MAKALELER

Asiye Nasıl Kurtulur - Diyarbakır Devlet Tiyatrosu

2006.12.05 00:00
| | |
1722

Sizce Nasıl?
"Asiye nasıl kurtulur?" Vasıf Öngörenin 70'lerin başında kaleme aldığı epik bir oyun. oyunun yazıldığı dönem..,


 

ADI NE OLURSA OLSUN, YAŞAMAYA MECBURSUN. ASİYE NASIL KURTULUR.

 "Oyun birbiriyle yoğun bir diyalektik ilişki içinde olan üç söylem düzleminde gerçekleşir. temel söylem düzleminde, gecekondu koşullarında yaşama savaşı veren asiye ve annesinin dramı dile getirilir. ikinci söylem düzleminde öyküyü seyirciyle birlikte izleyen küçük burjuva hanımefendi ile yorumcu yer alır. üçüncü söylem düzlemi ise oyunun sonunda oluşur ve izleyici konumundaki hanımefendi ile oyun boyunca kişisel dramını yaşamış olan asiye karşı karşıya getirilir.
 
Hikaye şöyle "Asiye Nasıl Kurtulur" oyununda, annesinin geçmişinden dolayı toplumda kabul görmemesine rağmen yaşamını ahlaklı sürdürmek için çaba gösteren, ancak koşulları gereği hayat kadını olan genç bir kızın daha sonra bu döngünün bir parçası olarak kendisinin de ana sermayedar olup, randevuevi işletir hale gelmesi trajik bir dille anlatılıyor.
 
''Asiye Nasıl Kurtulur’’ Beyaz perdede de yerini almış.1987 yılında atıf yılmazın yönettiği bu filmde asiye rolünü Müjde AR ,Ali Poyrazoğlu da eşlik etmiş
 
Vasıf Öngören ilk oyunu (1967) göç gençlik tiyatro sahnesinde sergilenmiş.İstanbul uluslar arası tiyatro şenliğinde ödül almış yazar.İlk defa (1970) Ankara birliği sahnesini kurarak, ‘’Asiye nasıl kurtulur’’ adlı oyunuyla burada sahneledi.Bu sayede Dünya çapında bir üne sahip oldu. Yani hem yazıp hem oynayan bu yazarın bu oyunu gerçektende inanılmaz ötesi bir kuram üzerine . Gerçeklerle yüz yüze getiriyor.
 
Duyduğum kadarıyla DDT ( Diyarbakır Devlet Tiyatrosu ) sahnelendiği günden bu yana şimdiye kadar 17 temsilde 5 bin 500 kişi tarafından izlenmiş. Yine ilginç bir araştırmaya göre seyirci sayısı olarak Türkiye Devlet Tiyatroları kategorisinde birinci sırada yer alıyor.
 
Epik tiyatronun örneklerinden olan bu oyunda, dekor içinde dekor anlayışıyla, seyircinin gözünü bozmaması, yönetmenin ve dekordaki Zuhal Say’ın ustalığından, küçük aksesuarlarla gelen sahneye göre oyun düzeni oturtması,oyundan kopmamamızı sağlamış.İşte bu noktada oyuncuların sadece pandomimleriyle renk kattıkları bir dans gösterisiyle başlar oyun. Bildiğim kadarıyla önceki oyunlarda sine vizyon kullanmışlar, ama bu oyunda nedense sine vizyon gösterisi yok.
 
Oyunun genel şeması ise; (TV izlemeyen bile bu programlar hakkında az da olsa kötü bir şöhreti olduğu için bilmeyenimiz yoktur. )Gündüz kuşaklarında genel anlamda kadın sorunları üzerine şaşalı bir eğilim vardır.Kadınlara yöneliktir. Oyundaki bu programda da ‘’bunu tiye’’ alan bir yaklaşım göze batmakta. (Selda Özler Sizlerle) Konu haliyle Asiye. Programda Asiyenin hayatı tartışılır.Diğer sahneye geçerek bunları canlandırmasıyla devam eder. Direkt oyunu seyirciye oynamayan, farklı düşüncelerinde TV programında tartışılarak geniş bir yelpazeyle güzel bir sunuş olmasını sağlamış.
 
ASİYENİN OKUL YILLARI

Annesi bir fahişedir. Asiye ise henüz ilkokul çağında bir öğrencidir. Asiye annesinin geçim kaynağını bilmekte,başka çaresi olmadığı için karşı gelememektedir. Yine günlerden bir gün asiye okuldan gelir. Annesi metres olmak için bir müşterisine taşınacaktır. Ama müşteri kızıyla beraber değil sadece kendisinin gelmesini ister. Burada iki alternatif vardır. Birinci alternatif; kabul etmeyip kızıyla beraber aynı mesleğe devam edecek.ikinci alternatif ise; kızını bırakıp metres hayatını yaşayacaktır. Beklenen kaçınılmazdır. İkinci alternatifi seçer ve kızı bir başına bırakır. İşte Asiyenin yaşam hikayesi, yalnızlık, ve hayatın zor şartları ile yüzleşmesi bu noktada başlar.
 
Her sahne işlendikten sonra , TV programı başlar. Şarkı söylenir. Ama müzik galiba yüksek olduğu için yada oyuncunun o anda sesi kısık çıktığı için şarkıyı anlamadım.
 
Düğün sahnesinde Limonatayı beğenmeyen baba rakı ister ,ister istemesine de… karısının getirdiği tepsi az önce götürdüğüyle aynısıdır. Bardaklar hiç boşalmamış. Hayatımda hiç sarı rakı görmedim.! En azından su koysalardı da sek içtiklerini sansaydık. Sanırım bu sahne yönetmenin gözünden kaçmış, çokta üzerinde durulmamış
 
Ünlü bir düşünür ; açlığı; çözümlenmemiş bir deneme olduğunu,bu Psikolojinin hiçbir zaman tarif edilemeyeceğini söylüyor.Bir sonraki sahnede Asiyenin bu açlık betimlemesi sahneye güzel yakışmış, az öncesine kadar sefaletin getirmiş olduğu açlık Psikolojisini sahneye koyan asiye bu defa ,tam bir aşık rolüyle sahnede İnanılmaz bir Leyla’yı oynuyor…O kadar iyi ki sahnede, yerimden şöyle bir doğrulduğumu hatırlıyorum.Program kameramanlarının giydiği yelek üzerinde ‘’Selda özer sizlerle’’ adlı yazılar güzel ayrıntı.
 
Fabrika sahnesinde patronun içtiği puro kokusu ,sahneyi inanılmaz kokutuyor. Az içse belki seyirci daha az boğulacak.Ünlü taklidiyle bu mizacı komik bir şekilde harmanlayarak oynaması güzel düşünülmüş,oyunu hareketlendirmiş.Belki de doğaçlamadır. Sanırım doğaçlamaydı.
 
Asiye’nin ölüm kararı sahnesinde (!) müzik girer ,dans başlar, asiye ölüm şarkısı söylerken,müzik daha hareketli olması çok garip .! duygulu bir hava sezinleyemedim.
 
Patroniçe sahnesinde üzerinde siyah tek parça elbisesiyle çok güzel görünen patroniçe Çok iyi tasarlanmış bir sahne, elinde viskisi bardağı ile eski Türk filmlerinden bir kesit sunuyor bize.
 
ASİYENİN SON FIRSATI
   
Asiyeyi metres etmek isteyen kişiye taşınma arifesinde bir ölüm sahnesi var. Zengin müşteri sahnede kabadayı ‘’Kara Mustafa’’ tarafından bıçaklanır ,para çantası sahnede kalır,adrenalinin bol olduğu sahnelerden birine tanık oluruz. O çanta hiç kimse tarafından mı görülmez?. Yahu bir soruşturma var,polisi savcısı girip çıkıyor ,nasıl görünmez.Burada inandırıcılık çok zayıftı. En azından o çantayı asiye saklasaydı da olaylar yatıştıktan sonra gelip alsaydı.Neyse ki annede vurulur. Yalnız anne vurulunca şarkı için kalkıp ,tekrar yatıyor,hortlamış gibi(!)garip bir durum,bu sahnelerde zayıflar.
 
 ASİYENİN SONU

Asiye sisteme yenik düşer,ve patroniçe olur. Yalnız yeni gelen kızların giyimi için gereken parayı koynundan çıkarması o ihtişamına yakışmadı. Cüzdandan yada yanındaki çocuktan istemesi daha hoş olabilirdi.
 
Bu sezon (birkaç eksiğe rağmen) şimdiye kadar izlediğim en muhteşem oyun olan Diyarbakır devlet tiyatrosu yapımı ‘’Asiye nasıl kurtulur’’a emeği geçen herkesi kutlarım. Bana göre bu sezonun en iddialı oyunu. Aynı sahnedeki farklı karakterleriyle doğal bir o kadar muhteşem oyunculuğu gözler önüne seren insan üstü bir performansın imzasını atmışlar.
 
ASİYE – ASİYE – ASİYE - DUYGU ZADE ERÇAĞ
  
Bu yere göğe sığdıramadığım oyuncuyu sona bıraktım. Asiye karakterine hayat veren Duygu Zade Erçağ ..inanılmaz bir oyunculuk performansı ortaya koydu.Sahnede birden fazla karaktere girerek bir yaşam hikayesi koymuş. Yeri gelmiş bir fahişeyi,yeri gelmiş,bir aşığı oynamış,ayrıntıları hiç kaçırmamış,her karakterin hakkını vererek oynamış,izleyici inandırmayı çok iyi bilmiş.Sanırım bu oyun üzerinde uzun bir süre çalışılmış.Bir hayatı okul sıralarından alıp patroniçeye kadar getirmiş,bu uğurda insan hayatından kesitler sunarak,yaşamın ne derece ağır ,acı ve merhametsiz olduğunu adeta ‘’sahnede yaşayarak’’ göstermiş. …Yaşanan bu gerçekliği tüm çıplaklığı ve oyunculuğuyla bu denli mükemmeliyetçi oldukları için ,dakikalarca ayakta alkışlanması da ne kadar iyi oynadığının göstergesiydi .
 
İyi oyuncunun Devlet tiyatrosu ismine nasıl layık olduğunu,Devletin o oyuncuya neler kattığını gösterdi o akşam... demek ki özveriyle çalışıldığı sürece muhteşem yapıtlar çıkıyor ortaya .Türkiye’nin tiyatroya ihtiyacı var…. Tiyatronun da insanlara… bu denklemden bakılırsa ,güzel oyunlar oynandığı sürece .. seyircinin de aynı güzellikte gelmesini sağlayacaktır.
 
Oyunu Ankara devlet tiyatrosu sanatçısı ,aynı zamanda dizi sanatçısı olan (En son Aşka sürgün adlı dizide Nizar Azizoğlu karakteriyle) Hüseyin Avni Danyal yönetti.Yönettiği de iyi olmuş. Söylenecek söz bulamıyorum. Çok başarılı ….Sahnede program sunucu olarak başarılı oyun çıkaran Selda özler; çok tatlı .Kendi ismini programa vermesini sempatik buldum. Reji asistanlığına yakışır bir yorum sağlamış.
 
Oyunun dekoru ; sağda ve solda 2 camdan oluşan kapı görünümü verilen yanları boş (asiye sahneleri için oda olarak kullanılmış )ortada Televizyon programı için tribün görünümünde bir dekor. Ve sahne gelişimine göre konan küçük aksesuarlar .(Koltuk,masa vs.) Televizyon programının önüne perde indirilerek, Asiyenin hayat öyküsü canlandırılması çok güzel bir dekor anlayışı. Aynı başarı çizgisini kostümde de göstermiş.Zuhal say bu oyunda oldukça başarılı.
 
Oyunu bir müzikal çerçevesi içinde sahneye koyma düşüncesi ,oyunu hem dinlendirmiş,hem de seyircinin düşünmesine zaman bırakmış. Müziklerin genelde Yedi karanfilden seçmeleri ,oyunu gerektiği drama sürüklemiş,güzel düşünülmüş.
 
Işıkta Seyhun Ayaş yerli yerinde ışıkları kullanmış.black out’ları çok iyi kullanmış. Oyuna renk katmış. Verilen görevini eksiksiz tamamlamış.
 
Teknik kadro ve oyuncu kadrosu tüm bütünüyle muhteşem bir ekip işi çıkarmışlar.Dakikalarca ayakta alkışlanmayı hak eden bir ekip vardı sahnede.seyirci alkışladıkça onlarda haklı gururlarını yaşamanın tadını çıkardılar.
 
ADI NE OLURSA OLSUN ,YAŞMAYA MECBUR OLAN ASİYE….SİZLERİ GERÇEKLERLE YÜZLEŞTİRMEYE ÇAĞIRIYOR.
 

İhsan ATA

Anahtar Kelimeler: asiye nasıl kurtulur, diyarbakırdt, diyarbakır devlet tiyatrosu, vasif öngören, hüseyin avni danyal



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir