MAKALELER

Bak Bizim Şarkımızı Çalıyorlar - İstanbul Şehir Tiyatrosu

2018.05.24 00:00
| | |
3081

Sizce Nasıl?
‘Bak Bizim Şarkımızı Çalıyorlar’ adlı oyun sevgi , ego,tutku dolu ,ünlü- ünsüz,kadın-erkek ve onların iç seslerinin eşlik ettiği iki temel varlık üzerine kurulmuş...


Annem Güneş Sezai Akmen Anısına…

 

İstanbul Şehir Tiyatrolarında ‘Bak Bizim Şarkımızı Çalıyorlar’
(Müzikli Oyun) 

İstanbul Şehir Tiyatrosu bu sezon izlediğimiz hafif ,aşk kokusunu iyice aldığımız,,danslı,şarkılı yazar Neil Simon’ın beğeni kazanan oyunlarından birini daha  repertuarına almıştır. 
‘Bak Bizim Şarkımızı Çalıyorlar’ adlı oyun sevgi , ego,tutku dolu ,ünlü- ünsüz,kadın-erkek ve onların iç seslerinin eşlik ettiği  iki temel varlık üzerine kurulmuş, müzikli oyun  türüne özgü rengi,hareketi,müziği ve dansları ile kısacası sıcacık bir oyun olmuştur.….

OYUN  ÜZERİNE  YA DA  MÜZİKLİ OYUN…..
Oyun,  besteci Vernon Gersch ile onun hayranı ve aynı zamanda söz yazarı Sonia Walsk’un  ajans desteği ile bir araya gelmeleri bu sevimli, müzikli oyunun serüvenini başlatmıştır.
Oyunun iki kahramanı  Vernon  Gersch (Ali Mert Yavuzcan ), Sonia Walsk (Özge Özder) arasında ben yerine bize giden yolda sevgiyle ,  mevcut  kabarık egolarının üstesinden gelmeyi bu ikili ilişki de başarabilmenin çeşitli katmanlarda çabalarına oyun boyunca iç sesleri,dans ve vokalleri ile de eşlik etmeyi oyuncular  ihmal etmemişlerdir.

Ersin Umutlu ‘nun yönetmenliğini üstlendiği müzikli oyun , yazar olarak Neil Simon imzasını beste ve söz yazarı olarak da M.Hamlisch ve Carole Bayer Sager buluşmasını  taşımıştır. Aşk ve müzik birlikteliğinin nitelikli örneği olarak yine iki nitelikli oyuncu ile ülkemizde de seyirciyle buluşturulmuştur.

Yüksek performans gerektiren bu  oyun için oyunculuk, şarkı-müzik ,dans açısından Özder ve Yavuzcan ellerinden geleni yapmış olmalarına rağmen oyunculukta gözlemlediğim ekol farkı ile iki perdelik sürenin iki oyuncu için de oldukça yorucu olduğu yönetmence unutulmuş,  sahneler arası geçişlerde yaşanan küçük kopukluklar da oyunun genelini de etkilemiştir.

Müzikal Oyunculuğunda  da ipi başarı ile göğüslemeyi başaran ve her zaman  iyi oyuncu olarak izlediğim Özge Özder  başarısı bizleri yine şaşırtmamıştır. Sahneye hep çok yakıştırdığım  Özder müzikli  oyunda  da başarısını beden dilini kullanışında yine zarafetini  sahnede ön plana çıkartmıştır.

Beden dili ile birlikte dansları yine sesini kullanma gayretine eşlik eden başarılı oyunculuğunda her geçen sahnede   artan performansı oyuncu olarak birikiminin müstesna sentezi olarak bu müzikli oyunda da  tecrübesinin katkıları ile seyircisinin alkışlarını almıştır.

Ali Mert Yavuzcan  ile ilk kez bu oyunda  tanışma fırsatı bulmamıza rağmen, sahne empatisi yüksek olan genç oyuncunun  da başarısı yukarıda belirttiğim gibi ekol farklılığına rağmen partnerine de  destek olarak yansımıştır. Oyunculuk anlamında bahsettiğim bir diğer husus müzikli oyun yapısında tamamen iki kişi üzerinden gerçekleştirilen bu zor çalışmada kendisinin de  başarı ve  gayreti göz ardı edilemeyecek kadar   Özder gibi  kendisi  alkışiarımızı almış ve  hak etmiştir. 

Özder ve Yavuzcan  müzikli yapıyı üstlenmek gibi çok önemli ve çok riskli olan bu türe imza atmak gücünü kendilerinde bulmuş ve kendilerini bu ikil taçlandırırken  yönetmenin de başarısına destek olmuşlardır.

Sahnedeki iç sesler,dans ve vokalleşme ile eşleşmenin de zorluğu iki başarılı oyuncu tarafından aşılmış olup öteki ben’ler de (Evrim Artut, Müge Gülgün, ÇağBüyüksayar)kahramanlarımıza şarkı ve danslarında yine  başarı ile  eşlik etmişlerdir. 

OYUN UZUN,MÜZİKAL RENKLERDE EKSİKLİK VE DİĞER…..
Müzikal yapıya uygun sahne tasarımında ciddi eksiklik ve göz alıcı renk çalışmasında anlayamadığımız  bir ekonomik durum uygulanması ,müzikli oyun  için her türlü imkanın sağlandığı o güzelim sahne de adeta yok edilmiştir.Eylül Gürcan ve arkadaşlarına bu anlamda alkışsız bıraktığımızı iletmek amacımız olmuştur.Özellikle müzikli oyun  türüne  çok aykırı olan dekor tasarımında yalınlık tercihi ise seyirciyi şaşırtmıştır. Piyano,koltuk ve sehpadan oluşan bu üçlü müzikli oyun  yapısının temel dekoru olarak oyuna maalesef hiç yakışmamış ve oyunun genelinde oluşan bu anlamda dekor tasarımını olumsuz değerlendirmemizi adeta tetiklemiştir.

Kostüm ( Gamze Kuş) anlamında tercihini zorunluluk nedeniyle ikinci elden yapan Sonia için abartı,süs,renk ve model seçiminde  uygunluk  elde edilmiş ,Vernon için ise biraz daha abartılı şıklığı sahne üzerinde görebilmek tür anlamında yine tercihimiz olmuştur.

Işıkta  Kemal Yiğitcan ismi karşımıza çıkarken gerçekten başarılı uygulaması oyunun üzerine de gelmiş, oyunda bir çok şeyin belirginleşmesini sağladığı gibi ışıksal rötuşlarla daha sevimli görünmesini de sağlayabilmiş,özelllikle tatile gidiş sahnesindeki tıkızlık bu anlamda ışıkla olumlu anlamda   desteklenmiştir.

Orkestra  Orçun Tekelioğlu,Yalçın Gören,Emre Türkmen,Gürkan Karaman ve Marvin Hamlisch ile Carole Bayer Sager seyirciye müzik anlamında gerçekten bu oyunda da yine  çok iyi gelmiştir. 

YÖNETMEN’E NOTLAR
Özellikle  Ersin Umulu’yu seçtiği oyuncular Özge Özder ve Ali Mert Yavuzcan için öncelikle tebrik ediyoruz.İki buçuk saat süreyle  bitmez tükenmez enerjilerini  bu oyuna hayat vererek gerçekleştiren başarılı ikiliyi bir araya getirdiği  ve yönettiği oyununun ayakta başarı ile kalmasını sağladığı için çokça tebriklerimizi yineliyoruz.

Birinci (1)perde de oldukça uzayan sahnelere eşlik eden türüne olmayacak sade dekor düzeni içinde seyircisine hafif şekerleme yapma imkanı sağlayan sahnelerin , bu başarılı oyuncuların da performans düşüklüğüne  neden olabileceğini sevgili yönetmenimiz Umulu acaba hiç düşünmedi mi? 

Bir çok sahne gerisinde olabilecek olayları ‘Mış’ gibi sahne üzerine taşıyabilme imkanı varken cok önemli başarı çizgisini özellikle görsel , işitsel olarak aşağıya çekmenin gereksiz detaylarda boğulmanın sıkıntı dışında size ve bize eminim yararı olmadığı sonradan tespitleriniz arasına ümit ediyoruz  bizim gibi size de  katılmıştır.

Bu sevimli müzikalin önümüzdeki sezon sahnelenmesi söz konusu olursa, yeniden  gözden geçirilmesi oyun açısından da  yararlı olacağı kanaati bizler de öne çıkmıştır.

Özge Özder  ve Sadri Alışık Tiyatro Ödülleri(07.Mayıs.2018)
Başarılı Performansı ile ayakta alkışladığımız oyuncu Özge Özder yukarıdaki satırlarımızda belirtiğimiz gibi  zarif beden dilini dans ve şarkı söyleme üslubuyla  birlikte  aldığı akademik eğitim öğretim yapısıyla pekiştirmiş ve kendi yetiştiği ekol’ün en iyi örneklerinden biri olarak kadın sanatçı anlamında tiyatro da  bulunduğu yüksek noktayı koruması onu Müzikal dalda da aldığı en iyi kadın oyuncu   ödülü ile  buluşturmuştur. Hak edilen ödüller bizi  hep sevindirmiş ve mutlu etmiştir. Bu sefer bu mutluluğa mezun olduğu sanat mektebi adına, emeği geçenler adına  da gurur anlamının da  eklendiğini düşünüyoruz.

KATKISI OLANLARA……
Çeviri katkısı olan Yeşim Gökçe, Dramaturg Arzu Işıtman, Koreograf Köksal Ünal olmak üzere her katmanda emeği olan herkese teşekkürlerimizi iletmek isteriz.


Füsun Akmen Balkaya
Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu/ İST

Anahtar Kelimeler: bak bizim şarkımızı çalıyorlar, istanbul şehir tiyatrosu, istşeh



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir