MAKALELER

2018-2109 Sezonunda Görülmesi Gereken 20 Oyun....

2019.01.26 00:00
| | |
2522

Sizce Nasıl?
Her ne kadar son zamanlarda tiyatro camiasından bazı kişiler, tiyatro seyircisinin azaldığını, yeni oyunların nitelikli olmadığını, ...
Her ne kadar son zamanlarda tiyatro camiasından bazı kişiler, tiyatro seyircisinin azaldığını, yeni oyunların nitelikli olmadığını, yerli yazarların çıkmadığını, kaliteli iş çıkaran ekiplerin pek olmadığını dile getirseler de ben hiçbir zaman bu kanaatte olmadım. Umutsuzluk içinde olanlara da her alanda olduğu gibi tiyatroda da kimi zaman zor dönemlerin olabileceğine ve bu dönemlerin hem geçici olduğuna hem de bazı dönemlerin görece iyi yada kötü olduğuna dair açıklamalar getirdim. Zira bazı dönemler, kimileri için baktıkları ve durdukları yere göre kötü gözükürken, başkaları içinse en verimli dönem diye nitelendirilebilir.
 
Öte yandan yerli yazarlar da çıkıyor, nitelikli işler de oluyor. Ancak bazı yerli yazarlar, ısrarla tiyatro sahipleri ve ödenekli tiyatroların yöneticileri ve kurulları tarafından görülmüyor. Kastedilen nitelikli yerli yazarlar var; azimle yazmaya devam ediyorlar, oyunlarını sahneletmek için gereken çabayı da gösteriyorlar ama bir şekilde ya gerekli yerlere seslerini ulaştıramıyorlar yada sıra henüz onlara gelmiş değil. Bir diğer nedeni ise bazı tiyatro prodüktörlerinin, yöneticilerinin ve yönetmenlerinin klâsik diye nitelendirebileceğimiz oyunlara dair garip biçimdeki takıntısı. Seyirci garantisi düşünülerek veya “ben de klâsik yapayım, bir de benim yorumumu görsünler” hevesiyle yapılıyor belki ama bu defa da yeni yerli yazarlara daha fazla yer vermenin önü tıkanmış oluyor ki bence yerli yazarlara yer vermek, onları desteklemek ve gelişmelerine katkı sunmak yetkili kişi ve kurumların vazifelerinden biri olmalı. Seyirci hususuna gelince; seyircinin azaldığı yok. Sadece bazı tiyatro grupları üst düzeyde kaliteli ve nitelikli oyunlar çıkardığı zannına kendilerini çok kaptırıyorlar. Ve kendilerinden o kadar eminler ki bazen bu emin olma durumu, kendi gerçeklerini görme ve kendilerine ayna tutup özeleştiri getirme anlamında körleşmeye sebebiyet verecek kadar haddinden fazla olabiliyor. Yoksa izleyici gerçekten her yönüyle iyi sayılabilecek oyunlara gidiyor, tavsiye ediyor, çok sevdiyse ikinci defa gidiyor. Hatta öyle bir kitle var ki ödenekli tiyatroların veya kendince seçtiği özel tiyatroların oyunlarının tarihleri netleşip biletleri satışa çıktığı an rezervasyon yaptırmaya başlıyor, bazen gruplar hâlinde gidiyorlar. Aylık tiyatro ajandası tutan ve sıkı şekilde takip eden epey kişi var. Kendine özel zaman yaratmak ve bütçesinden yaşaması için gerekli olan standart giderleri çıkardıktan sonra kültürel ve sanatsal faaliyetlere de ödenek ayırmak isteyen insanlar arasından tiyatroya yer veren insan sayısı da az değil. Bazı oyunların sezon boyunca, hatta sezonlar boyu, nerede sahnelenirse sahnelensin tam salon kapasitesiyle dolması da zaten bu söylediklerimi destekliyor. Seyirci, kimi zaman televizyon ekranlarında gördüğü yüzlerin oyunlarına meyledip şöhretli oyuncuyu tercih sebebi olarak görebiliyor. Ancak oyun, oyunculuklar, reji, tasarımlar vs. kötüyse o prodüksiyon sezonu hüsranla kapatıyor. O yüzden tiyatromuzun babası olan Muhsin Ertuğrul’un dediği gibi “Seyircinin kararı kesindir, temyize gitmez.” sözünü şiar edinerek, alınganlık göstermeden, bahanelere sığınmadan, hiç kimseyi/hiçbir kesimi küçümsemeden, kendimize ayna tutup özeleştiri getirerek yolumuza devam etmeli, daha iyi oyunlar çıkarmanın derdine düşmeliyiz.  
 
İlk oyun eleştirisi yazmamın üzerinden 10 yıl geçti. Yüzlerce oyunun kritiğini yaptım. Üç ayrı tiyatro ödül jürisinde bulundum. Fakat bugüne dek böyle bir yazı hiç yazmadım. Sosyal medya hesaplarımda bile “şu oyunlara gidin” demekten imtina ettim. Zira böyle yazılar bazı sanatçıların oyunlarına yer verilmemesinden dolayı küçük de olsa kırgınlıklara sebebiyet veriyor ne yazık ki! Elbette izlenmesi gereken oyunlar listesi göreceli ve subjektif değerlendirmeleri de içermektedir ancak tiyatro insanlarının, seyirciler için ara ara böyle önerilerde bulunmaları da elzem çünkü tiyatroyu iş edinenlerin önerilerinin daha mesnetli ve gerekçeli olduğu sugötürmez bir gerçek.  Bu yazıda yer vereceğim oyunlar, benim bu sezon gördüğüm, her açıdan değerlendirmeye tabi tuttuğum zaman “görülürse iyi olur” diyerek sıraya koyduğum oyunlar. Görmediğim veya göreceğim oyunlar içerisinde muhakkak daha iyi oyunlar vardır fakat şu ana dek gördüklerim içerisinden sezonun tam da ortasına gelmişken tiyatro izleyicisine bir katkıda bulunabilmek adına 2018-2019 sezonunda başlayan ve devam eden oyunlardan oluşan listemi paylaşıyorum. 
 
1. Aile Sırları – İstanbul Devlet Tiyatrosu
2. Aşkölsün – Baba Sahne
3. Bayrak – İstanbul Devlet Tiyatrosu
4. Beyaz – Ezop Sahne
5. Bir Baba Hamlet – Baba Sahne
6. Bir Peri Masalı Radyum Kızları – İstanbul Devlet Tiyatrosu
7. Can Yeleği – İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları
8. Furuğ Ferruhzad – Oyun Sandalı
9. Geç Kalanlar – İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları
10. Hiç Kimse – Devr-i Âlem Oyuncuları
11. Huysuz Şeyler – İstanbul Kumpanyası
12. Jean Paul Marat – Praxis Perform
13. Kral – Tiyatro Martı
14. Kral Lear – Oyun Atölyesi
15. Kul – Toy İstanbul
16. O Gece – AYSA Prodüksiyon Tiyatrosu
17. Oksimoron “Erkek Aklı” – Tatbikat Sahnesi
18. Paket Servis – Tiyatro Şenay
19. Teessür – Kültüral Performing Arts
20. 7 Kocalı Hürmüz Müzikali – Müjdat Gezen Tiyatrosu
 
Sahnelerde var olan ve tiyatro sanatına katkıda bulunan herkesin emeğine ve yüreğine sağlık…   

Anahtar Kelimeler: görülmesi gereken oyun, mehmet konuk



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir