin virtüözlerini , bale dünyası geleceğin balerinlerini ya da elit eğitim sistemleri geleceğin bilim insanlarını ve entelektüellerini seçerken de yöntem bundan farklı değilmiş…

KAYIRMASIZ , AYRICALIKSIZ , TORPİLSİZ , “TANIDIKSIZ” , “DAYI”SIZ , “HAMİLİ KARTI YAKINSIZ” , “ŞİFRESİZ” , “KAZANANI ÖNCEDEN BELLİ YARIŞSIZ” , “ŞİKESİZ”  BİR SINAV VE YARIŞ… 

Hokeyde elit lige giden yolu satın alamazmışsınız…Anneniz ya da babanızın kim olduğu , ailenizin ne iş yaptığı , zengin ya da fakir olması önemli değilmiş…Hokeyde yeteneğiniz varsa , en kırsalda bile yaşasanız , keşif erleri ve yetenek avcılarının oluşturduğu geniş ağ sizi mutlaka bulacak ve çaba göstermeye hazır ve istekliyseniz sistem sizi mutlaka ödüllendirecekmiş…

TOPLUMLARIN SAĞLIKLI GELİŞİMİNİN DİNOMOSU VE TEMEL DİNAMİĞİ OLARAK FIRSAT EŞİTLİĞİ YETENEKLİLERİN  YÖNETİMİ OLARAK TARİHTE MERİTOKRASİ

    (Siyasi meritokrasi’ye girmeyeyim diyordum ama dayanamıyorum işte ; Osmanlının yükseliş döneminden düşüş dönemine geçişinde ve batışında bu meritokrasi  sisteminin yozlaşması  kırılma noktasıdır…Meritokrasinin ortadan kalkmasıyla Osmanlı da ortadan kalkmıştır…Oysa meritokrasinin işlediği  Hunlar,Cengizler ,Temirler (Timurleng) ve Selçukluların -özellikle ilk dönemlerinde- özellikle de askeri açıdan cihan imparatorlukları kurulabilmişti…Yunanistan’daki “maratonlar”da spor alanında ve Spartalılarda da savaş sporlarında bu sistem tıkır tıkır işliyordu…Meritokrasinin çağımızda ülkemizde ne ifade ettiği ile ilgili düşüncelerimi ise bu yazının sonunda bulabilirsiniz.)
    Biz yine dönelim Kanada Hokeyi ve başarıya giden yolda doğumdan gelen (doğum tarihinden) şans ve avantaj faktörüne…   

    YETENEK , ZENGİNLİK  VE BAŞARI TANRI   İSTEĞİ  VE KARARI MIDIR  ?

    Bir sanatçıya ya da sporcuya sorun yeteneği nereden geliyormuş ? “Çalışkanlığı” bir yana bırakacak olursak ; size büyük bir çoğunlukla kasıla kasıla bunun bir tanrı vergisi olduğunu iddaa edebileceklerdir…

    Bir zengine sorun , zenginliğinin sebebini , Takdir-i ilahi diyebilecektir…

    Başarılı olan birine bu başarısının nedenini sorun , “yeteneği”  yüzünden olduğunu söyleyebilecektir…
Gerçekten de öyle mi bakalım ?

    OTURDUĞUNUZ YERDEN AVANTAJLI , ŞANSLI , YETENEKLİ , BAŞARILI VE ZENGİN OLMAK İSTER MİSİNİZ ? ÖYLE İSE DOĞUM TARİHİNİZE VE İLK ÜÇ AYA GİRİP GİRMEDİĞİNİZE BAKINIZ…

    Şimdi size oturduğunuz yerden yapabileceğiniz küçük bir test…Kendiniz başta olmak üzere,özellikle çocuklarınızın,yakınlarınızın doğum aylarını bir liste halinde altalta yazınız…
    Sonra yetenek,zenginlik ve başarı açısından onları test ediniz…
    Çıkan sonuçlarla listede yer alanların doğum tarihlerindeki ay ve günlerin ocak şubat ve mart’a mı yoksa ekim kasım aralık’a yakın olmalarıyla  sözkonusu yetenek-başarı-zenginlik üçlüsü arasında bir bağ , bir orantı , bir  denklem kurulabiliyor mu ?        
    Okuldaki , işteki , hayattaki başarı ile bu aylar arasında bir ilişki var mı ?
    
EĞİTİMDE  , OKULDA , İŞTE VE HAYATTA  “MATTA ETKİSİ”…

(Hiristiyanlık propagandası ile suçlanmaz ise şimdi soralım : “Matta 25:29 ; ÇÜNKÜ KİMDE VARSA ONA DAHA ÇOK VERİLECEK VE O BOLLUK İÇİNDE OLACAK . ANCAK KİMDE YOKSA KENDİSİNDE OLAN DA ELİNDEN ALINACAK” sözü ile kast edilen ne olabilir ?)

    Eşitlik ve denge bir kere bozuldu mu adım adım , ya piramitin üstüne ya da piramidin altına  gidiyor olabilir miyiz ?

    VE SIR İLK DEFA KANADA’DA ARALANIYOR…

    Uzatmayalım…Bütün bu soruların cevapları bilimsel olarak ilk defa basit bir çizelgede ortaya çıkarılıyor tesadüfen…1980’lerin ortalarında Roger Barnsley adlı bir Kanadalı psikolog rölatif (göreceli) yaş fenomeni ile ilgili bir araştırma yaparken …

    BAŞARILI SPORCULAR NEDEN HEP OCAK ŞUBAT VE MART AYLARINDAN ÇIKIYOR
 
    Hokey oyuncularının doğdukları aylara göre yapılan bir istatistik araştırma sonucunda en iyilerin en iyileri arasındaki oyuncuların yüzde 40’ı Ocak ve Mart  , yüzde 30’u Nisan ve Haziran , yüzde 20’si Temmuz ve Eylül ve yüzde 10’u Ekim-Aralık arasında doğmuş olduğu ortaya çıkarılmış…

    YILIN BAŞINDA DOĞAN BİR BEBEKLE YILIN SONUNDA DOĞAN BİR GÜNLÜK BEBEK NASIL EŞİT OLABİLİR  ; BU DURUMDA ERKEN (AYLARDA) DOĞAN , SONRADAN GEÇ  (AYLARDA) DOĞANLARA NAZARAN  AVANTAJLI OLMAZ MI

    Bunun açıklamasının   ne astrolojiyle ilgisi varmış ne de yılın ilk üç ayının büyülü bir tarafı olmasıyla… Sadece Kanada’da hokey yaş sınıfları için seçilebilirlik sınırı 1 Ocak’mış…Bu durumda 2 Ocak’ta 10 yaşını dolduran bir erkek çocuk , yılsonuna kadar 10 yaşını doldurmayan biriyle yan yana oynayabiliyor ve bu yaşta , ergenlik öncesi dönemde , 12 aylık bir boşluk , fiziksel gelişim açısısından  çok büyük bir farkı (ve konumuz olan avantaj ve şansı) temsil ediyormuş…

“BAŞARISIZ” VE “SORUNLU” ÖĞRENCİLERİN NEDENİ
  
    Seçme , yönlendirme ve farklılaştırma deneyiminden geçen oyuncular  arasındaki bu küçük fark ve avantaj yıllar geçtikçe makasın daha da açılmasına neden oluyormuş…Bu sadece Kanada için değil Çekoslavakya Ulusal Yıldızlar futbol takımının 2007 listesi için de geçerliymiş…

ANAOKULUNDAN BAŞLAYAN SORUN KATLANARAK BÜYÜYOR

    Hokey de futbol da sadece birer oyun ve çok az kişiyi ilgilendiriyorlar…Oysa aynı önyargılar , eğitim gibi çok daha fazla sonucun söz konusu olduğu alanlarda da boy gösteriyormuş…Çocuğu yılın sonunda doğmuş olan anne babalar çoğunlukla onu anaokuluna geç göndermeyi düşünüyor…Oysa beş yaşında bir çocuğun  kendisinden aylar önce doğmuş bir çocukla uyum içinde olması kolay değilmiş..

EBEVEYNLERİN İHMALKARLIKLARI VE BİLİNÇSİZLİKLERİ

    Anne babaların büyük bölümü küçük bir çocuğun anaokulunda yaşadığı dezavantajların zaman içinde uçup gideceğini düşünüyorlarmış ama öyle olmuyormuş…Tıpkı hokeydeki gibi , yılın başlarında doğan bir çocuğun , yılın  sonlarında doğmuş   bir çocuğa oranla başlangıçta sahip olduğu avantaj devam ediyormuş…Bu da çocukları yıllarca uzayıp giden başarı ve başarısızlık , teşvik etme ve cesaret kırma modelleri içine hapsediyormuş…

DOĞUM AYLARIN BAŞARI GRAFİĞİNDE AVANTAJ YA DA DEZAVANTAJ OLDUĞUNU KİMLER  BULDU

    İki ekonomist (Kelly Bedard ve Elizabeth Dhuey) dünyada pek çok ülkede matematik ve fen testleri ile çocukların doğdukları aylar arasındaki ilişkiyi incelemişler…Yılın başı ile sonunda doğanlar arasındaki başarı farkı sonundakilerin aleyhine olarak yüzde 4 ile 12 arasında imiş…  Yaşça  değilse de ayca büyük  öğrenci 100 üzerinden 80 alırken , küçük olan 68 alabilecekmiş ki bu da üstün zekalılar için hazırlanan programa hak kazanmakla kazanmamak arasındaki farkmış…

DOĞUM- BAŞARI İLİŞKİSİNİN  MİTSEL VE ŞİİRSEL DİLE GETİRİLİŞİ

    Evet , sosyolog Robert Merton bu fenomeni Matta İncili’nden esinlenerek “Matta Etkisi” adını vermiş…(Darısı bizim işsiz güçsüz sosyologlarımıza…Bizdeki bilim adamları (!) ne iş yapar çok merak ediyorum…)”Çünkü kimde varsa ona daha çok verilecek ve o bolluk içinde olacakmış…Ancak kimde yoksa kendinde olan da elinden alınacakmış”…

    İLK BAŞARI BAŞARILARI , İLK BAŞARISIZLIK BAŞARISIZLIKLARI ÇAĞIRIYOR

    Daha büyük başarılara ulaşacak olanlar , mevcud durumda başarılı olanlardır ; bir diğer deyişle , kendilerine özel fırsat verilenlermiş…En büyük  vergi indiriminden yararlananlar zenginlermiş…En iyi eğitimi alanlar ve en çok özen gösterilenler , en iyi öğrencilermiş… 

    CESARETLERİ KIRILANLAR , FARK EDİLMEYENLER , DIŞLANANLAR VE HARCANANLAR

    Çekoslavakya’da yılın ikinci yarısında doğanların hepsinin cesareti kırılmış , fark edilmemişler  ya da sporun dışına itilmişler… Sportmen Çek nüfusunun gerçekte yarısının yeteneği  boşa harcanmış durumdaymış…

    AYLARA GÖRE SINIFLANDIRILMIŞ LİGLER VE OKULLAR ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ?

    Oysa bu kısır döngü kırılabilirmiş…Aynı yaş grubunda doğum tarihlerindeki aylara göre sınıflandırılmış iki , hatta üç ayrı hokey ligi kurulabilirmiş…Yılın sonunda doğmuş olan bütün Çek ve Kanadalı sporculara adilce şans tanınsaymış , Çek ve Kanada ulusal takımları iki kat daha fazla sporcu kazanabilirmiş…

    AYNI SORUN ÜLKEMİZDE DE VAR MI ?

    Siz bu verileri şimdi gelin ülkemize uygulayın bakalım sonuç ne çıkacak… Sporda,sanatta, okullardaki  eğitimde verim en az iki katı artabilir… Kısaca yeni ve bambaşka bir dünya kurulabilir , yeteneği geliştirmenin , başarılı ve zengin olmanın önündeki engeller teker teker  kaldırılabilir , yeni ve adil bir sistem kurulabilir…

    OKULDA YETENEK –BAŞARI-REKABETTE EŞİTLİK  VB. KAVRAMLAR  YENİDEN TANIMLANABİLİR

Bütün bu söylenenler eğer doğru ise bugüne kadar ki bütün “başarı”,”zekilik”, “fırsat eşitliği (!)” yetenek” vb. kavramlarımızı  sorgulamak ve yeniden içlerini doldurmak zorundayız demektir… 

ÜLKEMİZDEKİ DOĞU-BATI , DÜNYADAKİ KUZEY -GÜNEY (YARIMKÜRE) , GELİŞMİŞ-GERİ KALMIŞ  FARKLILIKLARI GİDERİLEBİLİR , ÇATIŞMALAR BİTİRİLEBİLİR VE YENİ VE GERÇEKTEN FIRSAT EŞİTLİĞİ OLAN BİR DÜZEN , BİR SİSTEM , BİR DÜNYA YARATILABİLİR Mİ

Böyle (eşitlikçi ve demokrat gibi görünen) bir sistemde , güneydoğudan mezun öğrencilerin çoğunlukla ÖSYM sınavlarında başarısız olmaları (bazen de sıfır çekmeleri) belki bundan sonra kader olmaktan çıkabilir ve ülkenin doğusu ile batısı arasında bir fırsat eşitliği ve meritokrasi yaratılabilir ise bu çatışma kısırdöngüsü de  kırılabilir…
YETENEĞİN-BAŞARININ VE ZENGİNLİĞİN KAYNAĞI OLARAK TANRININ GÖSTERİLMESİNİN ALTINDA YATAN-ŞAKA GİBİ- GERÇEK
Gerçek bir kelime oyunda gizli sanki…Delphoi  Sibelesine  soruyorlar  “-Yetenekli , başarılı ve zengin olabilecek miyim ?” Kahine cevaplıyor : “Olacaksın Zeus’un izin verirse !…” İki anlamlı bir sözcük oyunu bu…

BİLİM ADAMLARI İSA ÖNCESİ TAKVİMLERİ , ESKİ TAKVİMLERİN YENİ YILIN HANGİ AYLARA DENK GELDİĞİNİ VE BUNLARIN BAŞARI VE YETENEĞE ETKİLERİ OLUP OLMADIĞINI ARAŞTIRABİLİRLER…

İlk bakışta “Zeus  bilir” gibi bir bilinemezcilikle işi Zeus’a  havale etmek gibi görünüyor…İkinci bakışta ise -eğer doğum tarihlerini de Zeus  belirliyor ise- ve eğer avantajlı aylarda dünyaya gelmişse  kehanetin olumlu olabileceği anlaşılıyor…Her halükarda Zeus biliyor ve karar veriyor…(Günümüzde Zeus yerine ne  kullanıldığını eklemeye gerek yok sanırım…)

YA BÜTÜN BU DOĞUM –BAARI İLİŞKİLERİ GERÇEK DEĞİLSE ?

Bilim , orada , dinbilim içinde , o zamanın bilim dili olan şiirsel din dili içinde yatıyor belki de…Belki de şu ana kadar tüm bu kazanım gibi görünen yeni şeyleri bize bir anda kaybettirecek bir başka gerçeklik varsa ?...

MERİTOKRASİ , ASIL VE GİZLİ YÖNETİCİLERİN HEDEF SAPTIRMAK VE KENDİLERİNİ PERDELEMEK VE GİZLEMEK  İÇİN UYDURDUKLARI BİLİM EFEKTİ VERİLMİŞ BİR  BEYİN YÖNLENDİRME VE YÖNETME PROJESİ OLABİLİR Mİ ?

Ya aslında bu kadar genel geçer , bütün toplumları , ülkeleri , imparatorlukları kapsayan , kuşatan , evrensel bir meritokrasi yoksa ; ya bütün bu anlatılanların kaynak kitabı bizi Amerikan meritokrasisine yönlendirmek adına yayımlanmışsa ?

ÇAĞLAR DEĞİŞİYOR AMA NASIL OLUYOR DA  PİRAMİT  HİÇ DEĞİŞMİYOR

Ya her sınıfın , kastın avantajları , yetenekleri , başarıları ve “zenginlikleri” kendi sınıfları ile sınırlı ise ve asıl amaç bu büyük sistemin değişmemesi  ve perdelenerek hedefin küçük sistemlere ve sınıflara kaydırılması için kullanılıyorsa bu  meritokrasi  ?...

BİRİLERİ DE ÇIKIP BİZİM FUTBOL SEÇMELERİNİN DOĞUM –BAŞARI İLİŞKİSİ GRAFİKLERİNİ ÇIKARSA YA… 

Zira piramitin en tepesindeki (dünyanın) en zenginleri (siz buna  yeryüzünün  en “avan-tajcıları “ , en  “yeteneklileri” , en  “başarılıları” , en “çalışkanları” ve en “varlılıkları” da diyebilirsiniz ; bellidir…Ülkemizdeki dolar zenginleri ve ilk yüz zengini , ilk ikiyüz , ilk bin , ilk beşbin vb. varlıklısı bellidir…Ben kendi adıma tüm bu zenginlerin sözkonusu avantajlı aylarda doğup doğmadıkları araştırılmadıkça,anketlerle ortaya çıkarılmadıkça ve “avantajlı doğum-matta etkisi” kanıtlanmadıkça bütün bu tezlere şüpheyle ve mesafeyle bakacağım…

BU İDDAALI TEZLER BENİM ÜLKEMDE DE ARAŞTIRILMALI , ANKETLER  YAPILMALI , GRAFİKLER ÇIKARILMALI VE KANITLANMALI

Aynı çalışmalar bizim işsiz güçsüz sosoyolog ve psikologlarımızca spor , futbol , siyaset  ve sanat ve iş dünyası alanında da yapılmadıkça ve kesin kanıtlar çıkmadıkça onlara da şüpheyle bakacağım…

    Savaş Aykılıç. (Yarın : “yetenekte 10 bin saat kuralı”…

Anahtar Kelimeler: çocuk, eğitim



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

Görüş Bildir