MAKALELER

Antonius ile Cleopatra -Oyun Atölyesi

2012.10.31 00:00
| | |
3232

Sizce Nasıl?
Oyun Atölyesi, geçtiğimiz yaz İngiltere’nin başkenti Londra’da bir ilke imza atıp William Shakespeare’in “Antonius ile Cleopatra” adlı oyununu

Tarihin Yok Edemeyeceği Büyük Aşk!

Oyun Atölyesi, geçtiğimiz yaz İngiltere’nin başkenti Londra’da bir ilke imza atıp William Shakespeare’in “Antonius ile Cleopatra” adlı oyununu dünyanın en ünlü tiyatrolarından Shakespeare’s Globe’da ilk kez Türkçe sahneleyerek, Türkiye Tiyatrosu adına ‘olmaz’ denilen olguları altüst etti. İngilizlerin teatral anlamda bir başka kültürün Shakespeare yorumuna yoğun ilgi göstermesi büyük anlamları içinde barındırıyor. Kemal Aydoğan’ ın sahneye koyduğu oyun için yazılacak, söylenecek o kadar çok söz var ki, insan nereden başlayacağına karar veremiyor. Öncelikle Shakespeare’ in dünyanın en iyi yazarı olduğunu kanıtladığı oyununa bakalım, yazarın tarih bilgisinin ne derece zayıf olduğuna değinelim. 

Oyun Atölyesi’ nin çalışmalarını uzun yıllardır takip ederim. Ekibin tiyatro yolculuğu ülkedeki sanat algısını bir üst basamağa çekmekten geçiyor. Grubun özel tiyatrolar arasında sahneye koyduğu oyunları ayrı ayrı sayfalarca değerlendirmeli. Ekibin sağladığı başarılar her sene ‘doğru oyuncu seçimleri’ ile zirve yapıyor. 
Oyunda, Julius Ceasar'in ölümünden sonra Mark Antoni, Oktaviyus ve Aemilius Lepidus tarafından oluşturulan Üçlü (Triumvirler) Roma İmparatorluğu’nu üç bölegeye ayırarak idare etmektedir. Doğu bölgesinin imparatoru Mark Antoni, Kleopatra ile büyük bir aşk yaşamakta, Mısır Kraliçesi ile idari anlamda yakın ilişki kurmaktadır. Karısı Fulvia Batı bölgelerinin İmparatoru olan Oktaviyus'a karşı isyan etmiş ve isayanın bastırılmasından sonra öldürülmüştür. Oktaviyus ile Lepidus arasında gitgide artan bir endişe vardır; Mark Antoni’nin Mısır’la kurduğu yakın askeri birlikteliğin Roma’daki merkezi yapıya karşı isyana dönüşme ihtimali! Bu durumu tersine çevirmek isteyen Oktaviyus, kız kardeşini Antonius’la evlendirir, böylece Mısır’da aşk içinde sevgilisinin yollarını bekleyen Kleopatra’yı iktidar yarışında devre dışı bırakmıştır. Fakat bu evliliğe karşın Antonius’un gözleri Kleopatra’dan başkasını görmez. Üçlü yönetimin birbiri içinde düştüğü anlaşmazlıklara, yönetime karşı isyan eden Pompey de eklenince artık Roma’ nın tek hakimi olma şartı ortaya çıkar. Ömrü hayatında savaş zaferi olmayan Oktaviyus, Jül Sezar’ ın ölmeden önce en yakın dostu, orta yaştaki Mark Antoni’yle ‘Aktium’da tarihin gördüğü en büyük deniz savaşına girişecek, Antonius’un sözünü dinlemeyen ve o’nu savaş sırasında arkadan hançerleyen komutanlar yüzünden savaştan galip ayrılacaktır. Sonrasında Kleopatra ve Mark Antoni hakkında Roma topraklarında büyük bir karalama kampanyası başlatılmıştır. Her iki isim ‘korkak, sapık, zevk düşkünü’ olarak halka anlatılmakta, Kleopatra ‘büyücülük yapan sinsi bir şeytan’ olarak tanıtılmaktadır. ‘Mark Antoni, Kleopatra tarafından büyülenmiş, Roma’ nın başdüşmanı haline dönüşmüştür’ gibi söylemler Roma İmparatorluğu’nun en büyük komutanını tarihin tozlu raflarına doğru itmiştir. 

Shakespeare oyununu yazarken Romalı tarihçilerin anlatımlarını yüzde yüz doğru kabul etmiş, bunun sonucunda ‘Vakanüvist Tarih’ tiyatro oyununun konusunu şekillendirmiştir. Mesela konu boyunca Oktaviyus’a ‘Sezar’ diye hitap edilmesi tam anlamıyla yazarın bilgisizliği. Oktaviyus, Aktium Savaşı’nı kazandıktan sonra kendisine ‘Agustus Sezar’ demiş ve bu isimle tarihte anılmıştır. Yani konu başında üçlü yönetim devam ederken Oktaviyus’un ‘Sezar’ olması mümkün değildir. Ayrıca Triumvirler’in Pompey’le yaptıkları savaşın tarihsel sırasında büyük bir hata var. Shakespeare maalesef Romalı tarihçilerin yanılgılarına ortak olup eserini tarih bilgisinden uzak yazmıştır.

Bu başarılı gösteride Antonius’u Haluk Bilginer, Kleopatra’yı Zerrin Tekindor, Enobarbus’u ve Pompeius’u Emre Karayel, Oktaviyus’u ise Mert Fırat canlandırıyor. Haluk Bilginer orta yaştaki Mark Antoni yorumunda sahnede devleşmiş. İsyanda, aşkın anlatımında, Kleopatra’ya karşı ‘nefre-bağlılık’ çizgisinde Bilginer’in doğal yorumunu görüyoruz. Duydum ki bazı İngilizler Haluk Bilginer’in yorumundan pek memnun kalmamış. Böyle düşünenlerin teatral bilgisini baştan aşağı sorgulaması lazım. Haluk Bilginer oyunun mihenk taşı. Zerrin Tekindor’un Kleopatra canlandırması harkulade. Bazı anlarda ironik, kindar; bazen de mutlu, bağlı, aşık bir kadın sahnede beliriyor. Shakespeare eserinde Antonius’u ve Kleopatra’yı aşağılarken, Tekindor ve Bilginer tarihin bu en büyük aşkına itinayla özen duymuşlar. Mert Fırat Oktaviyus’da, Emre Karayel Pompeius’ta başarılılar. Ama Mert Fırat’ın rolüne daha çok yakıştığını söylemeliyim. Emre Karayel karakter değişimlerinde beden gücünü kullanmalı. 

Tolga Çebi’ nin Mısır motifleriyle yüklü müzikleri oyuna mistik bir hava katarken, savaş sırasındaki müzikler insanı heyecanlandırıyor. Kleopatra’nın sarayını gösteren, Evrim Alasya, Gözde Kırgız, Zeynep Alkaya, Tuğçe Karaoğlan güzellikleriyle oyunu hareketlendiren isimler. 


‘Antonius ve Kleopatra’ Romalı, iktidar yardakçası tarihçiler yüzünden kötü biçimde tarihe sunulurken, Shakespeare bu iki isme oyun yazarak onları tarih karşısında ölümsüzleştirdi. Oyun Atölyesi’ nin mükemmel yorumunu kaçırmayın. 

Yaşam Kaya / yasam.kaya@gmail.com

Anahtar Kelimeler: Antonius ile Kleopatra, oyun atölyesi



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir