MAKALELER

Ali Kemal Güven ile ASLINDA ÖZGÜRSÜN

2019.02.11 00:00
| | |
4112

Sizce Nasıl?
Hatırlıyorum, okurken kimi satırların altlarını çizmiş, sayfa kenarlarına ufak notlar almıştım.


Sahi Kemal Güven ile ilk tanışmam, yıllar önce, " Hep Böyle Kal " kitabıyla olmuştu.Hatırlıyorum, okurken kimi satırların altlarını çizmiş, sayfa kenarlarına ufak notlar almıştım.

Kendisiyle ikinci karşılaşmam ise,
 " Fatina'nın Erkekleri " ile oldu.Oyunu izlerken ve hemen sonrasında teksti okuduğumda Ateş'i ne kadar iyi tanıdığımı fark ettim.Ateş ve Ajda Pekkan..o tutkulu özdeşim, o isyankar hayranlık hiç yabancım değildi ki.

İşte tam da o günlerde, Sevil Akı ile bir ödül töreninde bir araya gelmiştik.Laf lafı açtı ve Sevil'e Ali Kemal Güven'in yazdığı " Fatima'nın Erkekleri" nden bahsettim.Özellikle de, Ateş'den.En yakın tarihte beni Ali Kemal Güven ile buluşturma sözü verdi Sevil.Ancak araya seyahatler, yazılar, yeni kitabın hazırlıkları, programlar girdi bir türlü buluşamadık.

Ve günlerden bir gün aldığım bir haberle heyecanlandım:

" Ali Kemal Güven'in Duygu Asena'nın " Aslında Özgürsün " ( 2001 ) romanını sahneye uyarlayıp, yöneteceği.."

Artık resmen günleri sayıyordum.

Ve oyunun ilk gecesi kuliste Ali Kemal Güven ile nihayet bir araya geldik.Daha birkaç dakika önce, sahnede, Duygu Asena için söyledikleri kulağımdaydı..

Kısa bir röportaj ricam oldu.Kabul etti.Sonra neler mi, konuştuk..

Pınar Çekirge - " Fatima'nın Erkekleri ", " Efsane Kadın " ve şimdi de " Aslında Özgürsün "..kadın kahramanlar ve onların öyküleri.Neden Duygu Asena diye sorsam, neden " Aslında Özgürsün " ?

Ali Kemal Güven - Kadın odaklı, kadınların önde ve başrolde oldukları hikayeleri hep sevdim. Mesela yazar olarak hayranlık duyduğum isimler hep kadın: Virginia Woolf, Perihan Mağden, Simone de Beauvoir, Joan Didion, Duygu Asena… Bunlar benim kahramanlarım. Dolayısıyla kadın hikayeleri yazıyor olmam çok doğal geliyor bana... Kadınlar çok katmanlı ve karmaşıklar. Onları anlatmak ve anlatırken anlamaya çalışmak, bu süreçte içimdeki kadınla paslaşmak her zaman daha keyifli. 

Neden Duygu Asena’nın bir çok cevabı var… İçlerinden ilk aklıma gelen şu: bu ülkede kadınları kimse onun kadar korkusuzca, yargılamadan, yalın ve gerçekçi bir dille anlatamadı. On sekiz yıl önce yazdığı ne varsa bu gün hala dibine kadar geçerli. Yani zamansız ve evrensel bir yazardı Duygu Asena. Ve çok önemli bir kadındı. Yeni jenerasyonun onun kim olduğunu, inandığı şeyler uğruna neler yaşadığını, ne büyük tabuları yıkıp, nasıl bu ülkenin dört bir yanındaki kadınların kütüphanelerine girdiğini bilmesi gerek diye düşünüyorum. 

Aslında Özgürsün’ü okuduğumda öğrenciydim. Hatta çocuktum! Annemin başucunda bulmuştum kitabı. Bir sayfa iki sayfa derken bütün kitabı devirdiğimi hatırlıyorum. Sanki gizlice dertleşen iki kadını kapının arkasından dinlemek gibiydi. Aşırı sürükleyici bir arkadaşlık hikayesiydi ve çok gerçekti. Sonra Belgin ve Berna benimle kaldı. Kalmış daha doğrusu... Ne zaman ki ilk hangi oyunu yapmalıyım diye düşünmeye başladım, birden aklımda kocaman, kıpkırmızı ASLINDA ÖZGÜRSÜN aydınlandı. Aslında ben değil, kitap beni seçti diyebilirim. 

Pınar Çekirge - Roman uyarlaması zor bir süreç olmalı, ne dersin ?

Ali Kemal Güven - Evet zor; ama anladım ki ben uyarlama yapmayı çok seviyorum. Bir kere o yazarın dünyasını çok iyi bilmeniz gerek. Onun kalemine bürünmeniz şart. Yazarın dünyasına ve eserine ihanet etmeden, detaylı ve ince bir iş çıkartmanız lazım. O tonu tutturduğunuzda gerisi su gibi geliyor... Başarabildiysem ne mutlu bana! 

Pınar Çekirge - Belgin ve Berna'yı 18 yıl sonraya yani bugüne taşımak..selfie, netfix dizilerinden bahsetmek yaratıcı detaylar olmuş.Yönetmen olarak başta kurduğun hayalin ne kadarını gerçekleştirdin, diye sorsam...

Ali Kemal Güven - Teşekkür ederim. En başta kurduğum hayalin on gömlek üstü oldu diyebilirim. Çıkan sonuçtan müthiş mutluyum. Bunda önce yapımcım Seda Özkaraca’nın sonra da canım oyuncularım Emel Çölgeçen ve Pelin Öztekin’in büyük, koskocaman katkıları var. Tam istediğim ve hayal ettiğim gibi bir oyun oldu. Gerçekten çıkan sonuçtan çok gururluyum. Bana inandıkları ve ilk yönettiğim oyunda benimle bu yolculuğa çıktıkları için Emel ve Pelin’e olan sevgimi, hayranlığımı ve saygımı anlatmaya sayfalar yetmez... Kalbimde ikisinin de yeri çok ayrı. 

Pınar Çekirge - İlk gösterimin aldığın tepkiler nasıldı ?

Ali Kemal Güven - Muh-te-şem! Bir kere nasıl coşkulu, nasıl tatlı bir seyirciydi o! Her ışık değişiminde alkış, kıyamet! İlk kez böyle bir şeyle karşılaştım! Duygu Asena’nın ailesi ve yakınları oyundan çok memnun ayrıldılar. Onların içine sinmesi benim için önemliydi. Herkesin bu kadar beğenmesi ekipçe bizi inanılmaz mutlu ediyor. Özellikle usta isimlerden, “Bu oyun tamamdır,” cümlesini duymak müthiş! Arada çaktırmadan gözlerim dolmuyor değil. Güzel bir oyun olsun diye hepimiz çok emek verdik...  Karşılığını alıyor olmak harika. 

Pınar Çekirge - Nasıl bir reji anlayışın var, oyuncuyu serbest bırakıyor musun mesela ?

Ali Kemal Güven - Ben film kökenli olduğum için daha önce deneyimli oyuncularla çok çalıştım. Meral Çetinkaya, Sevil Akı, Sezai Aydın… Oyuncularla iyi bir iletişimim olduğuna inanıyorum. Bir kere onlarla vakit geçirmeyi, birlikte üretmeyi çok seviyorum! Her oyuncunun iç dinamiği ve süreci farklıdır. Ben onlara bir teknik ya da bir yöntem dayatmaktan yana değilim. Şu an burada ne oluyor, biz ne anlatıyoruz ve nasıl anlatıyoruz benim için çok önemli. Öncelikle oyunculardan geleni seyrederim. Sonra, onların yaptıkları üzerinden, onlarla bir bağ kurarak benim ne istediğimi anlatırım. Ve birlikte önce anı, sonra sahneyi yaratmaya başlarız. Onların kendi kendilerine bir çok şeyi keşfetmelerine yardımcı olmaya çalışırım. Prova sırasında oyunculara kesinlikle alan açmaktan yanayım. Onların kendilerini rahat hissetmeleri, yaratıcı, yeni fikirler üretmeleri benim için çok değerli. Hep birlikte bir oyun çıkartıyoruz; “Ben” yerine “Biz” olmak gerek. Yönetmenlik çok gevezelik etmeden, suyu çok bulandırmadan, pek bir şey yapmıyormuş gibi görünerek, ÇOK şey yapmaktır aslında. 

Pınar Çekirge - Yeni projelerin var mı..kısaca bahsetmen mümkün mü.?

Ali Kemal Güven - Var. “Beyaz Tavşanın Gizli Yaraları” isimli oyunumu okuma tiyatrosu olarak sahneleyeceğiz. Karanlık bir oyun. Tekrarı olmayacak özel bir gece hazırlıyoruz. Sanırım Nisan başı gibi hazır oluruz... Gelişmeler için ProjectAS’ın sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz

Anahtar Kelimeler: ali kemal güven



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir