MAKALELER

Aşk Sözleri - Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu...

2010.01.30 00:00
| | |
2140

Sizce Nasıl?
Shakespeare’in ölümsüz eserlerinden derlenen ‘Aşk Sözleri’, Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu tarafından organize edilerek Kemal Kocatürk yönetiminde sahneye çıkıyor...


 

    Kemal Kocatürk'ün 'Aşk Sözleri'….
 
   Shakespeare’in ölümsüz eserlerinden derlenen ‘Aşk Sözleri’, Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu tarafından organize edilerek Kemal Kocatürk yönetiminde sahneye çıkıyor. Türkiye’nin birçok şehrinden çığlığı duyulan Aşk Sözleri, ‘Romeo ve Juliet’, ‘Hırçın Kız’, ‘Othello’, ‘III. Richard’, ‘Kısasa Kısas’, ‘Macbeth’, ‘Hamlet’ ve ‘Bahar Noktası’ adlı oyunlardan seçilen tablolar ve sohbetlerle, iki saat kırk dakika boyunca ‘Aşk’ kavramına yanıt arıyor.
 
   Şair, yönetmen, oyuncu, yazar, Kemal Kocatürk, aynı zamanda 2006 yılında kurulan İstanbul Halk Tiyatrosu’nun kurucularından birisi. Yıllardır İstanbul Şehir Tiyatroları’ndan yazdığı, oynadığı, yönettiği oyunlarla birçok ödülün sahibi olan sanatçı, bu kez Shakespeare’in eserlerinden seçtiği bölümleri bir araya getirerek ‘Aşk Sözleri’ni oluşturuyor.

 


 
   Shakespeare gibi gizemli bir dâhiyi çözümlemek ve yapıtlarına hâkim olmanın zorluğu bir tarafa, ‘Aşk’ kavramı gibi asırlardır sorgulanan bir sorunun cevabını aramakta bir o kadar zor olsa gerek.
 
   Kemal Kocatürk, böylesine zor bir çözümlemenin içine girip aynı zamanda çok değerli oyuncuları bir araya getirmesi ve kattığı yorumla Türk tiyatrosuna taze bir kan, sıcak bir soluk sağlıyor.
 
   Yanı sıra seçilen tüm eserler oyunun konusuna uygun. Her tablo başarıyla sahneleniyor. Sadece ‘Hamlet’ yerine ‘Antonius ve Kleopatra’ daha iyi gidebilirdi diye düşünüyorum. Elbette yönetmenin takdiri ama sanki birbirilerini vazgeçilmez kıldıkları için acıları ve saplantıları yüzünden ölen Antonius ve Kleopatra’nın, ‘Aşk’ konusunda ‘Hamlet’ adlı oyundan söyleyecek daha çok sözü varmış gibi geliyor.
 
   İki saat kırk dakika boyunca sahnede kalmak elbette tüm oyuncuların başarısı ve yönetmenin eşsiz yorumuyla açıklanabilir. Yalnız Can Yücel’e selam gönderilen ‘Bahar Noktası’nın diğer tablolara göre uzun tutulması, hem oyunun uzun sürmesine ve bu nedenle seyirciyi yorabileceğine, hem de o canlılığın kaybolmasına yol açtığını düşünüyorum.
 
   Neredeyse normal şartlarda bir perde süresinde işlenen bu sahne, diğer tabloları kapattığını ve uzun olması nedeniyle seyirciyi, oyunun büyüsüne kaptırarak amacına temelden ters düşeceği kanaatindeyim. Bu tablo oyundan çıkarılabilir ya da kısa tutularak asıl amacına hizmet edebilir.
 
   Oyun, şeffaf perde arkasında bir kulis görünümüyle başlıyor. Burada oyuncular son hazırlıklarını yapıyor gibi görünerek seyirciyi oyuna dâhil ediyor. Sahneler arasına serpiştirilen konuşmalar, oyun anlayışının öteleyerek sıcak bir sohbet ortamına dönüştürüyor.
 
   Oyunun konusuna uygun tablo aralarında 3.sayfa haberler, namus meseleleri, kadın hakları yüzünden defalarca mahkûm edilen Türkiye gerçeği gibi birçok güncel ve politik taşlamalarla, ‘Aşk’ kavramı günümüze taşınıyor. Bu taşınma işleminde sadece acı olaylar değil, yurdumdan insan manzaraları da sunularak seyircinin tebessüm etmesi sağlanıp amacına ulaşıyor.
 
   Her sahnenin sonunda yapılan sohbetler ve müzikli dans gösterileri, seyircinin tanık olduğu o tarihi hikâyeler ve karakterlerden uzaklaştırıp diri tutmayı amaçlıyor. Amacına uygun olan bu anlatım, izleyiciyi oyunun büyüsünden kurtararak sahnelenen bütün oyunların temelde aşkın tarifi için yapıldığı gerçeğiyle başarıya ulaşıyor.
 
   Bu yolla hem sahnede Shakespeare’in gözüyle tarihte ne tür aşklar yaşandığını izliyoruz, hem de oyuncularının anlatımıyla günümüze nasıl yansıdığına tanık oluyoruz. Bu sahneler ve sohbetlerle ‘Aşk’ kavramının tarifi yapılmaya çalışılarak cevaplar aranıyor ama oyun sonunda bir cevap bulunup bulunmadığı, yine seyirciye bırakılıyor.
 
   Takım oyunculuğunun yanı sıra bireysel performansların göz doldurduğu Aşk Sözleri’nde, Kemal Kocatürk başarılı oyunculuğu ve seyirci ile olan iletişimi sayesinde öne çıkıyor.
 
   Oyunun büyük yükünü, yönetmenliğinin yanı sıra birçok tabloda görev alarak Kemal Kocatürk yükleniyor. Böylesine zor bir yükün altından, usta oyunculuğuyla hayat verdiği karakterleri yalın ve abartıdan uzak bir yorumla sergileyerek kolayca kalkmayı başarıyor. Seyirci ile yakaladığı sıcak ve samimi alışverişi sayesinde başarı grafiğini en üst noktaya taşıyor.
 
   Mihrace Yekenkülüğ, oynadığı karakterlerde sergilediği harika yorumuyla şüphesiz gecenin en başarılı kadın oyuncusu. Ani değişen ruh halleri, jest ve mimikler, ses ve vücut kullanımındaki dengesiyle birçok karaktere hayat veriyor. Hiç düşürmediği performansı ve seyirci ile yakaladığı sıcaklığıyla, tiyatroculuğun övünülecek bir meslek olduğunu kanıtlıyor. Özellikle sadece Juliet karakterinde sergilediği doğal ve coşkulu oyunculuğu bile, ödüllere aday gösterilmesi için yeterli bir neden sayılabilir.
 
   Aşkın diğer sözcükleri olan Ali İl, Deniz Çakır, Eren Balkan ve Erkan Pekbay canlandırdıkları tüm karakterlerde bir bütünsellik yakalıyor. Tüm oyuncular başarılı tahliller sayesinde canlandırdıkları kahramanlarla içli dışlı olabilmeyi sağlıyor. Her anı en küçük ayrıntısına kadar değerlendiren, tüm rollerin hakkını ve hesabını vererek sahnede olmaktan zevk alan, oyuncular izliyorum bu akşam.
 
   Kısa uzun birçok tablodan oluşan bu olaylar dizisinin canlandırılmasında ve tablo geçişlerinde oyuncular, sahne hâkimiyetleriyle başarılı bir çizgi tutturuyor. Düşürmedikleri tempoları, dengeli ve içten yorumlarıyla tam bir ekip işi çıkarıyor. İnsanı sıcacık sarıveren ve kabına sığmayan sempatik yaklaşımları sayesinde, seyirci üzerinde keyifli bir etki bırakmayı başarıyorlar.
 
   Erkan Pekbay genelde, seyirci ile yapılan sohbet bölümlerinde aktif olarak görünüyor. Başarılı oyuncuyu, sadece tüm oyuncuların yer aldığı final sahnesi olan ‘Bahar Noktası’nda izleme şansına sahip oluyoruz. Bu kısa rolüne rağmen elinden gelenin en iyisini yapmak için ter döken birisini görmek beni mutlu ediyor.
 
   Kemal Kocatürk’ün oyunu uyarlamak, yönetmek ve oynamak dışında tasarladığı ışıkta, özellikle üst perdeye yansıttığı ‘yıldızlı gece’ çalışması ön plana çıkıyor. Ayrıca kulis havası vermek için perdenin içine yansıtılan ışıkla samimi bir hava yakalıyor.
 
   Usta tasarımcı Şirin Dağtekin kostümleri, zengin bir yelpazeye sahip. Canlandırılan karakterlerde seçilen kostümler, yıldızlı ışığında desteğiyle bizi yaşanan döneme götürmekte zorlanmıyor. Yine kulis havası verdiği sahnede kostümlerin yeri, kadın ve erkek oyuncular için makyaj masaları ve paravanlarla sahneyi hem zenginleştirmiş, hem de oyuncuların rahat hareket etmesi için geniş yer bırakmış.
 
   Salima Sökmen’in dans uygulaması ve koreografi tasarımı sade ve net. Dansların kısa ve belirgin olması oyunun işleyişi açısından başarılı. Ayça Kocatürk’ün besteleri de bir o kadar değerli.
 
   Aşk Sözleri’nin hemen hemen her evresinde yer alan Kemal Kocatürk başta olmak üzere, her biri kendi alanında uzman olan teknik ekibi ve oyuncuları bu başarılarından dolayı kutluyorum.
 
   Aşk Sözleri; çarpıcı diyaloglarla düşündüren, sıcak, sevimli, yer yer duygulandıran tablolarla güncelliğini koruyan, baştan sona ilgiyle izlenecek ‘özlü’ bir oyun.
 
    'Aşk Sözleri’yle, Shakespeare’in tam ‘8’ farklı oyunundan seçkin örnekler izleme şansı bulmakla kalmayıp, oyun içerisinde oyuncuların keyifli sohbetlerine de ortak olmak istiyorsanız, bu ‘seyri’ kaçırmayın. 

 

Anahtar Kelimeler: aşk sözleri, aysa prodüksiyon tiyatrosu



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir