MAKALELER

57. Alay - İstanbul Devlet Tiyatrosu

2015.05.15 00:00
| | |
3511

Oyunun adından da anlaşılacağı üzere, ortada Çanakkale’de kanla kazanılmış bir zafer var. İnsanların yakın tarihi okumadan türlü türlü yorumlarla...

 


“57. Alay” İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda Fırtınalar Estiriyor!
 

Haldun Çubukçu'nun yazdığı, Fikret Urucu’ nun yönettiği ’57. Alay’ modern Türkiye’ nin kuruluşuna dek uzanan muhteşem bir zaferi sahnelere taşırken, Mustafa Kemal’ in ‘ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum’ sözcükleri ile Çanakkale Savaşı’ nın muhtevasını ortaya koyan sıra dışı oyun olmuş. İstanbul Devlet Tiyatrosu’ nun Çanakkale Savaşı’ nın 100. Yılının hatırasına sahnelediği eserde tiyatronun birbirinden seçkin isimleri gösteride görev alıp, bir  toplumsal bilinçlenme düzeyine doğru yelken açan genç tiyatro kitlesini sahneye kilitlemeyi başarıyor. Oyunun adından da anlaşılacağı üzere, ortada Çanakkale’de kanla kazanılmış bir zafer var. İnsanların yakın tarihi okumadan türlü türlü yorumlarla geçmişimizi yorumlamaya çalıştığı şu günlerde, ’57. Alay’ gerçekçi konusuyla tarihimizin aydınlanmasına muhteşem şekilde destek oluyor. 

Oyunun konusu ’57. Alay’da görev alan bir grup askerin düşmana karşı taarruza geçmeden önce kendi inançlarını sahnede göstermeleriyle başlıyor. İnandıkları Allah’a dua eden bu insanlar ırksal birliktelikten değil, tamamen Osmanlı toplumunun kendi bütünsel çok sesliliğinden oluşmuş asker grubu. Öyle ki, Laz, Çerkez, Kürt, Türk, Arap… o alayın içinde kimi arasanız var. Zaten dönemin savaş koşullarına baktığımızda da aynı olayları görürüz. Yazar Haldun Çubukçu farklı öykülerin kesişme noktalarını bizlere yansıtırken duygusal trajedilerden olabildiğince kaçınıp, olayların içinde kendisini ölüme atan insanların o andaki duygularını yansıtmış. Yani geçmiş geçmişte kalmış ve askerlerin önünde ölümüne savaşacak olaylar mevcut. 

‘57. Alay’ Çanakkale topraklarına ayak basan Anzak çıkartmasını durdurmak için 19. Fırka’dan biri olan ve Mustafa Kemal’in emri ile Hüseyin Avni Bey komutasında savaşan alaydır. Bigalı köyü civarında yedek birlik mahiyetinde eğitilen alay Mustafa Kemal’in ısrarı ile yerini muhafaza etmiş, düşmanın yapacağı çıkartma başlayınca 72. ve 77. Alaylarla birlikte göğüs göğüse savaşmıştır. 

Tarihin en büyük ve de en kanlı savaşlarının yaşandığı Bigalı’da, ’57. Alay’ içindeki askerlerin kahramanlıkları insanın tüylerini diken diken edercesine harikulade bir öykü bütünlüğü içinde bizlere sunuluyor. Yönetmen Fikret Urucu, vakanüvist tarihin aksine, dönemin koşullarını dikkate alarak oyununa eğilmiş. Oyunun müzikal biçimde tasarlanması ise ayrıca değerlendirmeli. Müziklerin insan ruhuna kattığı derinlikle beraber ortaya çıkan Anadolu oratoryosu konuya inanılmaz ahenk katıyor. Ortada bizim acılarımızı aktaran türküler var, işte bu nokta seyirciyi cezbeden önemli ayrıntı. Can Atilla’ nın tartışmasız kusursuzlukta oluşturduğu müziklere Murat Kalfagil öylesine incelikli hareket düzeni sağlamış ki, insan duygusal konu içinde oradan oraya savrulurken kendisini bir anda savaşın acı görüntüsüyle iç içe geçmiş görüyor. Diyarbakırlı, Selanikli, Lapsekili, İstanbullu, Bergamalı, Adanalı, Konyalı… askerlerin farklı farklı öykülerinden oluşturulan kompozisyon, acıların bütünsel olarak bir ülkeyi göstermesi açısından çok iyi düşünce!

Ahmet Dizdaroğlu, Hakan Şahin, Sevinç Erol, Macit Sonkan, Hande Gürak, Erdoğan Aydemir, Mehmet İstemihan Tuna, Ender Sakallı, Mert Denizmen, Engin Özyürek, Fatih Örs, Kadir Çelik, Hakan Güngör , Haldun Burak Öner, Ozan Uz, Nur Merve Akdemir… ve ekibin sayamadığım tüm isimleri grup olmanın verdiği enerjiyi seyirciye hissettirip sahnede yaşanılan olayları yaşayarak, gerçekçi şekilde bizlere aktarıyor. Böylesi oyunlarda ekip olmak zor iştir, fakat yönetmenin ayrıcalığı, konunun aksamayan temposu, sahnede ’57. Alay’ ın tüm noktalarının derinlikli analiz edilmesi, grubun nasıl kendi içinde bütünleştiğini resmetmiş! 

Haldun Çubukçu ’57. Alay’ adında harikulade bir metin yazmış, Fikret Urucu ise yazarın metninden çarpıcı bir oyun çıkarmayı başarmış. Dekorundan kostümüne, Akın Yılmaz’ ın duygu kontrollerine göre oluşturduğu etkileyici ışık tasarımına kadar kusursuz bir gösteri Devlet Tiyatroları’ nın sahnelerini süslüyor. Zafer Kayaokay ve ekibi ‘Çanakkale Savaşı’ nın 100. Yılını unutmayıp böylesi bir oyunu tiyatro kitlesiyle buluşturması taktire şayan bir düşünce. Oyunu mutlaka izleyin; yakın tarihimizi görmek içinizi burkacağı kadar modern Türkiye’ nin doğuşunu sağlayan kahramanların öyküsü eminim sizleri de derin düşüncelere sokacaktır. 

Yaşam Kaya / yasam.kaya@gmail.com 

 

Anahtar Kelimeler: 57. Alay, istdt, istanbul devlet tiyatrosu, Haldun Çubukçu



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir