MAKALELER

Aldatma - İstanbul Şehir Tiyatrosu

2017.03.11 00:00
| | |
1414

Sizce Nasıl?
Konuda evli ve çocuk sahibi olan iki karakter Emma ve Jerry, aralarındaki ilişkiyi bitirdikten yıllar sonra bir barda yeniden buluşurlar.


Harold Pinter’ın Kadın-Erkek İlişkisini Sorguladığı Başyapıtı: “ALDATMA - BETREYAL” 

 

İlk kez 1991 yılında Ahmet Levendoğlu rejisiyle Taksim sahnesinde seyircisi karşısına çıkan Harold Pinter’ ın ‘Aldatma’ adlı oyunu, dönemin muhteşem oyuncu kadrosunun elinde harikulade şekillenmişti. Zuhal Olcay, Haluk Bilginer ve Ahmet Levendoğlu tarafından sahnelenen eser, bir kadının kocası ve sevgilisi ekseninde gelişen olay zincirini çarpıcı şekilde anlatır. Haluk Bilginer’ in Türkçe’ye kazandırdığı oyunun yıllar sonra yine Ahmet Levendoğlu rejisiyle İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahneleniyor oluşu belli bir kuşağı hiç tanık olmadığı böylesi muhteşem bir eserle tanıştırmış oldu. İlk kez 1978 yılında Londra’da  National Theatre yapımı olarak tiyatro sahnelerinde adını duyuran ‘Aldatma’, üç karakter arasında sondan başa doğru akan olay örgüsünü gözler önüne serer. Michael Gambon, Penelope Wilton ve  Artro Morris üçlüsünden oluşan olağanüstü oyuncu kadrosu bugün bile hafızlarda yer edinip, dünya tiyatrosunun unutulmazları arasına girmiştir. Burak Davutoğlu, Şebnem Köstem, Gökçer Genç  ve  Direnç Dedeoğlu dörtlüsünün sahne başarısıyla dikkatleri üzerine çektiği 2017 gösterisinde, özellikle Şebnem Köstem gibi Şehir Tiyatroları’nın dikkat çekici kadın oyuncusunun ‘Aldatma’da rol alıyor oluşu oyun için artı puan anlamına geliyor. Çünkü basit gibi görünen ama tamamen karakterleri ön plana çıkaran zor bir eser var karşımızda. 

Konuda evli ve çocuk sahibi olan iki karakter Emma ve Jerry, aralarındaki ilişkiyi bitirdikten yıllar sonra bir barda yeniden buluşurlar. Akıllarda gizemli bir takım sorulara neden olan, toplumsal kuralları irdeleyen bu ilişki ekseninde Jerry, Emma'nın kocası Robert'in geçmişten yakın arkadaşı ve nikah şahididir. Robert ise akılları karıştıracak düzeyde gizemli bir kişiliktir. Jerry'nin doktor karısı ile Jerry ve Robert'in romanlarını basıp para kazandıkları yazar, olayların içinde karanlıkta kalmış olguları oluşturur. Yaşanılan ilişki biçiminde sorular sorgular bizleri düşündürüp, neden bu ikilinin yıllar sonra buluştuğunu anlamaya çalışırız. Özellikle aldatma olgusunun sebeplerini  bir kenara bırakıp, birbiri arasında cereyan eden karakterlerin ‘ne zaman’ bu tür çemberin içine girdiğini sondan başa doğru çözümleriz. Jerry-Emma ilişkisinin başlamasını ve bitişini hiç düşünmeden olay akışı içinde tüm yaşanılanları yalın bir gözle görürüz. Pinter oyununu yazarken özellikle sorgulamalardan kaçınıp, karakterlerin birbiri arasında gelişen diyaloglarını seyircinin beynine kazır. Burada yaşanılanları sorgulamak ne bize ne yazara ne yönetmene ne de oyuncuya düşer. Sartre’ ın ‘varoluşçu’ felsefesinde olduğu gibi, görünenin gerçeği artık yaşanılanların ta kendisidir. Bu gerçeği değiştirmek elbette insandaki güce bağlı, ama yaşanılanları sorgulamak yerine yaşamın akışını düzenlemek insani bir görevdir. İşte iki sevgiliyi yıllar sonra buluşturan ‘Aldatma’, kendi hayat çizgilerini değiştirmek üzere buluşan iki insanın geçmişine derinlemesine yolculuğa çıkarıyor bizi. 

Ahmet Levendoğlu’ nun sahne tasarımında basit ögeleri kullanıyor oluşu oyun için ne kadar doğru bir tercih olduğunu olaylar ilerlerken çok net anlıyoruz. Teknik ekinin sahne geçişlerinde hızlı bir şekilde oyun örgüsünü oluşturması yönetmenin zekasının ürünü. Sahne değişimindeki bu hız oyuncuların akışta yakaladığı başarıyı perçinlemiş. Psikolojik tahlilleri öne çıkaran yönetmen, Emma’ nın duygusal sürükleniş hikayesinde kadının rolünü öne çıkarıp, konunun özüne muhteşem geçiş yapmış.  Ama üç kişi arasında oradan oraya savrulan seyirciyi ‘ahlak bekçisi’ konumuna sürüklemekten kaçınan Levendoğlu, Pinter’ ın kendi çizgisi dışında anlatmak istediği dünyayı yerinde analizlerle seyirciyle buluşturuyor. 1991 yılındaki ilk rejinin nasıl olduğunu bilmiyorum, elimizdeki rejiye baktığım zaman dönemin teatral unsurlarının tiyatro sahnesinde başarılı biçimde buluştuğunu söyleyebilirim. Özellikle piyanonun insanlar üzerinde bıraktığı rahatlatıcı etkisi, karşımızda sinematografik teatral öyküyü olgunlaştırmış. Teknik ekiple uyumlu, oyuncuların rol İçin doğru tercihi rejinin gücüne güç katıyor. 

Emma rolünde Şebnem Köstem’in bar sahnesinden başlayıp evin içine doğru gittiğimiz anlarada, geçmişin analitik çözümlemesinde karakter oyunculuğu sahneye damgasını vurdu. Köstem, Şehir Tiyatroları için çok büyük bir şans. Böyle yetenekli oyuncuların varlığı biz eleştirmenlere de hayat veriyor. Robert’te Burak Davutoğlu ve Jerry’de Gökçer Genç uyumu sahnede parlıyor. Şebnem Köstem’ in ikircikli duyguları yaşadığı sahnelerde erkek karakterlerin duygusal yaklaşımları konudaki birçok açmazı netleştirdi. Garson karakterinde Direnç Dedeoğlu’ nun duru oyunculuğuna hayran kalmamak elde değil. 

‘Aldatma’ İstanbul Şehir Tiyatroları’nın bu seneki en iyi işi. Yönetmen algısından oyuncu kadrosuna her açıdan dört dörtlük olan gösteri eminim sizleri de etkisi altına alacaktır. Harold Pinter’ı harika analizlerle çözümleyen Ahmet Levendoğlu bizlere teatral bir şölen sunuyor. 

 

Yaşam Kaya – yasam.kaya@gmail.com 

Anahtar Kelimeler: aldatma, istşeh, istanbul şehir tiyatrosu, harold pinter, ahmet leventoğlu



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

Görüş Bildir