MAKALELER

1806 Laveyn - Tatbikat Sahnesi

2017.07.27 00:00
| | |
5079

Sizce Nasıl?
Şeytan, birçok din ve mitolojide, insanları kötülüğe teşvik ettiğine inanılan, adaletsizliğin ve tüm kötülüklerin kaynağı kabul edilen ruhani varlık.

1806 LAVEYN

ŞEYTAN, KİMİ KEZ SAKLAR KENDİNİ!


Şeytan, birçok din ve mitolojide, insanları kötülüğe teşvik ettiğine inanılan, adaletsizliğin ve tüm kötülüklerin kaynağı kabul edilen ruhani varlık. 
Adem ile Havva...

Bin bir çeşit meyvenin arasından yasaklanan elma...
İyilik ve kötülük...
İrade ve nefs...
Güçlü ve zayıf...
Ahlak ve din felsefesinin sorularla dolu kavramları ve karşıtlıklar üzerinden açıklanmaya çalışılan insan doğasıyla sürüp giden karmaşa...


Süleyman Karaahmet’in yazdığı, Gökhan Soylu’nun yönettiği 1806 Laveyn oyununu Ankara Tatbikat Sahnesi’nde izledim. 

“Cumhuriyet tarihinde kurulan ilk tiyatro kurumuna ‘Tatbikat’ adının verilmesinin en önemli nedeni, konservatuvar öğrencileri ve mezun sanatçılar için deneme ve uygulama alanı yaratabiliyor olmasıydı. Ancak Devlet Tiyatroları ismiyle kurumlaşan yapı, içindeki yığılma sebebiyle öğrenci ve mezun sanatçılar için bir ‘tatbikat’ alanı olma misyonunu yitirdi. Biz bu misyonun önemini ilke edindik. Bizim kuruculuğumuzda 75 yıl sonra Ankara ve İstanbul gibi Türkiye’nin iki büyük tiyatro metropolünde canlanan Tatbikat Sahnesi, nitelikli sanat beğenisini geliştirmek, sanat ortamına katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Bunun için akademik bir şekilde araştırıp, öğrenim içerisinde eğitimi vurgulayacağız. Manifestomuzu bunun üzerine kurduk.” diyen Erdal Beşikçioğlu, 2014 yılında Ankara’da 2015 yılında da İstanbul’da Tatbikat Sahnesi’nin açılmasına öncülük ederken Milliyet Gazetesi’nde yayımlanan röportajında bu sözlerle Tatbikat Sahnesi’nin kuruluş amacını anlatmış. 



Oyunda mekan bir kilise... Özenle seçilmiş illüstrasyonlar... İçeride bir rahibe (Zülal Süer), dualar eşliğinde kilisenin görünümüne çekidüzen verir. Dışarıda yağmur yağmaktadır. O sırada yağmurdan sırılsıklam olan biri (Melih Efeçınar), içeri girer. Çekingen, şaşkın haliyle elindeki gazeteden iş ilanı için geldiğini ve geldiği yerin doğru yer olup olmadığı sorgusu içinde rahibeyle konuşup görüşme için geleceği söylenen ‘kardeşi’ beklemeye başlar. Derken bir süre sonra gök gürültüsü ve şimşek çakımıyla tekerlekli sandalyede oturan bir âmâ (Berkan Şal) aniden sahnede beliriverir. 


Tek perde olan oyun da işte böylece başlar...


Akıp giden diyaloglar, soru ve cevaplar eşliğinde zıtlıklar oluşturarak kâh düşündürücü kâh gülmeceli seyir halini alır. 


İnsanın ete karşı doyumsuz iştahının kan alma güdüsünü beraberinde getirmesinden, işsiz kalan bir insanın iş arama sürecindeki tercihlerinden, sokaktaki parlak vitrinlerin paralı olanlara yansıdığından, açlığın-adaletsizliğin-kötülüğün kol gezdiği, mış gibi görülen tercihlerin aslında seçeneksizlikten kaynaklandığına dair birçok cümle dolanır durur sahnede...

 


Metnin dinamiği Melih Efeçınar ve Berkan Şal üzerindeyken üç oyuncunun da sahne performansına diyecek söz bulamıyorum; özenli, samimi oyunculuklar... Tabii bir de gözümü Melih Efeçınar’ın işsiz rolündeki masumiyetinden ve çelişkilerini yansıtan hareketlerinden alamadığımı belirtmeliyim. Berkan Şal’ın ise oyun boyunca soru sorup “Ben öyle mi dedim?” itirazlarına oldukça güldüm. Özellikle metinde geçen Adem ile Havva öyküsünü çok beğendim. Efekt olarak tasarlanan şimşek çakımı ve gök gürültüsü seçeneğini de söylemeden geçmeyim; oyunun ironik, metaforik ve sorgulayıcı alanına gizem ve metafizik katması yönünde hem oyuna hem de seyirciye keyif veriyor. Son anlarda işsizin kafasından geçen sesle tercih edilen müziğin birbiriyle olan uyumunu ise çok sevdim. 


Olmasaydı iyiydi dediğim iki şey vardı oyunda. Birincisi Berkan Şal’ın gözlüğü, ikincisi ise rahibenin son anında görüntülenen yüzü...


Oyundan çıkarken aklımda Süleyman Karaahmet’in oyunundaki başlığın nereden geldiği sorusu vardı. 1806 ve Laveyn...


1806 tarihinde Papaz Martin Luther, katolik kilisesine sorular yazmasıyla protestan reformunun temelini oluşturmuş, artan karşıt din görüşleriyle Otuz Yıl Savaşları’nın yaşanmasına sebep olmuştur. Artan gerilimlerden sonra Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu, Napolyon Savaşları sonunda bin yıllık tarihi yerle bir edilmiştir. 
1806 tarihi dinler tarihinde de yerini alır.


Ayrıca Laveyn ismi, ABD'li Macar asıllı Anton Szandor Lavey tarafından kurulan Şeytanın Kilisesi (church of satan) ile ortaya çıkıp şekillenerek Modern Satanizm adını almıştır. Bu hareket başta Hristiyanlık olmak üzere bütün dinlere ve dinlerin ortaya koymuş olduğu kutsal değerlere karşı bir başkaldırıyı temsil eder.


Hangi cehennem hangi cennet; kim şeytan kim tanrı; kimimiz iyi ve adaletli kimimiz kötü ve vicdansız sorgu suali, yeryüzündeki insan için bilinmez değil aslında. Belki de yaşananların tahlili için gökyüzüne ya da yerin dibine değil, tam da karşımıza bakmalıyız. Kim bilir?


Emeğinize sağlık Tatbikat Sahnesi...
İyi seyirler tiyatroseverler....

Genel Sanat Yönetmeni: Erdal Beşikçioğlu
Yazan: Süleyman Karaahmet
Yöneten: Gökhan Soylu
Işık: Mustafa Bal
Dekor: Anıl Ateş Işık
Reji Asistanı: Tugay Keşt
İllüstrasyon: Cilla Conway
Oyuncular: Berkan Şal, Melih Efeçınar, Zülal Süer

Anahtar Kelimeler: 1806 laveyn, tatbikat sahnesi



0 Yorum
Hmm! Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı, sen yazmak ister misin?
Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.
Diğer Yazıları





TİYATRONLİNE

E-Bülten Üyeliği Görüş Bildir