MAKALELER

Barış Atay

2015.12.30 00:00
| | |
1630

Sizce Nasıl?
Senaryosunu Onur Orhan'ın yazdığı, Caner Erdem'in yönettiği, prodüksiyonunu Emek Sahnesi'nin üstlendiği ve BARIŞ ATAY'ın oynadığı tek kişilik oyun

 

Seyirciyi içine çeken bir oyun : SADECE DİKTATÖR... 
Dört dörtlük bir diktatör: BARIŞ ATAY...


Senaryosunu Onur Orhan'ın yazdığı, Caner Erdem'in yönettiği, prodüksiyonunu Emek Sahnesi'nin üstlendiği ve BARIŞ ATAY'ın oynadığı tek kişilik oyun SADECE DİKTATÖR, geçtiğimiz Aralık ayında üç kez Tiyatro28'de kapalı gişe oynamıştı.

Oyun yoğun istek üzerine 13 ve 14 Şubat 2016'da yine Tiyatro28'de sergilenecek.

Oyuna geçmeden önce, sizlere oyun öncesini aktarmak istiyorum:

Oyun 20'de başlaması gerekirken 20:15'de başladı. Nedeni ise oyuna gelen seyircilerin (ben de dahil) dışarıda park bulma sorunuydu. Birçokları gibi ben de Tiyatro28'in etrafındaki ara sokaklarda yarım saat dolaştım park yeri bulabilmek için. O arada Tiyatro28'in önüne polisler gelmesin mi!.. “Eyvah bomba ihbarı var!..” diyerek heyacanlandım. Tiyatrodan içeri girdiğimde salonun tamamen dolmuş olduğunu gördüm. Kızım Duygu'yu ve eşimi bulup yerime oturdum. Ancak daha dışarıda benim gibi park yeri arayan yakınlarını bekleyenler vardı. Dolayısıyla oyunun 20:15'de başlayacağı haberi geldi kulağımıza. Arkamdaki sırada oturan yaşlıca bir bey sinirlenmiş “Niye vaktinde başlamıyor? Kapıyı neden kapatmıyorlar, hala içeriye insan alıyorlar? Sanata saygısızlık bu!..” diyerek yüksek sesle kendi kendine konuşmaya başlamıştı.
Hani, haksız da sayılmazdı...

Derken oyun 20:15'de başladı da sustu sanata saygılı amcamız.

Oyun başlayalı 8-10 dakika olmuştu ki; yüksek tonda cep telefonu çalmaya başladı. Telefonun sahibi de az önce “sanata saygı yok!” diye ahkam kesen amcamızdı.

İçimden “şimdi bir de yüksek sesle konuşur...” dedim; hayır, hemen anında kapattı.

Tam oyunun içine girmiştim ki, birisi kendi kendine konuşmaya, homurdanmaya başlamaz mı...Kimdi dersiniz; yine sanata saygılı(!) amcamız...

Allahtan ben dahil birkaç seyirci arkasını dönüp kızgınlığını belirtince, sustu amcamız.

Eh artık rahattık, oyuna tekrar konsantre olabilirdik.

Oyunu yarılamıştık ki; arkadan yine bir hareketlenme; seyircinin biri homurdana homurdana ayaklanmış, salonu terkediyor. Bir de ne görelim; sanata pek saygılı olan amcamız!..

Bir oh çekerek oyuna döndüm...

Oyun, gelmiş geçmiş ve hala da yaşamakta olan tanıdık diktatörlerin haykırışlarıyla başlamıştı.

Barış Atay iyi bir performans sergileyerek dört dörtlük bir diktatörü oynuyor.

İçimizden biri olan, kendimizin yarattığı DİKTATÖR'ün sözleri sahneden “pat!”...”pat!” diye, silahtan çıkan kurşunlar gibi üstümüze geliyorlardı. Seyirciye ayna tutan DİKTATÖR, nasıl diktatör olduğunu seyirciye; yani onu o diktatör koltuğuna oturtan halkına, o koltuğa nasıl oturtulduğunu gösterirken; halkın elindeki aynadan da nasıl diktatör olduğunu seyrediyor.

“... Bak ilk önce sana şeyi anlatayım... Buraya nasıl çıktığımı... Şaşkınsın çünkü... Benim gibi bir adam nasıl oldu da bu kadar güçlendi. Yatıp kalkıp bu soruyu soruyorsun kendine. İnandığın her şeye ters bir şey oldu bu. Benim gibi... eğitimsiz denilen, cahil denilen bir adam, kaba saba bulunan adam nasıl oldu da bu kadar yükseldi. Hepsi senin gözlerinin önünde oldu ve sen hiçbir şeyi görmedin. Şaşkınsın, nasıl oldu da devletin ta kendisi oldum, değil mi? Nasıl oldu da tepene çıktım... Aslında ben senin tepene çıkmadım, o kadar yükselmeme gerek yoktu. Sen başını ayaklarımın altına sürdün. Zaten anlayamadığın bu. Sen başını verdin bana, ellerinle getirdin ve ayaklarımın altına sürdün”

O ne!.. Ben de başlamıştım homurdanmaya; tıpkı az önce homurdanarak dışarıya çıkan “sanata saygılı amca” gibi. Oyunun hem içindeydim hem de dışında; amcanın davranışlarını analiz etmeye başlamıştım:

Oyun boyunca seyirciye ayna tutarak kendi kendisiyle yüzleştiren DİKTATÖR'ün sözleri mi çıkartmıştı amcamızı dışarı?.. Acaba amcamızı kızdıran bu sözler miydi? Eğer bu sözlerse; amcamız bir türlü başından atamadığı, karşısında duran diktatörü yaratanlardan birisi miydi?.. Yani, başını diktatörün ayakları altına sürüp onun yükselmesine yardımcı olanlardan mıydı?..

Yoksa tüm bu olaylara gözünü kapayıp görmek istemeyenlerden miydi?..

“... Şimdi mesela kalkmış benim zenginliğimden şikayet ediyorsun, ne o, çok gösterişli yaşıyormuşum. Bunlar yan faydalar. Ne bekliyordun, bir kuru maaşla idare etmemi mi? Hepiniz çok şıksınız. Eminim hepinizin elinde son model cep telefonları var. Hanginiz daha şaşaalı yaşıyoruz acaba?.. Telefonu almak için kaç taksit borçlandın? Ne kadarını sattın hayatının? Kime sattın? Söyle bana, hey sen!..”

Evet evet, muhakkak Diktatör'ün bu sözleri telefonu çalan amcamızın ve birkaç seyircinin daha dışarı çıkmalarına sebep olmuştu...

“Muhalif parti üyelerinden biri yolsuzluk yaptığımızı mı iddia ediyor, ben hemen en büyük yolsuzluğu onların yaptığını söylüyorum. Kafaları karışıyor, çünkü içlerinden birisi muhakkak yolsuzluk yapıyor... Beni suçlayın, suçlayın...O küçük kafanın içinde benimle savaşıyorsun, hadi yüzüme söylesene...Hadi! Bir denesenize korkak sürüsü! Yalancı mı? Sensin yalancı! Yobaz mı? Sensin yobaz!..”

İşte, amcamızda ve diğer birkaç kişide de bardağı taşıran son damla bu cümleler oldu sanırım; homurdana homurdana salonu terkettiler...

Oyun bittiğinde düşündüm ve sordum kendi kendime:

Amca dahil (ben de) oyun boyunca homurdananlar hangi taraftandılar acaba?..

Diktatörü yaratanlardan mı?..

Diktatöre muhalif olanlardan mı?..

Yoksa “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyenlerden mi?

Bir de oyun sırasında gülenler vardı; onlar hangi sınıfa giriyorlar dersiniz?..

Acaba “ağlanacak halimize güleriz” diye düşünüp çaresiz olanlardan mı?..

Öyle veya böyle, oyunu yazan iyi yazmış, yöneten iyi yönetmiş...

ve oynayan Barış Atay tam bir DİKTATÖR olmuş; ki seyircinin homurdanmasına yol açıyor...

yani seyirci oyunun içine giriyor...

Seyirciyi sarsan bir oyun ve oyunculuk!..

Anahtar Kelimeler: barış atay



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

Görüş Bildir