MAKALELER

Azizname - Dafne Kültür Merkezi

2009.12.24 00:00
| | |
2336

Sizce Nasıl?
Eski bir sinema salonuydu, Yeni Meydan Sahnesi oldu ve son dönem kaliteli işlere de imza atacağı adı

 

     Eleştirsem mi? Eleştiremesem mi? ''AZİZNAME''...
 
    Eski bir sinema salonuydu, Yeni Meydan Sahnesi oldu ve son dönem kaliteli işlere de imza atacağı adını aldı ‘’DAFNE KÜLTÜR MERKEZİ’’
 
    İzmit’e uzun yıllar emek veren, tiyatro sanatçısı Aykut Çetinkaya ve eşi Kocaeli şehir tiyatrosu sanatçısı, Zeliha Çetinkaya’nın girişimleri ile yeniden hayata geçirilen ve İzmit’in faaliyet gösteren tek özel tiyatro salonu olan, Dafne Kültür Merkezi, geçtiğimiz sezon prodüksiyonu olan, Şehir tiyatrosu sanatçılarını mekana destek vermek amacıyla bu sahnede buluşturan oyun ‘’AZİZNAME’’ ile bu sezon da perdelerini açmaya devam ediyor...
 
    İsminin önüne onu anlatmaya yetecek kadar bir niteleme sözcüğü bulamadığım Aziz Nesin’ in hikayelerinden ,Yücel Erten’ in Aziz Nesin’ e 80. yaş günü hediyesi olarak hazırlamış olduğu oyun, ilk kez Ankara Devlet Tiyatroları’nda 1995 yılında sahnelenmiş, bir çok ülkede temsil edilmiş ve sahnelendiği dönemde 5 yıl kapalı gişe oynamış. Yücel Ertenin, bir dönem Kocaeli şehir tiyatrosu bünyesinde de sahnelediği oyunu, bu defa, o kadronun için de bulunan Kocaeli Şehir Tiyatrosu sanatçısı Aydın Sigalı, Yücel Erten rejisi ile sahneye uyguluyor.
 
    Oyuncu kadrosu yine şehir tiyatrosunun usta sanatçıları Aydın Sigalı, Ufuk Aşar, Engin Benli, Eylem Tanrıver, Tarık Keskiner, Mehmet Serimer ve Zeliha Çetinkaya’ dan oluşuyor. Müzikler Turgay Erdener’ in, dans düzeni Salima Sökmen’ in özenli çalışması sonucu ortaya çıkmış. Eklemeden geçemeyeceğim, Dafne Kültür Merkezinde sahnelenen oyunda piyanonun başında genç sanatçı Uğurcan Kurt var.
 
    Sahnede kostümler, oyun içerisinde farklı kullanımlarda göreceğimiz dekor parçaları ile karşılıyor bizi Aziz daktilosuyla.Oyun bir şarkıyla başlıyor, oyuncular teker teker sahneye çıkıyorlar Aziz için söyledikleri şarkılarıyla…Sonrasında merhaba diyorlar seyirciye, düzene ve düzene hizmet edenlere Aziz’in hiciv sanatı ile. Oyunun ilk bölümde Aziz Nesin’in yaşamından örnekler sıcak bir üslupla seyirciyle buluşurken, ikinci bölümde ise Aziz Nesin’in memleket ve dünya gözlemleri, iktidarla olan çatışmasına kadar, ülkenin içinde bulunduğu konum ve geçmişi, komik ve bir o kadarda güldürürken düşündürme ilkesi ile seyirciye sunuluyor.
 
    Oyuncuların hikayelerdeki halk insanını, içtenlikle sahnelemeleri, doğal oyunculuk ve epik kurallarını seyirciye çok iyi yansıtmış olmaları ve müzikaliteleri ile seyirci oyundan bir an olsun kopmuyor. İnanıyorum ki benim içimde oluşan hiç bitmesin heyecanı tüm seyircilerde yaşanıyor.
 
    Şarkıyla başlayan, şarkılarıyla beslenen oyun yine bir şarkıyla ve oyuncuların önünde, sahnenin tam ortasında, seyirciyi selamlayan Aziz Nesin ile son buluyor.Daktilo, daktilonun üzerinde beyaz kağıt ve kırmızı gül denklemi ile selam veriyor Aziz Nesin, bizden önce gördükleriyle…
 
    Oyunda genel olarak göze çarpan aksaklıklar koreografi içerisindeki kopukluklardı. Bunun sebebini de bir çok kez bu oyunda sahneye çıkan oyuncuların oyun içerisindeki rahatlıkları ve oyunun epik anlayışına bağlıyorum. Bunun bir amatörlük tadı vermesi benim açımdan hoş bir izlenim olarak değerlendirilmese de, seyircinin bunu hissettiğini düşünmüyorum.
 
    Oyunda; özellikle Tarık Keskiner ve Aydın Sigalı da gözlemlediğim düşük başlayan performans ve yine oyun içerisinde performansın üst seviyeye ulaştığı noktalar, bir reji anlayışımıdır? Yoksa gerçekten başta düşük başlayan performansın, oyun içerisinde oyuncuların ısınarak yükselişe geçmesiyle artmasımıdır? Düşündürüyor!
 
    Tüm oyuncuları müziğe hakimliği, müzikal olarak ayrı bir yetenek gerektiren bu oyunda, seyirciyi etkiliyor. Aziz Nesin’ in sözcükleri oyuncuların dudaklarından çıkarak seyircinin kafasında yeni ufuklar açıyor.Müzikalite açısından yaptığı işlerle özellikle Kocaeli seyircisini çok büyük beklenti içerisinde bırakan, Eylem Tanrıver’in, kopukluğu ve sesindeki çatlaklıklar benim izlediğim güne özel diye düşünüyorum.
 
    Ufuk Aşarın şairane konuşma üslubu, oyunun başında bu kadar sıcak bir oyunun içinde itici gibi dursa da, Oyunun ilerleyen bölümlerinde oyunculuğunun ve karakter değişimlerinin de verdiği tatla bu düşünceyi unutturuyor.
 
    Sonuç olarak muhteşem bir metin, usta bir reji, başarılı oyuncular, ekibi tekrardan sahnede birleştiren ve tekrardan sahneye uygulayan değerli bir sanat adamı ve İzmit’in benim açımdan en sıcak tiyatro salonu, bize izlenmeye değer bir oyun sunmuş. İyi Seyirler… 

Anahtar Kelimeler: dafne kültür merkezi, azizname



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir