MAKALELER

Agop Vartovyan'ın Oluşturduğu Türkiye Tiyatrosu

2008.12.19 00:00
| | |
2271

Türkiye Tiyatrosu’nun kurucusu Agop Vartovyan, günümüz modern tiyatromuzu başlatan ve şekillendiren önemli bir isimdir...

Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan itibaren, Osmanlı’nın getirdiği bir çok mirası da içine alarak ileriye dönük önemli adımlar atmıştır. Osmanlı’nın çok uluslu yapısının sanatsal alana yaptığı katkılar yadsınamayacak bir gerçektir. Öyle ki tiyatro opera gibi bir çok sanat şu an azınlık diye tabir ettiğimiz Ermeni ve Rum cemaatinin katkıları ile ülke topraklarına gelmiştir. Özellikle de tiyatro sanatının ülke topraklarında doğuşu Ermeni toplumunun olağanüstü çabasıyla gerçekleşmiştir. O cemaat içinden Türkiye Tiyatrosu’nun kurucusu Agop Vartovyan, günümüz modern tiyatromuzu başlatan ve şekillendiren önemli bir isimdir. 


     Çok uluslu Osmanlı’nın içinde yetişerek, Avrupai tarzda teatral bir ayaklanmanın başladığı nokta… Osmanlı topraklarında yaşayan çok uluslu yapının kültürel zenginliğini, devlet yok olana dek sürdüren tiyatro duayeni… Türkiye topraklarına tiyatro sanatını yayan ve tiyatro sanatının çağdaş yapısını modern yaşantıya entegre eden önemli bir isim Agop Vartovyan. O’nu anlatmak demek, Türkiye Tiyatrosu’nu sil baştan ele almak anlamına gelir. 
 
    Güllü Agop olarak tanınan Agop Vartovyan, 1840 yılında İstanbul’da dünyaya gelir. Osmanlı dönemi tiyatro oyuncusu ve yönetmeni ve Türkiye Tiyatrosu’nun kurucularındandır. Oyunculuğundan ziyade kurduğu ve yönettiği tiyatro toplulukları ile başarı kazanan bir sanatçıdır. Balıkhane’de memurluk yaptığı yıllarda, İtalyanlardan Osmanlı’ya gelen bu yeni sanatla tanışma fırsatı yakalar. Ermenice oyunlar sergileyen Naum Efendi yönetimindeki tiyatroda sahneye çıkmaya başlar. Bu dönem içerisinde Molière oyunlarıyla tanışarak, Avrupa topraklarında yüzyıllardır gelişmekte olan bu sanatın olağan üstü gücü ile karşılaşmış olur. İlk tiyatro deneyiminden sonra İzmir’de genç Ermenilerin kurduğu bir tiyatro grubuyla çalışmalarda bulunur. Bu dönemin kısa sürmesinin akabinde İstanbul’a dönerek Gedikpaşa’da ve Üsküdar’da Asya Kumpanyası grubu ile örgütlü teatral çalışmalarda bulunur. Osmanlı insanlarını tiyatro sanatına hazırlarken, ülke topraklarında yazarlık yapan aydın kesime de tiyatro oyunları yazmaları konusunda telkinlerde bulunur. 1869 yılında ülke topraklarında bir devrim gerçekleştirerek Osmanlı Topluluğu’nu kurar. Oluşturduğu yeni topluluk, bütün ilkleri içerisinde barındıracaktır. Öncelikle Ermenice ve Türkçe oyunları bir arada oynayabilmek için var gücüyle çalışır. O dönem Osmanlı kadınlarının tiyatro salonlarına gelmelerini sağlamak için, tiyatrosunda Müslüman kadınlara özel localar oluşturur. Çok uluslu Osmanlı topraklarında hiçbir kültüre karşı uzak durmaktan inatla kaçınmıştır. Vartovyan’ın yaptığı çalışmalar Osmanlı sarayının da dikkatinden kaçmamıştır. 1870 yılında Sadrazam Ali Paşa ile yaptığı görüşmelerden müthiş bir sonuç elde etmiştir. 10 sene boyunca İstanbul’da Türkçe tiyatro yapma imtiyazı elde ederek, bugün ki İstanbul Şehir Tiyatroları’nın temelini oluşturacak adımlar başlatmıştır. İmtiyazın ardında 1 sene gibi kısa süre içinde Üsküdar’da, Galata’da, Tophane’de, Beyoğlu’nda tiyatro grupları ve salonları kurmuştur. Elde ettiği güçle beraber dönemin önemli yazarlarını da ön plana çıkarmaktan geri kalmamıştır. Recaizade Mahmut Ekrem, Namık Kemal, Şinasi, Ahmet Mithat Efendi, Vartovyan’ın sahnelerinde yaşam bularak, insanlara ulaşmışlardır. 
 
    Görüldüğü üzere, Türkiye Cumhuriyeti döneminin sanatsal aydınlanmasını başlatan Agop Vartovyan, günümüz Türkiye’sinde hiçbir şekilde onurlandırılmamış önemli bir sanatçıdır. Yaptığı çalışmalarla Darülbedayi’yi kuracak adımları atan Vartovyan, Türk tiyatro sanatçılarının doğuşunda da önemli bir yerdedir. 1949 yılında kurularak ülkenin dört bir yanına yayılan Devlet Tiyatroları dahi, o’nun başlattığı bir aydınlanmanın ürünü olarak tarihteki yerini almıştır. Müslüman kadınları sanatsal çalışmaların içine sokabilme adına, şeriat kanunlarına karşı çıkmıştır. Sadece Ermeni dilinde oyunlar oynamayarak, çok sesli toplumun sözcüsü olmuştur. 
 
    Edebiyat tarihçisi Metin And, ‘Osmanlı Tiyatrosu’ adlı eserinde, Güllü Agop’un bir Osmanlı vatandaşı olarak öncelikle Türkçe ve Ermenice gösterimlere sonra da Türk yazarlara önem verdiğini belirterek, “Ama, içinden çıktığı Ermeni topluluğuna, Ermeni basınına, seyircisine de ödevleri vardı” diyor. Güllü Agop’un Osmanlı Tiyatrosu’nun, Batı Tiyatrosuna ve Avrupa kültürüne açılan bir pencere olduğunu belirten Metin And, “Agop’un abone yöntemi, basınla işbirliği, kadın seyircilerden para almamak, onlara kafesli loca yaptırmak gibi çeşitli uygulamalarla halkı tiyatroya çekme yolları aradığına” dikkat çekiyor. Metin And, 2. Abdülhamit tarafından koruma altına alınarak saray sanatçısı haline getirilen Güllü Agop için “Çağdaş Osmanlı’nın sanatsal alanda başladığı noktadır…” demiştir. 
 
    Bugün hiçbir tiyatro salonuna ismi dahi verilememiş olan Agop Vartovyan, ırkçı, ulusçu yapılanmanın yok etmek istediği bir isimdir. Türkiye sanatına ve demokratik yaşantısına katkı sunmaya çalışırken öldürülen Ermeni aydını Hrant Dink’i düşünürsek, Agop Vartovyan’ın yaşadığı dönemde büyük bir cesaret örneği gösterdiğini söyleyebiliriz. Ülke topraklarında teatral çalışmalar yürüten isimlerin, derneklerin ırkçı yapılanmaları yüzünden nerdeyse unutturulmak istenen Güllü Agop, Türkiye tiyatro tarihinin başladığı ve gittiği yere kadar olan noktada her zaman daima var olacaktır. 

Anahtar Kelimeler: Agop Vartovyan



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir